YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







Atatürk’ü Devrimleri ile Anmak
/**/ Yazar: HAMİT SERBEST | Tarih: 25/11/2008 | Saat: 15:37

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü her 10 Kasım’da devlet töreni ile anıyoruz. Yöneticiler kürsülere çıkıp güzel sözler söylüyorlar, okullar ve hemen her kurum tarafından resmi anma törenleri düzenleniyor ama bu törenler Atatürk’ü gerçek anlamda anmaya, yani onun bizlere bıraktığı mirasın kıymetini anlamamıza imkan veriyor mu bilemem. Küreselleşme olgusu gerekçe gösterilerek ulus devlet döneminin kapandığını iddia edenler ne kadar haklı ve iyi niyetli olduklarını da bilmiyorum. Ancak, emin olduğum bir husus Atatürk’ün önderliğinde bu ülkenin emperyalist devletlerin işgalinden kurtulabildiği ve bu topraklarda yaşayan insanların ulus kimliğini kazanabildikleridir.

Atatürk’ün bu ülkenin kuruluşunda neleri başardığını doğru anlayabilmek için yapılanları o günlerin koşulları içinde değerlendirmek gerekir. Bilindiği gibi, Osmanlı İmparatorluğu I. Dünya savaşından yenik çıkmıştır ve 30 Ekim 1918 tarihinde Osmanlı Hükümeti Mondros Ateşkes Antlaşması'nı imzalamıştır. Mustafa Kemal I. Dünya Savaşı'nın bittiği günlerde Adana'dadır ve ulusumuzu egemenliğe ve bağımsızlığa kavuşturma plânını burada tasarlamıştır. Bunu kendisi, 15 Mart 1923 günü Adana'ya ilk geldiğinde "Bende bu vakayiin ilk hissi teşebbüsü, bu memlekette, bu güzel Adana'da doğmuştur." diyerek açıklar.

Yunan ordusunun İzmir'i işgal ettiği 16 Mayıs 1919 tarihinden üç gün sonra kurtuluş mücadelesini başlatmak için 19 Mayıs günü Mustafa Kemal, Samsun’a ayak basar. 21-22 Haziran tarihlerinde Amasya kongresi yapılır ve Amasya Genelgesi adıyla yayınlanan belgede "Vatanın bütünlüğü, Milletin İstiklâli tehlikededir-Milletin İstiklâlini yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır!" denir. Ardından 23 Temmuz Erzurum ve 4 Eylül 1919 tarihlerinde Sivas Kongreleri yapılır. Aynı yılın 27 Aralık günü Mustafa Kemal ve Temsil Heyeti üyeleri Ankara'ya gelirler.

Türk Kurtuluş Savaşı'nın siyasî manifestosu olan Misak-ı Milli, İstanbul'da toplanan son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından 28 Ocak 1920'de oybirliği ile kabul edilmiş ve 17 Şubat'ta kamuoyuna açıklanmıştır. Misak-ı Millî (Ulusal Yemin) bildiri metninin Ankara’da hazırlandığı ve İstanbul’a gönderildiği bilinmektedir. 16 Mart tarihinde İtilaf Devletleri İstanbul'u resmen işgal eder, ertesi gün 17 Mart’ta Mebusan Meclisi kapatılır ve 11 Nisan 1920’de resmen feshedilmiştir.

Kurtuluş savaşımızın ilk dönüm noktası 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması ve İstanbul Hükümeti'nin 16 Mart 1920'den sonra yaptığı ve yapacağı hiçbir anlaşma ve uygulamanın kabul edilmeyeceği kararını almasıdır. Bu tarihten başlayarak Atatürk, bir yandan kurtuluş mücadelesini sürdürürken bir yandan da ülkenin sosyal, ekonomik ve kültürel dönüşümünü gerçekleştirecek devrimleri yapmıştır. Aşağıda bunlar kronolojik sırada listelenmiştir:

  • 20 Ocak 1921, Teşkilatı Esasiye Kanunu (Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Anayasası'nın ilkeleri) kabul edildi.
  • 12 Mart 1921, İstiklâl Marşı kabul edildi.
  • 30 Ağustos 1922, Büyük Taarruz zaferi
  • 3 – 11 Ekim 1922, Mudanya Konferansı 
  • 1 Kasım 1922, Saltanatın Kaldırılması 
  • 17 Kasım 1922, Halife Vahdettin, İngilizlere sığındı ve Malta'ya götürüldü. 
  • 17 Şubat - 4 Mart 1923 - İzmir İktisat Kongresi toplandı. (Cumhuriyet'in ilk İktisat Kongresi - Türkiye'nin çiftçi, tüccar, sanayi ve işçi zümrelerinden seçilen 1135 üye katıldı. Türkiye İktisat Kongresi Anadolu kurtuluş hareketinin iktisadi yönünü göstermesi bakımından önemlidir. Alınan kararların başlıcaları: (i) Hammaddesi yurt içinde yetişen veya yetiştirilebilen sanayi dalları kurulması, (ii) El işçiliğinden ve küçük imalattan fabrikaya veya büyük işletmeye geçilmesi, (iii) Devletin iktisadi görüşleri de olan bir organ haline gelmesi ve özel sektör tarafından kurulamayan teşebbüslerin devletçe ele alınması, (iv) Özel teşebbüslere kredi sağlayacak bir Devlet Bankası kurulması, (v) Dış rekabete dayanabilmek için sanayinin toplu ve bütün olarak kurulması, (vi) Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınılması, (vii) Demiryolu inşaatının programa bağlanması).
  • 2 Ekim 1923, İngiliz birlikleri İstanbul'u boşalttı. 
  • 13 Ekim 1923, Başkent Ankara oldu. 
  • 29 Ekim 1923, Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. 
  • 24 Temmuz 1923, İsviçre’nin Lozan şehrinde Lozan Barış Antlaşması imzalandı. 
  • 2 Ocak 1924, Hafta Tatili Hakkında Kanun kabul edildi. 
  • 3 Mart 1924, Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi (Eğitimde birlik ilkesi, bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlandı). 
  • 3 Mart 1924, Halifelik ve Şeriye ve Evkaf Vekaleti kaldırıldı. 
  • 20 Nisan 1924, Anayasa kabul edildi. 
  • 23 Nisan 1924, Anadolu - Bağdat Demiryolu devlet tarafından satın alındı. 
  • 3 Ağustos 1924, TC yazısı bulunan ilk madeni para olarak bronz 10 kuruş tedavüle çıktı. 
  • 24 Ağustos 1924, Gazi Mustafa Kemal Paşa ilk kez İstanbul Sarayburnu'nda şapka giydi. 
  • 17 Kasım 1924, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ilk muhalefet partisi olarak kuruldu. 
  • 16 Şubat 1925, Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) kuruldu. 
  • 17 Şubat 1925, Aşar Vergisi kaldırıldı. 
  • 14 Haziran 1925, Cumhuriyet'in ilk şeker fabrikası Alpullu'da üretime başladı. 
  • 25 Kasım 1925, Şapka Kanunu kabul edildi. 
  • 30 Kasım 1925, Tekke ve Zaviyeler ile Türbelerin kapatılmasına ve türbedarlar ile bazı unvanların men ve ilgasına dair kanun kanun edildi (Tüm tarikatlarla şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik, babalık, emirlik, nakiplik, halifelik, falcılık, büyücülük, üfürükçülük ve gayıptan haber vermek ve murada kavuşturmak maksadıyla muskacılık gibi unvan ve sıfatların kullanılmasıyla bu unvan ve sıfatlara ait hizmet yapılması ve kıyafet giyilmesi yasaklandı). 
  • 26 Aralık 1925, Türkiye'de uluslararası takvim ve saatin kullanılması kabul edildi. 
  • 17 Şubat 1926, Türk Medeni Kanunu kabul edildi (Ailede kadın-erkek eşitliği, evlilikte resmi nikah zorunluluğu, tek eşle evlilik esası, kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı, ve mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşit hale getirildi). 
  • 1 Mart 1926, Yeni Türk Ceza Kanunu kabul edildi. 
  • 3 Mart 1926, Türk Kodeksi Hakkında Kanun kabul edildi. 
  • 1 Temmuz 1926, Kabotaj Kanunu kabul edildi. 
  • 28 Ekim 1927, İlk nüfus sayımı yapıldı ( 13.648.270 kişi). 
  • 4 Aralık 1927, Cumhuriyet döneminin ilk kağıt paraları tedavüle çıktı. 
  • 11 Nisan 1928, Anayasa değişikliği kabul edildi (1924 Teşkilât-ı Esasîye Kanununun ilk şekline göre, “Türkiye Devletinin dini, Din-i İslâmdır” hükmü Anayasadan çıkarıldı). 
    14 Nisan 1928, Yargıtay Kuruluş Kanunu kabul edildi. 
  • 24 Mayıs 1928, Uluslararası Rakamların kullanılmasına ilişkin kanun kabul edildi. 
  • 14 Ekim 1928, Harf Devrimi yapıldı, yeni Türk Alfabesine ilişkin kanun kabul edildi.  
  • 1 Temmuz 1929, İstanbul-Ankara telefon hattı hizmete girdi. 
  • 26 Mart 1931, Ölçüler Kanunu kabul edildi. 
  • 15 Nisan 1931, Türk Tarih Kurumu kuruldu.  
  • 11 Haziran 1931, T.C. Merkez Bankası kuruluş kanunu kabul edildi. 
  • 1933, Üniversite Reformu yapıldı. 
  • 1933, I. Beş Yıllık Sanayi Planı yürürlüğe girdi. 
  • 1933, Türkiye Halk Bankası kuruldu.  
  • 20 Mayıs 1933, THY kuruldu.  
  • 4 Haziran1933, Sümerbank kuruldu.  
  • 29 Haziran 1933, Sivas - Erzurum demiryolu açıldı. 
  • 21 Haziran 1934, Soyadı Kanunu kabul edildi (Ağa, hacı, hafız, molla, hoca, efendi, bey, beyefendi, hanım, hanımefendi, paşa, hazret gibi unvan ve lakapların soyadı olarak alınması yasaklandı). 
  • 3 Aralık 1934, Kıyafet Kanunu kabul edildi. 
  • 5 Aralık 1934, Türk kadınlarına milletvekili seçme ve seçilme hakkının verildiğine dair kanun kabul edildi. 
  • 8 Mart 1935, Kadınların ilk defa oy kullandıkları TBMM 5. dönem seçimlerinde 18 kadın milletvekili seçildi.  
  • 23 Ağustos 1935, Nazilli Basma Fabrikası'nın temeli atıldı. 
  • 14 Aralık 1936, İstanbul Üniversitesi'ne bağlı İktisat Fakültesi kuruldu. 
  • 15 Haziran 1937, İş Kanunu kabul edildi. 
  • 5 Şubat 1937, Anayasa'nın ikinci maddesinde laiklik ilkesine yer verilerek Türkiye Cumhuriyeti'nin Laik bir devlet olduğunun yazılması ile laiklik devrimi tamamlandı. 
    1938, II. Beş Yıllık Sanayi Planı kabul edildi. 
  • 14 Ocak 1938, Dışişleri Bakanlığı kuruluş kanunu kabul edildi.

Atatürk, tüm bu yaptıklarını I Dünya savaşının bitişi ile ölümü arasında geçen 20 yıla sığdırmıştır. 10 Ağustos 1920, Osmanlı Devleti ile itilaf devletleri arasında Sevr Antlaşması imzalanmış ve ülkemiz paylaşılmıştı. 10 Eylül 1920’de Türkiye Komünist Partisi, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de 1. Kuruluş Kongresini topladı. 27 Aralık 1920’de Çerkez Ethem Ayaklanması başladı. 1925 yılında Şeyh Said İsyanı, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ve 1930 ise Kubilay Olayının yaşandığı yıllar oldu. Bir yandan yurdumuzu işgal eden emperyalist devletleri kovmaya çalışırken bir yandan da bunları engellemeye çalışan iç ve dış güçlerle uğraştı.

Atatürk eleştirilebilir mi? Tabii, ama bunu yapacaklar, bırakın bir devlet kurmayı basit bir şirket kurmanın zorluklarını düşünsünler yeter. Atatürk tartışılabilir mi? Niye olmasın ki! Ama bunu bir üniversite rektörünün kendi üniversitesinde Atatürk’ün eleştirilebileceğini ayrıcalıklı bir özgürlük gibi sunması esef vericidir.

Atatürk’ün manevi mirasım dediği sözler bu konuda hiçbir tereddüde yer bırakmayacak kadar açıktır. Aşağıda verdiğim bu sözlerin Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip’in sorusuna Mustafa Kemal’in yanıtı olduğu yazılmıştır (Kaynak: İsmet Giritli, Kemalist Devrim ve İdeoloji, İstanbul Üniversitesi Yayınları). Bu sözler, Cumhuriyet Bilim-Teknoloji dergisinin her sayısında 3. sayfada yayınlanmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk diyor ki:

Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır...

Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkar etmek olur...

Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır.

Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçım olurlar.

 

 

 

 

 

 



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>