YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

PAKETLENEN DEMOKRASİ!..
/**/ Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 07/10/2013 | Saat: 06:51

Sayın Başbakan’ın uzun tanıtım konuşması sonrasında açıklananların demokrasi olmadığını tam tersine “demokrasinin paketlenmesi” olduğunu belirtmek zorundayız…

Suya atılan kurbağa deneyini artık hepimiz biliyoruz. Ayrıca, aslında fizyolojik bir deney sayılacak bu denemenin artık günümüzde sosyolojik bir değişimin anahtarı haline geldiğini de gözlüyoruz…

Ben yine de unutanlar vardır diye kısaca özetlemek isterim. Deneye seçilen sağlıklı bir kurbağayı, kaynama derecesine ulaşmış sıcak su dolu bir kabın içine bırakırsanız, kurbağanın yaşam refleksi harekete geçer ve kurbağa kendisini bu kaynayan suyun olduğu kaptan dışarı atar. İçinde bulunduğu ortamın tehlikesini sezmiş ve tepki göstermiştir.

Aynı kurbağayı normal ısı da bir suyun olduğu kaba koyarsanız, kurbağa o ortamın keyfini çıkarmak için suyun içinde gezinir. Sonra su dolu kabı bir ateşin üzerine oturtursanız, yavaş yavaş ısınan suyun ılık ortamına tepki göstermez kurbağa. Sanki kaplıcaya gitmiş ve spa kürü yaparmışçasına gevşemeye başlar üstelik. Bu rehavet ortamında gittikçe ısınan suyun tehlikesini fark edemez ve sonunda da iyice ısınan suyun yaratacağı yaşam tehlikesini anladığında da artık çok geç olmuştur. Sıcak suyun etkisi ile gevşeyen kasları o kaynar suyun içinden fırlayarak çıkmasına ve yaşamını kurtarmasına elvermez olmuştur.

Anlayacağınız, deney için seçtiğiniz kurbağanız haşlanarak yaşama veda etmiştir!

***

Toplumları yönetenlere birileri bu deneyi anlatmış olsa gerektir. Toplumu kendi çizgilerine çekebilmek uğraşında olan yöneticiler, o toplumun insancıklarına kurbağa muamelesi yapmayı bir şekilde becerirler.

Hatta bazıları, özellikle demokrasiye inanmayan ve otoriterliğini oturtmak isteyenlerinin şöyle düşündükleri ve de bunu yakınlarına anlattıkları rivayet edilir; “Yavaş yavaş değişimi sağlayacaksın, hazmettire hazmettire!”

***

Türk toplumu da bu yaklaşıma sırtını dayayan yöneticileri tarafından yavaş yavaş dönüştürülen yeni düzenin kurbanı olmak üzeredir. İçine konduğu ılık su dolu kabın, gerek içten ve gerekse dıştan ısıtıldığının ve de suyun artan ısısı ile fark etmeden yaşam reflekslerinin gevşediğinin bilincine henüz varamamıştır.

Toplumun bazı kesimlerinde suyun ısısını ölçen termometreye göz atanlar varsa da, çoğunluk kömür paketlerinin ve makarna kolilerinin rehavetine kendisini kaptırdığından, kendisini uyaranlara kulak asmaz haldedir!

Zaten arada bir termometreye bakarak toplumu ikaz etmeye çabalayanların icabına da bir şekilde bakılmakta ve kimisi maddi ve manevi koltuklanmalarla susturulurken, inatla uyarı görevlerine devam etmek isteyenler de seslerini duyuramayacakları kapıların arkasında kalmaya zorlanmaktadırlar.

Haa, bunların hepsi de ileri demokrasi kılıfına uydurularak yapılmaktadır!

***

Son demokrasi paketi ile kurbağanın içinde olduğu suyun artık iyice ısındığını anlamış bulunuyoruz. Artık su kaynama noktasına yaklaşmış ve içindeki canlıyı ilelebet ileri demokrasiye (!) göndereceği belli olmuştur.

Sayın Başbakan’ın uzun tanıtım konuşmasıyla çılan paketin amacı, kanımca iki noktaya vurucu etki yapmak ve suyu iyice kaynatmak için, gücü yükseltilen ateşe iki odun daha atmaktır.

İlk olarak bu paket sonrası nice zorluklarla kurulmuş ve ümmetten taşınarak insanları birey yapmak için düzenlenmiş ‘ulus devlet’ kavramını yok etmek için ciddi bir adım atılmıştır.

Türküm, doğruyum, çalışkanım.
İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım, Türk varlığına armağan olsun
Ne mutlu Türküm diyene!”

Her sabah ilkokul öğrencilerinin okuduğu bu “Andımız”, Dr. Reşit Galip Bey tarafından yazılmış ve ilk kez 23 Nisan 1933 yılında okunarak Türk Çocukları’na armağan edilmiştir. Her sabah derse başlamadan önce göğsümüzü kabartarak ve gururla okurduk bu güzel ve anlamlı dizeleri, düne kadar!

Tarihsel anısı olan bu güzel dizeler yani “Andımız” , 30 Eylül 2013 tarihi itibari ile ‘Demokrasi Paketi’ kurbanı olarak ve Cumhuriyet’in yitirilen değerler kervanına katılarak, tarihten bir yaprak, yani nostalji olmuştur!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kâğıt üzerinde varsa da artık fiilen yok edilmek üzere son adımlar atılmaktadır. Arkasından da bölünme şoku yaşanacaktır!

İkinci önemli adım ise, demokrasi kavramı için evrensel kurallara göre olmazsa olmaz sayılan ‘laiklik’ kavramının artık tarihten bir yaprak olacağının sinyalidir!

Bence açılan paketin diğer maddeleri, faso fiso sayılmalı ve ambalaj malzemesi olarak kabul görmelidir.

Ne gariptir ki, bu paketi ‘devrim’ sayan aymazlar varsa da ki, maalesef sesleri çok fazla çıkmaktadır; bir de, halen termometreye dikkatle bakarak suyun ısısını kontrol ederek ortamın toplumu haşlayacak noktaya doğru yaklaştığını fark eden aydınlarımız da vardır. Ne yazık ki bu azınlık grubun sesi de biber gazı ve TOMA gıcırtıları arasında boğulmaktadır!

***

Bu arada, sesini boğdurtmayan bir neferini daha kaybetti Cumhuriyetimiz. Yakın tarih yazarımız, bizlere Cumhuriyet kavramını öğreten Hocamız, değerli yazar Turgut Özakman, birkaç gün önce yaşama veda etti.

Anıları ve bize bıraktığı eserleri önünde saygı ile eğilirken, kendisine rahmet ve sevenlerine, özellikle vasiyetini bıraktığı Türk Gençlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

Yıl 2006 ve yer Danıştay Konferans Salonu.

Atatürk’ün doğumunun 125. Yıldönümü nedeni ile yapılan tören sırasında, Turgut Özakman alkışlarla sık sık kesilen söylemini şöyle bitiriyordu;

“Atatürk Türkiyesi’nden rahatsız olanların yapması gereken, Atatürk’ü unutturmaktır. Onu yapıyorlar.

Cumhuriyet’in nasıl kurulduğunu, milli mücadeleyi çocuklarımıza anlatmak zorundayız.

1948’den beri Mustafa Kemal’in askeriyim, terhis olmak da istemiyorum!”

Ne yazık ki; gönüllü değilse de zorunlu olarak terhis oldu!

2006 yılındaki konferansında Türk Gençleri için bir tür vasiyet sayılacak şu vurgulamayı da yapmaktan geri durmamıştı;

“Sevgili Gençler!

İstiklal Savaşı Dünyadaki En Meşru, En Ahlaklı, En Haklı, En Kutsal Savaşlardan Birisidir.

Emperyalizmi ve Yamaklarını Dize Getiren, Bir Enkazdan Yepyeni, Çağdaş Bir Devlet Kurmayı Başaran Atalarınızla Gurur Duyun, Şehit ve Gazi Atalarınızın Onurunu Yalancılara Çiğnetmeyin!”

***

Bu vesileyle, etrak-ı bi idrak (idrak sahibi olmayanlar – Osmanlı’nın Türkler için kullanmayı tercih ettiği deyim!) insanlarımızı bir kez daha uyarmış olalım!..

Kısadan hisse: Rıza Tevfik Bölükbaşı’dan…

Ne günlere kaldık
Ey gazi hünkâr
Katır defterdar oldu
Eşekler mühürdar!

 



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>