YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







SORAYA'YI TAŞLAMAK
/**/ Yazar: NURAY SOMER BOZBEY | Tarih: 25/12/2010 | Saat: 13:51

“Koca dayağı,  af  ve  cinayet”

 

ANKARA'da yaşayan Ayşe Paşalı (42), 2006 yılında eşi istikbal Yetkin'den (45) boşanmak için dava açtı, ancak aile büyüklerinin araya girmesi üzerine, davadan vazgeçti.

İstikbal Yetkin, Mart 2009'da bir akraba düğününe giden eşi Ayşe Paşalı'ın, dayısının oğluyla dans etmesine çok kızdı.

Eşini öldüresiye döven Yetkin, kanlar içinde kalan kadına bir de tecavüz etti. Yetkin "cinsel saldırı" suçuyla çıktığı mahkemede, "Eşimi çok seviyorum, pişmanım…" deyince tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Çift Haziran 2010'da da boşandı. Eski eşinin tehditleri nedeni ile koruma isteyen Ayşe Paçalı’nın bu isteği mahkeme tarafından reddedildi ve  Ayşe Paçalı eski eşi tarafından 10 yerinden bıçaklanarak öldürüldü..”

“Gazetelerden”

 

                                    SORAYA’YI TAŞLAMAK

İran’da yaşanmış bir olaydan senaryolaştırılmış bir yaşam öyküsü.  Geçtiğimiz aylarda, kimseler kırılmasın üzülmesin, diye sessizce vizyona girdi ve sanırım kısa sürede de gösterimi bitti. Romanı İran’da yasaklanmıştı, filminin de oynatılmaması için diplomatik baskılar yapıldığı söyleniyor.

Başrollerini Oscar adayı İran’lı aktris Shohreh Aghdashloo ve ünlü  aktör James Caviezel’in paylaştığı Film 1986 yılında İran’ın Kupayeh  köyünde geçiyor,  gazeteci Freidoune (James Caviezel) İran’ın Kupayeh köyünden geçerken yolda arabası bozulur. Arabasını tamire bırakırken, siyah çarşaflı, köylü bir kadın olan Zehra onun yabancı bir gazeteci olduğunu anlar. Şeriat kurallarının zor şartlarına rağmen onunla konuşmaya çalışan Zehra, ona bir gün önce yaşanan hikayeyi anlatmak ve olayı  tüm dünyaya duyurmak istemektedir.  Gazeteci, herkesin deli dediği bu kadına, pek inanmasa da gazeteciliğin verdiği merakla koyar kaseti teybine ve Zehra anlatmaya başlar…

Zehra’nın yeğeni Soraya, yani Süreyya, 13 yaşında evlendirildiği Ali ile 22 yıldır sürekli dövülerek yaşamak zorunda kalan, 2 erkek ve babaları tarafından hiç de değerli görülmeyen 2 kız çocuğu sahibidir. Ali, komşu köyde gardiyan olarak çalışırken, idam mahkûmu bir adamın 14 yaşındaki kızına gönlünü kaptırır. Rüşvetle, adamı idamdan kurtaracak, kızı da alacaktır. Aslında şeriat kurallarına göre, onu da eş olarak alabilir ama parası iki kadına bakmaya yetmeyince Süreyya’dan boşanmak ister. Süreyya ise, kendi ve çocuklarının bakımı için, bunu kabul etmez.

Süreyya’dan bir türlü kurtulamayan Ali’nin bir gün fırsat ayağına gelir. Komşuları Haşim’in karısı ölünce, Süreyya, kocasının da onayı ile, hem iyi niyeti hem de para kazanma zorunluluğuyla onlara yemek yapıp yardım etmeye başlar. Acımasız koca Ali, zamanla Süreyya’nın  sadakatsiz olduğu yalanını, önce her türlü hile ve yalana açık olan Molla’ya ve yine o adalet sisteminin bir parçası olan Muhtar’a, anlatmaya çalışır. Tehditle bulunan yalancı şahitlerle de örgüt tamamlanır. Herkes çıkarını  hiç  önemli olmayan bu kadının hayatından önde tutar. Ali’nin herkesi ikna etmekte hiç de zorlanmadığı bu süreçte, şeriat kanunlarının da erkeğin yanında olmasıyla, Süreyya günah keçisi seçilir ve cezası kesilir. İslami kurallara göre,  Recm (taşlanma) cezası  uygulanmalıdır.…

Bu gerçek hikayede kanınızı donduran ise Süreyya’nın ve tüm kadınların bu kanun hükmündeki kararı sessizce kabullenişi ve Süreyya’nın abdest alıp, saçlarını Zehra’ya özenle taratıp,  beyazlar giyerek kalabalık bir güruhla taşlanacağı alana gidişi…

 Beline kadar bir çukura gömülen ve elleri arkadan bağlanan  Süreyya’yı,  önce babası taşlar, sonra da kocası Ali. Bir türlü denk gelemeyen taşlarla iyice sinirlenen Ali  sonunda ilk ve en acılı vuruşunu tam isabetle yapar,  Süreyya’nın alnının ortasına..   Başına isabet eden bu taşla Süreyya’nın başının arkaya gitmesi unutulmaz bir vahşet görüntüsü. Ardından taşlama sırası, kurallara göre, geleceğin Ali’leri olan Süreyya’nın küçük oğullarına gelir..

Filmde ara ara uluslararası platformda da gündeme gelen, “Recm” cezasının korkunçluğunu, din adına yavaş yavaş olağanüstü bir vahşetle öldürülen  bir kadının gözlerindeki acı ve korkuyu ve onu şehvetle taşlayan erkeklerin acımasız coşkusunu ürpererek izliyorsunuz.

Soraya taşlanarak öldürüldükten sonra yakılıyor,  iffetsiz olduğu için mezarı bile yok. Ertesi sabah teyzesi Zehra, Soraya'dan kalan bir kaç kemiği köpeklerden kurtarıp yıkayarak bir yere gömebiliyor gizlice...Yakalansa, onun da sonu aynı olacak.

 

Aslında bize pek yabancı değil bu hikaye..

Tecavüze uğradıkları için öldürülen, baba ve abilerin tecavüz ettikleri ve daha sonra öldürdükleri ve hatta canlı canlı gömdükleri küçücük kızlarımızın hikayelerini son günlerde gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde sıkça okur olduk. Tecavüz edenlere bir şey yapılmıyordu veya yapılamıyordu. Çünkü tecavüz eden vurulur veya suçlanırsa kan davası yürürlüğe giriyordu.

Kısa bir süre önce,  kız kardeşine tecavüz edeni öldürdüğü için, hapiste olan bir gençle yapılan söyleşiyi okumuştum  gazetede. Kendisiyle hapishanede  röportaj yapan gazeteciye bunları anlatmıştı. Röportajın yapıldığı saatlerde ise tecavüzcüyü öldüren gencin kardeşi öldürülmüş ve  kan davası başlamıştı  bile..

Filmi izlerken Soraya "Süreyya" adı bana eski İran'ı hatırlattı. Çocukluğumun İzmir'inde  İran Şahı ve kraliçe Süreyya İzmir'e gelmişlerdi, toplanıp görmeye gitmiştik. Zarafeti,  giysileri ve güzelliği ile büyülemişti herkesi. O günden sonra İran rüyalarımın hayal ülkesi olmuştu. Her hafta Hayat Mecmuası'nda o günlerin modern ve çağdaş  İran'ının haberlerini merakla ve beğeni ile takip eder olmuştum.

Ya şimdi  ????

Ünlü  Amerikalı yazarların ve tarihçilerin  “İran modernleşecek, Türkiye ise İran'ın bu günkü haline dönecek” yorumları yaptıkları günümüzde, "Soraya’yı taşlamak" filmi  sizleri de düşündürecektir sanırım...

Devlet ve mahalle baskısı “kişisel menfaat” ile birleşince, tek tek  bireyleri  ve toplumun bütününü nasıl gaddar bir hale dönüştürebildiğini göreceksiniz.

 “Olmayacak” zannedilen olayların nasıl kolayca “örgütlenebildiğini” anlayacaksınız.

İyilik ve yardım temeline dayanan kutsal din faktörünün, çağdışı düşünceler  ile beslendiğinde, nasıl  bir “canavar” örgütlenmeye sebep olabildiği gerçeğine ulaşacaksınız.

Unutmayınız ki, en çağdaş görünen toplumlar bile, dini duyguları sömürülerek, dayanılmaz bir baskı altında,  kısa bir süre içinde,  ilkel toplumlar haline dönüşebilir.

Çağdaş bir toplum olmak için, Türkiye’de bu gerçeğin iyi bilinmesinde  sayısız faydalar  vardır.

İrticaya karşı  uyanık olmayı  hiç unutmamak ve unutturmamak  biz çağdaş cumhuriyetçilerin vazifesi olmalıdır.

Keşke ülkemizdeki şeriat özlemi çeken kadınlarımız da  gerçek bir hayat öyküsü olan bu filmi seyredebilse. . .

Nuray Somer Bozbey

Mersin Emekli İl Kültür Müdürü



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>