YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







REFERANDUM DA OYUM NE OLMALI DİYENLERE...
/**/ Yazar: HAMİT SERBEST | Tarih: 20/08/2010 | Saat: 13:40

Henüz oyunun rengini netleştirememiş olanlara yardımcı olmak için miting meydanlarından her gün özel mesajlar gönderilmekte. Toplumun farklı kesimlerinin beklentilerine uygun olarak sarfedilen sözlerin yeterince fikir veriyor olması lazım.

Örneğin, TÜSİAD üyesi isen Başbakan’ın ”Bitaraf Olan Bertaraf Olur!” sözünü dikkate almalısın. Şimdi sessiz kalırsan yarın bir şey istemek için huzura çıktığında Başbakan’ın da sessiz kalacağını unutma…

Büyük sermaye sahibi isen; bilmelisin ki, bu hükümet ülkeyi ve milleti senin gibilerin tahakkümü altında bırakmayacaktır. Başbakan ne diyor, ”Medyadaki tröstü yıktık. Medyaya çeşitlilik getirdik.” Vatana millete “hayır”lı olsun, Maliye Bakanlığı vergi denetçileri her an senin de kapını çalabilir...

Hakim veya savcı isen unutma ki; ideolojik yaklaşımları hükümet artık bitirecek. HSYK; Anayasa Mahkemesi hizaya gelecek ve kurulan tüm tezgahlar bozulacak. Yargının ülkenin yönetimine müdahalesi önlenmiş olacak...

Asker isen sanma ki terfin ordu içindeki liyakat değerlendirmesine göre yapılacak. Bu ülkeyi kim yönetiyorsa kararı onun vereceğini anla artık. Başbakan ne diyor, ”Her gelene baş sallayacak değiliz!” Gerekirse YAŞ toplantısı öncesi çıkarılacak bir yakalama emri ile önün hemen tıkanabilir, terfi beklerken emekli bile olabilirsin…

Memur isen hangi sendikanın peşinden gideceğini dikkatli seçmelisin. Referandum süreciyle kamu çalışanlarının haklarının konuşulduğu toplu görüşme sürecinin birbirine dahil edilmek istendiği yolundaki görüşleri dillendiren KESK, Kamu-Sen gibi kuruluşlara itibar etmeyeceksin. Başbakan diyor ki; Toplu sözleşme istiyorsanız ”evet” oyunu vermeniz lazım. Yok öyle 25 kuruşa simit!...

Öğretmen isen Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilan edilen 30 bin öğretmen kadrosunu aklından çıkarmayacaksın. Başvurular başladı bile, 27 Ağustos Cuma günü sona erecek. Başvurusu kabul edilen adayların atamalarının 31 Ağustos’ta bilgisayar kurasıyla (!) gerçekleştirileceği söyleniyor. O nedenle, Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu (AYÖP) üyesi öğretmenler gibi ellerin kelepçelenip gözaltına alınmak ister misin iyi düşünmen gerek... Yoksa kendine bir kadro mu istersin?.. Çok iyi düşünmelisin çok!..

Alevi isen; AKP’nin Alevi açılımını hatırlayacaksın. Madımak Oteli’nin kamulaştırılması ve yeni eğitim-öğretim yılında zorunlu din dersi müfredatının değiştirilmesi sözüyle yetineceksin. Başbakan ne diyor; “Daha önce yeni anayasa istiyordunuz. Şimdi evet demiyorsunuz!” Eğer, Alevilere daha çok özgürlük istiyorsan “evet” oyu kullanacaksın! Diyanet İşlerinin tamamen Sünni Müslümanlara hizmet ettiği, Alevilerin Cem Evi açmak için izin alamadığını veya binbir güçlükle alabildiğini söylemeyeceksin! Aman ha, dikkat!...

Bu arada KEY ödemelerinin Ağustos ayı içinde yapılacağının duyurulduğunu da belirtmek lazım. Daha önce ödemelerin Haziran’da yapılacağının duyurulmasına rağmen yapılamadığını, yapılabilse bile kişi başına ödenecek miktarın 20 – 30 TL civarında olacağı yolundaki söylentilere inanmayacakın.

Bu liste böyle daha uzar gider, gün geçmiyor ki yeni bir özendirme veya tehdit dile getirilmesin. Şimdi düşünün lütfen; özellikle eğitimli, entellektüel birikime sahip vatandaşlarımıza soruyorum, demokrasisine imrendiğiniz ve örnek alınmasını istediğiniz ülkelerde böyle olaylar olabilir mi?.. Başbakan’ın gittiği her yere astırılan ”Erdoğan gelecek, halk evet diyecek” pankartlarının kaldırılması gerektiği yolunda YSK’nın kararına rağmen bunların kaldırılmadığını ve hiç bir savcının da bu konuda bir işlem yapmadığını hatırlayın. Başka bir ülkede mümkün mü böyle bir şey!..

Deniyor ki; muhalefet referandumu bir güven oylaması veya genel seçim havasına soktu. Acaba gerçekten öyle mi? Değişiklik paketi ortaya çıktığından bu yana parti içinde “olağanüstü hal” ilan etmiş bir iktidar var. TBMM’deki oylamada milletvekillerini yakın takibe almış ve kendi parti mensupları dahil kimseye söz hakkı tanımamış bir hükümet. Referandum tarihi ilan edildiğinden bu yana da sonucun”evet” çıkmasını sağlamak için her yolu deniyor. Yukarıda değindiklerim aklıma gelenler, daha doğrusu kamuoyunun gözüne sokularak yapılanlar.

Bu süreçte kullandıkları başka yöntemler de var. Fethullah Gülen 11 yıldır yaşadığı ve göçmenlik için başvurduğu ABD’den buyuruyor ki; mezardakileri bile çıkarıp ”evet” oyu verdirmek gereklidir. Bu tavsiyeye uygun olarak eski tüfek MHP’lileri ver yansın ekranlara taşıyorlar. Hepsinin de söylediği aynı; ”Türkeş hayatta olsaydı ”evet” oyu verirdi.” Sağdan ve soldan 12 Eylül 1980 mağdurları sömürülmeye çalışılıyor, onlardan da televizyonlarda boy gösterenler var. Bir bakan diyor ki; ”Bu anayasaya hayır oyu vermek akılsızlıktır”. Muhalefet üstüne gidince, diyor ki; ”ben akılsız demedim değişikliği okumadan evet/hayır demek mantıklı olmaz dedim”. Ama ardından ekliyor; “Bu pakete kim 'hayır' diyor, en güçlü 'hayır'ı söyleyen maalesef PKK. Onun dışında CHP ve MHP. Ben onların aklına şaşayım diyorum”.

Peki PKK “evet” denilmesini kabul ederse ne diyecekler... Bu durumda AKP ile PKK aynı safta yer almış olmayacak mı? Gazeteler pazarlık yapıldığını yazıyor. Ayrılıkçı odakların Referandumda 'Evet' demek için 3 şart ileri sürdüğü söyleniyor. Refrandum sonrasında KCK tutuklularının serbest bırakılması, yüzde 10'luk seçim barajının aşağıya çekilmesi ve terörle mücadele yasasının düzeltilmesi talep ediliyor. Böyle bir pazarlığın yapılıyor olması mümkün mü? BDP boykot kararından vaz geçmiş olduğuna göre herhalde perde arkasında bir şeyler yaşanıyor olsa gerek. Siyasi olarak zor duruma düşmemek için Kürt kökenli yurttaşlarımız adına “evet” mesajını vermek sivil toplum örgütlerine bırakıldı. PKK liderlerinden Murat Karayılan’ın hükümetle anlaştıklarının söylemesi hakkında da sadece parti adına yazılı bir yalanlama mesajıyla yetindiler

Bu arada, teröre bulaşmamış olmak kaydıyla KCK’lıların serbest bırakılması, seçim barajının düşürülmesi, terörle mücadele yasasında insan hakları doğrultusunda değişiklikler yapılması tabii ki konuşulması gereken konulardır. Yanlış ve ahlaki olmayan yönü, iktidar tarafından bunun bir pazarlık konusu olarak kullanılıyor olmasıdır.

Bunların hepsini alt alta yazdığımızda ister istemez ”Ne Oluyor” sorusunu kendinize sorma ihtiyacı duyuyorsunuz. Taraflar oyunun rengini henüz netleştirememiş olanları kendi yanlarına çekmek için olağanüstü bir çalışma içindeler. Bu süreçte tabii ki iktidarın elindeki ikna araçlarının üstünlüğü tartışılmaz. Hükümetin bu araçları en etkin biçimde kullanma konusundaki yaratıcılığı da toplumun değişik kesimlerine vermekte olduğu mesajlardan görülüyor. Bununla da yetinmeyip farklı görüşler dile getirenleri Başbakan,”muhalafetin dümen suyundaki basın” olarak adlandırıyor. Başbakan’ın beğendiği basın organları ”Hayır”lı oy sahiplerini, darbeci, statükocu,faşist olarak tanımlıyor. Samanyolu televizyonu ve Zaman gazetesi diyor ki;. "Referanduma katılıp evet oyu kullanmak yerine, Umre'ye gidenlerin vebali büyük olur."

Bu kadar dayatmaya evet demek mümkün mü? Vatandaşa sorulan 26 soruya 1 cevap istemek olur mu? Başbakanın iddia ettiği gibi, benim kurulmuş bir tezgahım yok veya kurulan bir tezgah var ise de ben parçası değilim. Darbeci değilim. Faşist değilim. Din düşmanı değilim. Akılsız hiç değilim. Demokrasinin erdemlerine inanmış birisiyim. Keşke ”evet” propagandası yapanlar da demokratik olabilselerdi...



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>