YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







BİR YORUM – BU İŞİN SONU NEYE VARACAK???
Yazar: HAMİT SERBEST | Tarih: 08/06/2013 | Saat: 17:10

Taksim Gezi Parkı’nın ve Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılması, yerine Topçu Kışlası yapılmasına itirazlarla başlayan olaylar hiç kimsenin beklemediği, tahmin bile edemediği noktalara geldi.

Niye böyle oldu?

Anlamak mümkün değil… Herkes bir açıklama getirmeye çalışıyor, ama birçoğu anlamsız.

Başta gençler olmak üzere bu kadar insanın nasıl bir araya geldiği, kimlerin bunu organize ettiği, hangi siyasi görüşü temsil ettikleri,… gibi soruların hiç birinin cevabı yok!

Türkiye çapında örgütlenmiş siyasi partilerin bile 67 ilde bu kadar kapsamlı bir organizasyonu günlerce sürecek şekilde organize etmesi mümkün değil, iktidar partisi dahil…

Yukarıda belirttiklerim, bizim gibi sıradan insanlar gibi toplum mühendisliği uzmanlarının da görebildiklerinden ibaret…

Hepimiz bir şeyleri ıskalamışız demek ki…

İyi ki de ıskalamışız!...

Birilerinin gözüne çarpmış olsaydı şimdiye çoktan tedbiri alınmış olurduve böylesi olaylar da yaşanamazdı!

Gençlerimizin içinde demokrasi ve laiklik değerlerinin her şeye rağmen filizlenebildiğini fark etmemişiz.

Hatta 50’li ve daha ileri yaşlardaki insanlarımızdan bir kısmı bu gençler için “çok bencil, bunlardan hayır gelmez” yorumunu sık sık yaparlardı. Böylesi keskin görüşler vardı ve belki de hala var.

Bizler, yani belirttiğim yaş grubundaki insanlar, bu gençleri eleştirirken acaba bir anlamda kendimizi yüceltmiyor muyduk? Yani; “biz vatan sevgisi ile doluyduk, ama bu günün gençliği kendisinden başka kimseyi düşünmüyor” demiş olmuyor muyuz?

Eğer öyle diyorsak dönüp kendimize sormamız gerekiyor:

“Madem ki bu kadar vatan sevgisiyle doluyduk, bizim yaş kuşağımızdan bu kadar sahtekar, hırsız, üç kağıtçı nasıl türedi?”

Ayrıca, bencil denilen gençliğin kendini sevmesi ile vatanını sevmesi birbirlerinin karşıtı değil; ya o ya da diğeri doğru denilemez. İkisi de aynı anda doğru olabilir, hatta olması gereken de odur. Kendine yararı dokunmayan bir insanın ne çevresine ne de ülkesine bir yararı olamaz. Önemli olan gençlerimizin kişisel çıkarları karşısında ülke ve toplum çıkarlarına öncelik tanımayı bilmeleridir.

Önemli bir şey daha var. Bugünün “çapulcu”larının anne-babaları 1980’li yılların gençleri… Yani kardeşin kardeşe vurdurulduğu, insanların devlete olan güveninin yok edildiği, ABD’nin “our boys (bizim çocuklar)” dediği paşaların kurtarıcı gibi sahneye sürüldüğü günleri görenler. Dahası, ülke güvenliği bahanesiyle gencecik fidanların hapislerde çürütüldüğü, işkence edildiği, öldürüldüğü ve örgütlü toplumun yok edildiği yılları yaşayanlar. Sonuçta herkes sindirilmiş, toplum bütünüyle depolitize edilmişti!

İşte bu sindirilmiş insanların yetiştirdikleri çocuklar bugün sokakları dolduruyor…

Bu kuşak insanlarından birisi olarak, çocuklarımı yetiştirirken olası bir takım olaylardan kaçınmaları telkinini yaptığımı itiraf etmeliyim. Ama benim ve benim gibi düşünenlerin koruma güdüsüyle “toplumsal olaylara karışmayacak kişilikte yetiştirdiğimiz” çocuklar bugün sokaklarda!

Hak arıyorlar. Sözleri dinlensin istiyorlar…

Kısacası, Vatandaş olmayı öğrenmeye başladılar…

Peki, bu iş nereye varacak?

Bence bu iş gideceği yere vardı bile. Gençler yıllardır bizim yapmaktan kaçındığımızı yapmak için yola çıktılar. Ülkenin geleceği için iyi yönetici, iyi siyasetçi aramaktan vaz geçtiler. Anne-babalarının, dedelerinin her sorunda askerden medet umduğu günleri tarihe gömdüler. Veya çözümün ikinci bir Atatürk olmayacağını anladılar. İyi vatandaş olmanın bedelini ödemeyi göze aldılar, cesaretini gösterdiler.

Atatürk ve arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyeti devletini kurarak o günün koşullarında birçok kişinin hayal dahi edemeyeceği demokratik hakların verilmesi gerçekte bu ulusa sunulmuş bir “hediye” idi. Bu mirasa sahip çıkmak, hediyenin kıymetini bilmek tabii ki vatandaşın borcudur. “Toplumlar Layık Oldukları Şekilde Yönetilirler” görüşünün de ifade ettiği gibi bu toplum demokrasiye layık ise ona sahip çıkmak zorundadır.

Gençlerimizin bundan sonraki adımlarının “vatandaş” kimliği ile toplumsal yapılanmanın her noktasında yer almak olacağını düşünüyorum. Sendika, mesleki kuruluş, oda, borsa, dernek, vakıf, siyasi parti,… gibi kuruluşlara üye olacak, görev alacaklardır. Türkiye’nin her meydanında sesini duyurmayı başaran gençlik bu yapıların içinde de kendilerini dinletebileceklerdir. Siyasi partiler dahil, oy hesaplarıyla insanları kandıranların, parmaklarında oynatanların günü dolmuştur artık.

Yıllardır siyasi partiler yasasına demokratik unsurların eklenmesini istemeyen, engelleyen siyasilerin dönemi kapanacaktır.

Seçim yasasındaki antidemokratik unsurlar da mutlaka değiştirilecektir.

Çok daha önemlisi bu gençler seçim sandıklarının başında adaletin sağlanmasında da görev yapacaktır.

Hangi siyasi parti diye sorarsanız, ne önemi var ki!!!!

Gençlerin kendi siyasi görüşleri doğrultusunda bir siyasi yapıda yer almaları ve bu direniş boyunca göstermeyi başardıkları “demokrasi ve farklı görüşlere saygı anlayışını” bu yapılara taşımaları yeterli olacaktır…

Yola çıkabilmek en zorudur, başlamak bitirmek demektir.

Yolunuz açık olsun gençler!

İhtiyar gençlik de size yol arkadaşlığı yapacaktır…



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (2) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>