YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







İNSANLAR NİYE GÖÇ EDİYORLAR?...
/**/ Yazar: HAMİT SERBEST | Tarih: 05/09/2015 | Saat: 21:31

İkinci dünya savaşı sonrasında oluşan doğu ve batı bloklarından batı bloku gelişmesini sürdürebilmiş ama doğu blokunda işler o kadar iyi gitmemişti. Soğuk savaş yıllar olarak bilinen bu dönemin, 1991 yılının ortalarında Sovyetler Birliğinin yıkılmaya başlamasıyla kapanacağı anlaşılmıştı.

1991 yılının Eylül ayında Rusya’da bilimsel bir toplantıya gitmek için vize başvurusunda bulunmuştum. Vize onaylı pasaportumu alırken Konsolos Yardımcısı gülümseyerek bu vizeyi artık “turistik hediye” olarak saklarsınız demişti.

1992 yılında Alman asıllı bir Amerikalı meslektaşımla sohbet ederken “Soğuk savaş dönemi çok şükür bitti. Artık tüm dünyada barış egemen olacak” demişti. Bu görüşüne katılmadığımı o gün belirtmiş ve keşke yanılıyor olsam diye de eklemiştim. Avrupa kökenli bir Amerikalı bu kadar iyimser bakarken beni böyle karamsarlığa iten ne bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey, dünyada egemenlerin kurduğu ekonomik sistemin kolayca yön değiştiremeyeceği idi...

Ne yazık ki öyle oldu. Gelişmiş ve büyük ülkelerin silah sanayii soğuk savaş dönemi bitti diye silah üretimini durdurmadı. Soğuk savaş yıllarında silah üreten ve depolayan büyük ülkeler şimdi açık veya gizli silah satıcısı oldular. Eskiden yaptıkları gibi, durmaksızın silah ürettiler, üretiyorlar ve kim alırsa ona sattılar, satıyorlar. Gelecekte de bunu yapmaya devam etmek istiyorlar...

Ama unutmayın ki, eğer bir şey üretiyorsanız ürününüz için uygun pazar bulmak zorundasınız yoksa üretime devam edemezsiniz. Diğer taraftan, üreticilerin rakipleri vardır, pazar payları vardır, yıllık kar oranları vardır. En başta pazarlama ve satış birimleri vardır, bu insanların bir kısmı prim ile çalışır. Yıl sonunda satışlar belirlenen hedefleri aşarsa satış miktarının belli bir yüzdesi ekip elemanlarına dağıtılır...

Yani, paranın dini, milliyeti yoktur ve insanın paraya ve onun getireceği “güce” düşkünlüğü her toplumda aynıdır. Dolayısıyla, silahı üretenler parasını veren herkese her silahı satarlar. Sonuçta ekonominin kuralları çalışır.

Peki ekonomik sistemin gereği yaşanıyor ise şu soruların da cevabını bulmak gerek:

·      Üreticiler pazardaki fiyat politikasını kontrol etmek isteyecek midir?

·      Pazar daralırsa silah fabrikaları ne yapacaktır?

·      Üreticiler, henüz müşteri olmayan kesimi nasıl müşteri yaparım diye düşünecek midir?

Bu kadar da olmaz mı diyeceksiniz? Savaş sanayiinin daha farklı bir anlayışla mı çalışıyor olduğunu düşünürsünüz?

***

Şimdi bir de silahı satın alana bakalım. Parası olan, en öldürücü silahları alıyor ki kendine düşman bildiği kişileri, toplulukları yok edebilsin. Aynı ülkenin insanları özellikle birbirine düşmanlık sergiliyor. Kimisi için din, kimisi için etnik köken, kimisine de mezhep farklılıkları kavga nedeni oluyor. Ve sonuçta dünyada insanlar yıllardır birbiriyle savaşıyor, birbirini öldürüyor! Ne yazık ki...

Bu durumun dikkat çeken ilginç bir yönü de hep bu öldürmelerin bizim gibi ülkelerde, özellikle bu coğrafyada yaşanıyor olması. Almanya’nın Heidelberg Enstitüsü Dünyadaki çatışmalı bölgeleri araştırmış ve 2013 yılında savaş halinde olan ülkeleri belirlemiş (http://www.firde.ws/2014/06/2013-dunyada-savas-halinde-olan-ulkeler.html). Buna göre, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde savaşların yoğunlaştığı görülüyor. Ülkemizin de dahil olduğu ama savaşın daha yoğun yaşandığı ülkeler, hepimizin bildiği gibi, Suriye, Irak, Afganistan, Fas, Tunus, Libya, Mısır, Lübnan. Akdeniz’den güneye doğru inildikçe Yemen, Somali, Sudan ve Nijerya da aynı kaderi paylaşmaktadır.

Bugün hangi Avrupa ülkesine giderseniz gidin büyük bir siyahi ve Müslüman nüfusla karşılarsınız. Bunların bir kısmı batılı ülkelerin eski sömürgelerinden gelen ve mecburen vatandaşlık verdikleri kişiler. Ancak, Arap baharı diye adlandırılan sahte demokrasi ve sahte insanlık aşkı savaşlarıdır esas bu göç patlamasını yaratan.

Madem ki, konu olan ülkeler ve toplumlar bizim ülkemiz, bizim insanımız; öyleyse kendimize sormak lazım.

Niye böyleyiz?...

Birbirimizi öldürmekten zevk mi alıyoruz?

***

Müslümanların yaşadığı bölgelerdeki vahşetin faturası ortada. AB’den yapılan resmi açıklamaya göre; Akdeniz’i geçerek Avrupa’ya ulaşanların sayısı 3 milyon ve denizde hayatını kaybedenlerin sayısı da 300 bin. Türkiye’de yaşayan göçmen sayısının 2 milyonu aştığı biliniyor. Bunlar batıya yönelenler, daha doğuya gidenlerin sayısını ise bilmiyoruz.

Bu rakamlara Türkiye üzerinden geçişler dahil değil. Ülkemizde kalanları iyi kötü biliyoruz da transit geçiş yapanları ya bilmiyoruz ya da açıklanmıyor. Ama nereden bakarsak bakalım, bu bölgelerden yani savaştan korkunç bir kaçış var.

Bu insanlar nasıl ölümü göze alıyorlar, nasıl kendi topraklarını bırakıp göç ediyorlar?...

Bu insanların önlerindeki seçeneklerin ne olduğunu düşünmek gerek. İnsanların hayatlarıyla bu kumarı oynamaya cesaret edemedikleri takdirde ne kadar yaşama şansları olabileceğini ve geleceğe ne kadar güvenli bakabileceklerini düşünmek lazım.

Eğer ki bu savaş mantıklı ve haklı bir savaş olsa idi, bu insanlar kaçmaz, evini toprağını savunurdu. Ama ne için atıldığı bilinmeyen bombalar, niye sıkıldığı anlaşılmayan kurşunların karşısında durmak insanlara anlamlı gelmiyor.

Dedikleri şu: “Kim kimin yanında kim kime ne için karşı, bilinmeyen bir ortamda ben niye hem kendimin hem de ailemin canını tehlikeye atayım?”

Haksızlar mı, sizce?...

Gerçekte soru bu!...

Buyurun hadi; cevabınızı görelim...



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>