YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

ÇAPULCU DEDE’NİN KUŞAK ANLAYIŞI VE LİSAN-I ECNEBİ HEVESİ !..
/**/ Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 25/06/2013 | Saat: 22:02

Çapulcu Dede’nin Lisan-ı Ecnebi Hevesi !..

Eşi Salamon’u bir yıl önce kaybeden Madam Hayganuş, ölüm yıldönümü nedeni ile mezarlığa giderek, Salamon’un mezarına bir demet çiçek bırakmış.  Sonra başlamış konuşmaya;

“Ah Salamon ah! Sen ne güzel bir adam idin. Tahsilli ve terbiyeli idin. Ne güzel İngilizce bilirdin. Ve ne güzel de Almanca bilirdin. Keza çok güzel Fransızca da bilir idin.”

Salamon için mezar ziyaretine katılan arkadaşlarından bir tanesi dayanamamış ve söze girmiş;

“Hayganuş, rahmetli Salamon ilkokuldan öteye okumamıştı vre. Nereden bilecekti İngilizce’yi, Almanca’yı ve keza Fransızca’yı.”

Hayganuş, ağlamaklı sesle yanıtlamış Salamon’un arkadaşlarını;

“Belkim bilmez idi, lakin çok hevesi var idi!”

***

AK-ŞAKA, sıradan devlet okullarında okuyan bir kişi olarak, birçok yaşıtları gibi yabancı dil (lisan-ı ecnebi) öğrenebilmek şansını bulamamıştır.  O dönemin çok kısıtlı olan yabancı dille öğrenim yapan kolejlerine gidebilecek varsıl olanaklardan yoksun olan çoğunluk arasındadır.

Orta-1 ile başlayan öğretiminde sadece Lesson-One okumaya devam ederek liseyi de öylece bitirmiştir.  Fakülte yıllarında da yabancı dilin önemini pek kavrayamamış, mezun olunca da geç kaldığını fark edebilmiştir.  Bu aşama sırasında da bazı kurslara katılmak ve çoklukla yarım kalmış dersler alarak İngilizce öğrenmenin zorluğunu ve eksikliğini hep yaşamıştır.

Bu nedenle de lisan-ı ecnebi konusunda daima hevesli kalmıştır!

Gerçi bu konu da yalnız olmadığını bilmekte ve kısmen teselli bulmaktadır.  Örneğin; yakın tarihte bir dostu, bellemekte geç kaldığı yabancı dili öğrenmek için ellisinden sonra yola çıkarak Kanada’ya kadar uzanmıştır.  AK-ŞAKA, bu yolculuğun İngilizce öğrenmek için mi, yoksa nesilleri tükenmekte olan Mohikan Kabilesi’ne genetik destek vermek için mi olduğundan halen emin değildir!

1960’lı yıllarda da şimdi dostu ve ağabeyi olan bir başka âdemoğlu, aynı amaçla Kanada’yı onurlandırmıştı.  Bu dost, hem İngilizce öğrenmiş ve hem de tükenme aşamasına gelen Mohikanlı Kardeşler için genetik destek vermiş; üstelik kan düşmanı olan Huron Kabilesi ile Mohikan Kabilesi’ni bir tür hısımlık ilişkisine bile getirerek barışı sağlamıştı.  Ki, bu hizmeti nedeni ile Kanada Vatandaşı olarak ödüllendirilmişti(Buradan saygılarımla kendisine).

AK-ŞAKA, yabancı dil hevesi nedeni ile ülkenin en birinciye gelen yöneticilerini hayranlıkla izlemiştir yıllar boyu.  İlk örnek aldığı devlet adamı merhum İsmet İnönü, Fransızca bilirdi ve kırkından sonra da İngilizce dersi almış ve öğrenmişti.  Ancak, söylemleri arasına yabancı sözcük katmamak da kararlı olmuştu.

İkinci örneği AK-ŞAKA’nın, Sayın Demirel olmuştur.  Süleyman Bey, A.B.D.’de eğitim için kurs gördüğünden ve Morrison Şirketi’nin ülke yöneticisi olduğundan İngilizce biliyordu.  Bazen gazetecilere demeç verirken, azıcık gerdan kırarak “No Comment” diyordu üstelik. Ki, AK-ŞAKA, kolay söylenen bu yabancı deyimi çok tutmuş, sıklıkla da kullanmıştı.  Örneğin; bir turist; “Where is bus stop?” diyerek otobüs durağını sorunca, AK-ŞAKA gerdan kıramasa da yanıt veriyordu; “No comment!” Neyse ki, bir bilen bu deyimin ‘Yorum Yok!’ anlamına geldiğini söyledi de, bizim ki pot kırmaktan kurtuldu sonunda!

Turgut Özal Bey’de, rahmetler içerisinde yatsın, İngilizce bilirdi.  Ayrıca Sayın Tansu Çiller de.  Keza Sayın Mesut Yılmaz, Almanca ve İngilizce bilen bir başbakanımızdı. Ancak AK-ŞAKA’ya yararları olamamıştır, çünkü günlük söylemlerinde Türkçe kullanmışlardır.

Merhum Bülent Ecevit’i söylemeye gerek yok; İngilizce’ye egemen sayılırdı (eskilerin vakıf dedikleri kadar).  Ama o kadar güzel Türkçe konuşurdu ki, seçmenleri etkilemek için yabancı önek kullanmamak inceliğinin yanında, unutulmaz kişilikti AK-ŞAKA için.

Çapulcu Dede, İngilizce hevesi devam ederken, Sayın Tayyip Erdoğan’dan çok yararlandı.  Özellikle, Davos Toplantısı ürünü olan “One Minute” deyişini çok önemsedi. Öylesine ki, arabasına yakıt almak için benzinciye girdiğinde bile; “Abi, ne dolduralım?” diye soran pompacıya bile kısa bir duraklama sonrası “Van mınit!” demeye başlamıştı!

Ancak Sayın Başbakan’ın Akdeniz Oyunları açılışında yaptığı konuşma sırasında kullandığı bir yabancı kelime, AK-ŞAKA’yı üzmüştür.  Sayın Erdoğan konuşurken; “Burası Akdeniz’dir, White Sea yani!” deyince, bizim ki kahrolmuştur.  Çünkü; White Sea denen gerçek “Beyaz Deniz’in”, Rusya’nın kuzeyinde ve İskandinavya’nın doğusunda olduğunu coğrafyadan bilmekte idi.

Demek ki, Sayın Başbakan için konuşmayı cama kaydeden kişinin coğrafyası kıttır ve Başdanışman Yalçın Akdoğan da düzeltmekte geç kalmıştır.  Yoksa Sayın Tayyip Erdoğan, onlarca doktora beratı almış ve akademik cüppe (biniş) giymiş bir kişi olarak asla bu yanlışı yapmazdı.  Kendileri, Akdeniz’in ‘ortada kalmış ve kıtalarla çevrili deniz’ anlamına gelen “Mediterranean Sea” olduğunu tabii ki bilmekte idi!

Kanımca, Sayın Başbakan’ı bu yanlış söyleme düşürenler kesinlikle ‘faiz lobisi’ olmuştur!...

Çapulcu Dede’nin Kuşak Anlayışı

Çapulcu Dede, son günler boyunca bir kuşak terimi dinliyor dinlemesine ama ne olduğunu henüz sökebilmiştir.

Çapulcu Dede’nin anladığı kuşak, şalvarların beline dolanan süslü bir kumaş parçası iken, meğer eskilerin ‘nesil’ diye bildiği ve çeyrek asırda bir ortaya çıkan yeni toplum kesimine de artık ‘kuşak’ deniyormuş.  Ne diyebilirim ki, müşerref olduk demekten başka!

AK-ŞAKA’nın, yani son hafta da Çapulcu Dede olarak tanımladığım özümün, bir zamanlar baba yadigârı bir ibrişim kuşağı bile vardı.   Merhum Peder Bey, tarlaya vardığında başına geçirir ve üstüne kasketini giyince, bu ibrişim kuşak onu Amik Ovası’nın kızgın güneşinden korurdu.  Sanırım rüzgârın esintisi ile de yelpaze etkisi bile yapardı.

Üniversite öğrencisi olunca, trençkotunun altına kaşkol niyeti takarsın diyerek bana armağan etmişti rahmetli.  Yanlış anımsamıyorsam, bizim neslimize (pardon kuşağa) özel eğitim veren  ve kondisyonerlik görevini üstlenen filan sokağın ünlüsü Perihan üstüne yatmıştı bu ibrişim kuşağın.  Helali hoş olsun!

Kuşak demekle bende de bir tekerleme çağrısı dilime dolaştı bugün.  Galiba; “İpimle kuşağım” diye başlayan bu tekerlemenin gerisi anımsayanlar kendileri devam edebilirler.  Bendeniz ise; “İpimle kuşağım / Bahçeler de maydanoz / Bu ne biçim lacivert!” diye tamamlayacağım!

Kuşak deyip geçmemek gerekiyor.  Bilim insanı bir hanımefendi, oturmuş ülkemiz kuşakları, yani nesilleri üzerine bir çalışma bile yapmış.  Kendince sınıflandırmış kuşakları. Bakın nasıl dizmiş kuşakları;

-          1927-1945 arası doğumlular Sessiz Kuşak (Uyumlular);

-          1946-1964 arası doğumlular Baby Boomer Kuşağı (Kuralcılar);

-          1965-1979 arası doğumlular Rekabetçi Kuşak;

-          1980-1999 arası doğumlular yaratıcı Kuşak;

-          2000’den sonra doğanlar ise Derin Duygusal ‘Y’ Kuşağı.

Y Kuşağı denmesinin nedeni ise bu kuşak gençlerinin sorgulayıcı tavrından ve olayları irdelerken neden-niçin şeklinde analiz etmek yeteneklerinden geliyormuş.  Sorgulamak için kullandıkları İngilizce ‘Why’ sözcüğünden ötürü de kısaltılmış rumuz olarak ‘Y Kuşağı’ denmesi münasip görülüyormuş.

İşte böylece de yaşının altıncı on yılının son yıllarında AK-ŞAKA, yani nam-ı diğer Çapulcu Dede, böylece kuşak kavramı ile tanışmış oldu.  Övünmek gibi olmasın ama Çapulcu Dede ise ‘Uyumlular’ kuşağının üyesi olduğunu da öğrenmiş bulunmaktadır!

 



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>