YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







EGEMEN DÜŞÜNCELER
/**/ Yazar: MAHMUT TEBERİK | Tarih: 22/11/2010 | Saat: 20:36

Her çağın egemen düşünceleri, yani ideolojileri egemen sınıfın düşünceleridir. Örn. Feodal düzende toprak sahibi soyludur. Her toprak sahibi anasından doğduğu andan itibaren asiller sınıfının bir üyesi olur. Tembel, yeteneksiz ve beceriksiz olması bu aidiyeti engellemez. Kapitalist toplumda başarı, girişimcilerin başarılarıdır. Egemen düşünceler zor kullanılarak yayılmaz. Toplumun içine renksiz, kokusuz bir gaz gibi yayılır. Toplumlar bu ideolojileri ya yaşayarak öğrenir ya da günümüzde olduğu gibi reklamların, televizyon programlarının içine siner ve kalıcılaşır. Tarihte hakim olmuş egemen düşüncelere örnekler: M.Ö. 350: “Şu kesindir ki bazı insanlar doğaları gereği özgür, diğerleriyse köledir. Köleler için kölelik doğru ve uygun olandır”. Aristo. Bu düşünceye itiraz edenin cezası ölümdü. Hristiyanlık ve İslamiyet: İnsanlar Tanrı’nın önünde eşit olabilirlerdi. Ancak bu eşitlik, pratikte eşitlik aranması anlamına gelmiyordu. İnsanlar, öbür dünyada (cennet ve cehennemde) eşit olacaklardı. Toplumdaki herkesin yeri Tanrı tarafından belirlenmişti. Bazılarının soğan yediği, aç kaldığı, diğerlerinin bu sırada ziyafet salonlarında bal yiyerek parmağını yaladığını sorgulamak Tanrı’nın gücüne meydan okumaktı. Çünkü Tanrı onların soğan yemesini uygun görmüştü. 18. ve 19. yüzyıllar: Siyaset ve tüketim alanındaki devrimler; yaşamda bütün insanların doğuştan eşit, herkes her şeye ulaşabilir, çalışan çabalayan herkes başarılı olabilir” psikolojisini topluma enjekte ediyordu. Egemen düşünceyi değiştirmek, dünyanın güneşin etrafındaki dönüşünü değiştirmek kadar zor görünür insanın gözüne. Çünkü doğduğu andan itibaren çevresi, bunu sorgulamanın yanlış olduğunu, bu düşüncelerin değiştirilemez olduğunu öğretmiştir. Kişi, öğrenilmiş ya da öğretilmiş bir çaresizlik içinde bu doğmaları kabul etmiştir. Günümüzde egemen düşünce Günümüzde ideal insan tipi için temel ölçüt, maddi zenginlik oldu. Toplum ve çevrenin gözünde, cebindeki ya da kasandaki para ve servet kadar değerin var. Çek defterine yazdığın rakamın yüksekliği kadar itibar sahibisindir. Günümüzde paran varsa özgürsün, rahatsın, başkalarınca sevilirsin, övülürsün. Yoksa görmezden gelinirsin, insanların görünce yolunu değiştirdiği, “mış” gibi davrandığı bir insan olursun. Yani, bitiksin demektir. Toplum tarafından, önemli konumdakiler “adam olmuş”, tersi olanlar “bir hiç” olarak tanımlanır. Yoksul insan, insanlığın görüş alanının dışına itilir. İnsanlar çevrenin ilgisi, sempatisi ve beğenisi için şartlandırılmıştır. Bunların yolu ise paradan geçmektedir. Küçük görülen insanlara sırtımızı dönüyoruz, güçlü ve iktidar sahiplerine karşı heyecanlanıyoruz. Onların elini sıkabilmek, övgülerine mazhar olmak bizim için övünç kaynağı oluyor. Neyin önemli ve önemsiz olduğu konusunda başkalarının görüşlerine göre karar veriyoruz. Yargılama yöntemlerini bildiğimiz ve onlara saygı duyduğumuz bir toplum ya da topluluk, bizi başarısızlıkla suçlarsa kendimizi aşağılanmış hissediyoruz. Basında; şan, şöhret sahipleri her gün manşetteyken, adsız sansız kişilerin değersizliği ima ediliyor. Günümüzde her şey gibi sevgi de karşılıklı. Küçükken biz olduğumuz için, büyüyünce yaptığımız işler karşılığında seviliyoruz. Bolluk ve refah içinde yaşamak, daha da fazlasını istemeyi önleyemiyor. Sahip olamadığımızı bir başkasında görünce deliye dönüyoruz ve kıskanıyoruz. Kıskançlığın en belirgin özelliği ise; referans aldığımız, benzeştiğimiz insanları kıskanmamız. Uzak olanları, orantısız olanları değil. Örn. Er generali değil, onbaşı ve çavuşu kıskanır. İşçi genel müdürü değil ustasını kıskanır. Egemen düşünceler ve arka planı Egemen ideoloji başarılı olmaktan söz eder ama arka plandan bahsetmez. Oysa arka planda vergi kaçırmak, yalan söylemek, dolandırmak, peşkeş çekmek, zimmete geçirmek, emeğin hakkını vermemek, söz verip te yerine getirmemek vb. bir sürü hile ve madrabazlık kol gezer. Yerel ve ulusal basında ya da yazılı ve görsel medyada bize, sürecin kendisini değil, yalnızca sonuçlarını sunarlar. Bize anlatılan başarı öyküleri aslında sansürlenmiştir. Geriye yalnızca hayran olunacak parıltılı yönleri kalmıştır. Kişisel gelişim kitapları, henüz “olmamış” kişilere “nasıl olunacağını” anlatırlar. Tarihte sıfırdan başlayıp dolar milyarderi olmuş insanların yaşamöykülerini örnek verirler. Ancak o insanların bu yolda gururundan, onurundan ve kişiliğinden ne verdiklerinden söz etmezler. Zirveye çıkmak, hele hele onu bir yaşam boyu aynı seviyede tutmak çok zordur. O yüksek yerden düşmemek, en azından o noktada durabilmek ise dünyanın en zor işidir. Zirveye çıkıp ta sonradan kaybetmek ise attan inip eşeğe binmeye benzer. Egemen düşünceleri yıkmak “İnsan olan, toplum kurallarına uyum sağlamaz” diyor, Emerson. Uyum sağlamayarak ya da var olan uyumu bozarak başlayabiliriz işe.  Dünyaya baktığımız gözlükleri, pencereleri, ya da aynı pencereden bakarken, bakış açılarımızı değiştirebilir miyiz?  Zenginlik, illa da para değildir. Duyarlılık, alçakgönüllülük, paylaşmak, başkalarına yardım etmek, yani yaşam olamaz mı? Örneğin, geceleyin yıldızların altında olmanın keyfi, dostlarla birlikte türkü söylemenin zevki zenginlik değil midir?  Meteliksiz olmak, yaşam oyununda bir kaybeden olmak mıdır? Nakitte değil, başka alanlarda zengin olunamaz mı? Para, ruhun ihtiyaçları için çok mu gereklidir?  Diğer insanlarla kendinizi eşit görebilmeniz için onlara çocuklara baktığınız gibi bakamaz mısınız? Hayatta hiçbir bebeyi ya da çocuğu kıskandığınız oldu mu? Kıskanmayı bırak, kızabildiniz mi onlara? O halde yetişkinleri birer çocukmuş gibi hayal edemez miyiz?  Toplumun değer yargılarını bir yana itemez misiniz? Sizin kendi değer yargılarınız, görüşleriniz, inançlarınız yok mu? Beyniniz ve vicdanınız ne diyor? En büyük otorite insanın kendi vicdanıdır, siz ona bakıp, ona hesap verseniz nasıl olur?  Ekonominin temel kurallarından biri de: “İhtiyaçlar sınırsızdır”. Sınırsız olan bir şeyin peşinde ömür törpülemek niye?  Zengin olmanın iki yolu: Daha çok para kazanmak ya da arzuları sınırlandırmaktır. “Değildir yoksul, azla yetinmesini bilen” diyor Hayyam. Elimizdekilerle yetinebiliyorsak zengin sayılmaz mıyız? Azla yetinip zengin kalamaz mıyız?  Tanrı’nın veya toplumun değil, kendi değer yargılarımıza göre yaşayamaz mıyız?  Dürüstlük ve nezaketimiz, kesinlikle başkalarının tanıklığına mı gerek duymalıdır?  Başkalarınca her övülen illa da iyi midir? Altın ve zümrüt, övülmediği zaman değer mi kaybeder?

Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Yeni Adana Gazetesi)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>