YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







ARB.AV. ZEHRA AKARPINAR

GELECEĞİMİZİN TEMİNAT ALTINA ALINMASI İÇİN SU ELZEMDİR!
Yazar: ZEHRA AKARPINAR | Tarih: 30/12/2020 | Saat: 13:50

GELECEĞİMİZİN TEMİNAT ALTINA ALINMASI İÇİN SU ELZEMDİR!

HİÇBİR KAYNAK SINIRSIZ DEĞİLDİR KORUYALIM!

İnsanlık tarihine yön veren en değerli elementlerden biri olan Su yerkürenin en önemli dayanağıdır. İnsanlar ve tüm canlılar suya her anlamda muhtaçtır, su insanlık tarihinin başından beri kullanılan en temel kaynaktır. İnsanoğlu yerleşim yerlerini suyun varlığına paralel olarak seçmiş, topluluklar olarak suyun bulunduğu bölgelere yerleşmişlerdir.

Sürekli genişleyen, kaynak tüketen ve ihtiyaçlarını karşılamak durumunda olan kentler suya her zaman suya muhtaç olmuştur. İnsanlık tarihinde ilk kurulan kentlerin nüfusu, yapısı, çevresel koşulları, sosyal organizasyonları, beslenme alışkanlıkları gibi konular göz önünde bulundurulduğunda sadece suyun var olması yeterli olmamıştır. Kurulan bu kentler hidrolik mühendislik müdahalesi sayesinde istikrar içinde yaşamışlar ve şu an içinde bulunduğumuz kentsel standarda önemli bir alt yapı tesis etmişlerdir, bu nedenle suyun kontrolünün tarihçesi, insanlık tarihimizin en önemli yön vericilerinden biridir.

Suyun, nüfus artışına bağlı olarak kişi başına kullanabilir niceliğinin azalması, teknoloji ve kentleşme sonucu gereksinimlerinin çeşitlenmesi, su kaynaklarının çevresel kirlenmeden korunamaması ve küresel iklim değişikliği gibi nedenlerle, su tüm dünyada hızla nitelik ve nicelik yitirmekte ve gerekli ihtiyacı karşılamaktan uzaklaşmaktadır.

Bilinçsiz tarımsal sulama, kirlilik ve nüfus artışı su kıtlığının başlıca nedenleri arasında yer almaktadır. Dünyanın erişilebilir tatlı sularının yüzde 70'i tarımda kullanılırken, verimsizlik ve yanlış tarım yöntemleri nedeniyle kullanılan suyun yüzde 60'ı israf edilmektedir.

COVID-19 gibi, su kıtlığı da kolektif eylem gerektiren küresel bir sorundur.

İnsanlara virüsün yayılmasıyla mücadele etmek için, hijyen temini için sürekli su kullanmaları hatırlatılırken, diğer yandan COVID-19 salgını ile temiz su ve hijyenin herkes için bir hak olduğunu acı bir şekilde deneyimlediğimizden, küresel su krizini de öngörmek, geç kalmadan bununla ilgili gerekli kolektif önlemleri almak gerekmektedir. Bu nedenle araştırmacıların, bilim adamlarının bu alandaki çalışmalarını desteklemek, uzmanlıklarını sahaya aktarmak için siyasilerin gereken aksiyonları acilen almaları hayati önem taşımaktadır.

Kurumsal, ulusal ve uluslararası alanda her birey, kurum ve siyasinin su israfının önlenmesi ve gelecekte suyun belli bir rejim doğrultusunda gereken ölçütlerde kullanılmasının planlanması için aksiyon alması, mücadele etmesi hayati önem arz etmektedir. Bu gerçekliğin bilinmesi ve buna göre acilen tedbirler alınması geleceğimizi teminat altına almak için bir çağrıdır, alarmdır.

Nüfus artışı, kaynakların bilinçsizce kullanılması, ekolojik dengenin bozulması gibi etkenler sonucunda yeryüzünde kullanılabilir su kaynaklarının giderek tükenmesi ve kirlenmesi, buna karşılık dünya nüfusunun hızla artmasından ötürü ihtiyaç sebebiyle, su günümüzün en önemli ve stratejik maddelerinden biri haline gelmiştir. Yaklaşık bir milyarı aşkın insan temiz içme suyu bulamamaktadır, bu sayının önümüzdeki yıllarda nüfus artışıyla orantılı olarak daha da artması kaçınılmazdır. Diğer yandan, azalan kullanılabilir tatlı su miktarına ve artan su kirliliğine karşın dünya nüfusunun her geçen gün daha çok temiz suya ihtiyaç duyması, ülkeler üzerindeki su stresini arttırarak, dünyada çeşitli bölgelerde ve farklı boyutlarda anlaşmazlıklara yol açmakta ve kıyıdaş ülkeler arasındaki ekonomik, politik ve sosyal ilişkileri de olumsuz etkilemektedir.

Bu durum, su kaynaklarının yönetimi konusundaki ulusal ve küresel duyarlılığı artırmış ve bu sıkıntıların önümüzdeki çeyrek asır içerisinde su krizlerine yol açacağı ihtimali bugün ülkeleri, su yönetimi politikalarını geliştirerek uygulamaya ve gerekli tedbirleri almaya sevk ederek bu konuyu ülkelerin önde gelen kalkınma hedefleri arasına sokmuş ve suyu 21. yüzyılın en stratejik kaynaklarından biri haline getirmiştir. Su kullanım politikaları çerçevesinden bakıldığında Su sorununu azaltmak ve su sıkıntısına yol açan uyuşmazlıkları en aza indirmek için alınması gereken önlemler arasında;

-Devletlerin su ile ilgili kendi iç politikalarını gözden geçirerek israfı azaltmaları, su tasarrufu

-Atık suların tasfiye edilerek yeniden kullanıma sokulması

-Tarımda ilkel sulama metotlarının israfa neden olması nedeniyle sulamada yüksek teknoloji kullanılması

-Su kaynaklarına uygun tarım ürünü ekimi yapılması

-Tarımsal sulamada damlama ve yağmurlama sulama yapılması

-Sanayide su kullanımı, yeniden kullanımının dönüşümlü olması

-Devletlerin su sorunu konusundaki anlaşmazlıkları tırmandırmaktan kaçınması

bulunmaktadır. Uluslararası alanda önemli problem sahalarından biri haline gelen su sorununun çözümüne yönelik olarak uluslararası hukuk altyapısının oluşturulmasına 20. yüzyılın başlarından itibaren başlanmıştır.

Uluslararası Hukuk Derneği (International Law Association), BM Uluslararası Hukuk Komisyonu, Uluslararası Hukuk Derneği, Uluslararası Hukuk Enstitüsü, BM Avrupa Ekonomik Komisyonu gibi kurum ve kuruluşlar su konusunda uluslararası uyuşmazlıkları giderebilecek hukuk kurallarının oluşması için çaba sarf etmiş, hali hazırda sınır aşan sular için kıyıdaş ülkeler arasında varılmış anlaşmalar yapılmasını sağlamış ise de, değişik koşul ve durumları yansıtan sorunlara farklı çözümler getirecek nitelikte genel kabul görmüş hukuk kuralları oluşturulamamıştır.

Sınıraşan sular konusunda uluslararası anlamda ilk adım 1966 Helsinki Konferansı sonunda “Sınıraşan Suların Kullanımına İlişkin Helsinki Kuralları” yayınlanmıştır. Helsinki Kuralları kıyıdaş ülkeler arasında sudan ortak yararlanma konusunda hakça ve makul kullanım kavramının benimsenmesine yol açmıştır.

Sınıraşan sular konusunda bir diğer hukuksal düzenleme ise, 1992 yılında BM Avrupa Ekonomik Komisyonu bünyesinde Helsinki’de kabul edilen “Uluslararası Göller ve Sınıraşan Su Yollarının Korunması ve Kullanılması Hakkında Sözleşme’dir”.

Bu bağlamda Türkiye, Ortadoğu coğrafyasında, yaşanması muhtemel bir su krizinin en kilit ülkesi konumundadır. Türkiye’nin sınıraşan sular konusunda komşu ve bölge ülkeleri ile yaşadığı ihtilaflar, dış politikada önemli sorunlarından birini oluşturmaktadır. Sınıraşan su kullanım sorunun çözümüne yönelik siyasi ve teknik açıdan altyapı oluşturulmuş ise de soruna taraf ülkelerin siyasi yaklaşımları ve su konusunda Türkiye’ye bağımlı kalma kaygıları nedeni ile hayata geçirilememiştir. Su kullanım planlamasının tarafları olan bölgemiz özelinde Suriye ve Irak gibi ülkelerin ve dünyada su sorunun tarafı olan diğer tüm ülkelerin temelde suların hakça, akılcı ve optimum kullanımını sağlayacak şekilde çözüme kavuşturması gerekmektedir. Bu sayede küresel su kaynaklarının korunması, ekolojik açıdan dengeli tüketilmesi ve su sorununun minimuma indirgenmesi mümkün olabilecektir, bu konuda istatistiklere, bilime kulak vermek gerekir, yarından tezi yok hemen başlamamız gerekir, durum aciliyet arz etmektedir.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>