YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







BU DÜNYADA KADIN OLMAK
/**/ Yazar: MAHMUT TEBERİK | Tarih: 09/04/2014 | Saat: 13:51

Adem ve Havva, Aden bahçesi denilen bir yeryüzü cennetinde yaratıldılar. Tanrı’ya çok yakın bir hayat yaşıyorlardı, ölümsüzdüler ama bahçenin ortasında bulunan ağacın meyvelerinden yemeleri yasaktı. Bu ağaç, iyilik ve kötülüğün bilgisini veren ağaçtır.

Ancak, yılan tarafından ayartılan Havva, bu ağacın meyvesini yer ve Adem’in de yemesini sağlar. Böylece Adem ve Havva, iyiyle kötüyü bilen biri olarak bizlerden biri gibi oldu. Ölümsüz olmasına izin verilmedi.

Ve kovuldular cennet gibi Aden Bahçesi’nden.

Adem, dikenler ve çalılarla kaplı toprağı sürmek için alın teri dökmeye, Havva, ağrı ve acı çekerek çocuk doğurmaya mahkum edildiler. İkisinin birlikte çekecekleri ceza ise, geldikleri yer olan toprağa dönmektir.

Bu öyküyü Hristiyanlık dininin teorisyenleri ortaya attılar, İslam dininin ulemaları ise aynen kabul ettiler.

Her iki dine göre de, işledikleri bu günah, bu kötülük irsi olarak insanoğlunun bütün üyelerine geçmişti. Günahtan arınmanın tek yolu ise Tanrı’ya, dolayısıyla kiliseye, papazlara sığınmaktı. Yasak meyve hikayesinde ise en büyük suçlu Havva, yani kadındı. Çünkü Adem’i günah işlemeye teşvik etmişti.

Böyle başladı kadının hikayesi…

Ve bir kenara atıldı kadınlar…

Ne Hristiyanlık ne de Müslümanlık adam yerine koymadı onları. Çünkü önce Adem yaratılmış, Havva ise onun böğründen ortaya çıkmıştı. Aslolan Adem’di. Havva ikinci sınıf bir yaratıktı.


Erkeğinin kölesi olması isteniyordu kadının. Erkeğinin yemeğini yapsın, evini temizlesin, cinsel isteklerini yerine getirsin ve evinde otursundu.

İsa’nın havarisi ya da elçisi, Tarsus’lu hemşerim Aziz Paul (Pavlus) Hristiyan olmazdan önce çok katı bir Yahudi cemaatine mensuptu. Hristiyanlığın yayılmasında İsa’dan daha çok emeğinin geçtiği, dinin çoğu kuralını onun koyduğu söylenir.

Sen Paul, başlarını örtmesini istedi kadınların. Korintlilere yazdığı mektupta: “her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkektir. Kadınlar toplantılarınızda sessiz kalsın. Konuşmalarına izin yoktur. Kutsal Yasa’nın da belirttiği gibi, uysal olsunlar” dedi.

Ve devam etti: “Kadın başını örtmeyecekse, saçlarını da kessin. Madem kadının saçlarını kesmesi ya da tıraş etmesi saygınlığını hiçe indiriyor, başını örtmesi zorunludur.”

Kadınlara başörtüsü kuralını Sen Paul koydu, bizimkilerde işine geldiği için aynen benimsediler.

Alman Luther; “Reis kocadır ve kadın, Tanrı’nın emriyle ona itaat etmek zorundadır. Erkek evi, devleti yönetir, savaşır ve sahip olduğu şeyleri savunur. Kadın ise duvara çakılı bir çivi gibidir. Evinde oturur. Sadece kişisel görevlerini yerine getirir” diyordu.

Hristiyanlığın ve İslamiyet’in bilinmediği diyarlarda ise farklı rüzgarlar esiyordu.

Cengiz Han, hanlarını toplamış devlet işlerini görüşüyor. Hanlarına hitaben: “Ey hanlarım, ben, hanlar hanı Cengiz Han”. Ve yanı başında oturan eşine dönerek “bu da benim hanım” diye hitabeder. Hanım kelimesinin bu öyküden geldiği söylenir.

Ve sonra olanlar olur. Orta Asya İslamiyet’le tanışır ve kadınların da yaşamları dramatik biçimde değişir.

* Erkeklere dört karıya kadar evlenme olanağı verilir.

* Şahitliği, tanıklığı kabul edilmez kadınların.

* Mirastan pay verilmez ya da çok az verilir.

* Erkeğine hizmette kusur etmeyenlerin cennete gideceği söylenir.

* Kadınlardan ne imam, ne papaz olur. Camiye bile girmeleri yasaktır.

* Başkasının karısını elinden almak için gökten ayet bile indirilir.

Efendilerin, gücü ve erki elinde tutanların düzenlerini sürdürebilmesi için zaptu rapt altına alınması gerekiyordu insanlığın. Onları öbür dünya ile kandırıp kan emicilerin bu dünyada rahat etmesini sağlamaya çalışıyorlardı.

Kendileri bu dünyanın nimetlerini aralarında paylaşırken çoğunluğa ise öbür dünyayı vaat ediyorlardı. Oysa “bu dünyadan fayda yok öteki de şüpheli” diyordu Volkan Konak bir şarkısında.

Dünyanın tüm geri kalmış ülkelerinde olduğu gibi, bir garip çelişki yaşıyordu Anadolu. Erkekler, bir yanda kadını elde edinceye kadar uğrunda hapis yatıyordu, diğer yandan onu elde edince sofrasındaki yeri öküzünden sonra geliyordu.

Anadolu’nun bazı bölgelerinde kız çocukları evlattan sayılmıyordu. Onlar, evin bütün işlerini görüyorlar, sonrada başlık parası adı altında bir bedel karşılığında satılıyordu erkeklere.

Tecavüz ediliyordu onlara. Ailesi kirlendi diyerek onu öldürüyor, töre cinayeti işliyordu. Bu ülkenin yasalarını yapanlar ise, töreleri insan yaşamından daha önemseyip cinayetlerde indirim uyguluyorlardı.

Oysa daha 1930 larda, Atatürk devrimleri ile Türkiye’de kadınlara Avrupa’da bile olmayan haklar veriliyordu. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınıyordu.

Çıkarılan bir dizi yasa ile önce Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tanınan kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları, 5 Aralık 1934’de Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan yasa değişikliği ile tanındı.

Ülkemizde kadınlar dün bu haklara sahipken, bugün ırzına geçildiğinde adli tıp koridorlarında psikolojik dengesinin bozulup bozulmadığı araştırılıyordu.

Bu ne garip çelişkidir bilinmez ama kadınlarımız, bugün böyle yapanlara oy vererek seçim sandıklarından zaferle çıkmalarına yardımcı oluyorlardı. Çünkü cahil, eğitimsiz, ekonomik bağımsızlığı olmayan, edilgen bırakılmışlardı. Çaresizlik ve umarsızlığa mahkum edilmişlerdi.

Peki, ne yapmalı?

Bu sorunun yanıtını en önce erkekler vermelidir. İşin hilesine hurdasına kaçmadan, yüzyıllardır işledikleri günahı ortadan kaldırmak en başta onlara düşmektedir.

08 Nisan 2014.

Mahmut TEBERİK



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Yeni Adana Gazetesi, Adana Ulus Haber)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>