YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







BİR DEKAN...
/**/ Yazar: HAMİT SERBEST | Tarih: 15/05/2013 | Saat: 23:22

Cumhuriyet Gazetesindeki köşesinde Sayın Emre Kongar 3 Mayıs 2013 tarihinde yazdığı “Yaptıkları Yapacaklarının Teminatıdır” başlıklı yazısında:

“Bir kişinin, bir örgütün, bir politikacının, bir partinin, bir liderin gelecekte neler yapacağı nasıl kestirilir?” diye sormuş ve demiş ki:

“Söylediklerine ve yaptıklarına bakılır.”

Dolayısıyla, uzun süredir yönetimde olan bir partinin veya bir liderin artık izleyeceği yolun net olarak görülebilmesi gerekir diye yorumlamış.

Ama diyor, Sayın Kongar, karşımızda öyle bir yönetici var ki:

-  Bir söylediği bir söylediğini tutmuyor…

-  Yaptıkları ile söyledikleri arasında kimi zaman tam bir terslik oluyor…

-  Üstelik bir gün yaptıkları ertesi gün yaptıklarıyla çelişiyor…

Bu satırları okurken geçmişte Üniversitede yöneticilik yaptığım yıllarda karşılaştığım ve beni şaşkına çeviren bir olay aklıma geldi.

Üniversitede Profesör, Doçent ve Yardımcı Doçent kadrolarına atamaların nasıl yapılacağı hakkında tartışmalar yaşanıyordu. Bir önceki rektör döneminde yapılan çalışmalar sonucunda ilkeler belirlenmiş ve Üniversitenin yasama organı kabul edilebilecek Senato tarafından onaylanmıştı.

Öğretim üyesi kadrosuna atanacak kişilerde aranacak yetkinliklerin belirlenmesinin nedeni Üniversitede akademik yetkinliğin yükseltilmesinden ibaretti. Ancak, genç öğretim üyeleri bu ilkelerin akademik kariyerlerini olumsuz etkileyeceği ve özlük hakları yönünden mağdur edilecekleri endişesini taşıyorlardı.

Yeni rektör ise adaylık sürecinde bunu fırsat bilmiş ve tüm propaganda çalışmasını “rektör olduğu takdirde bu ilkeleri uygulamama” üzerine oturtmuştu. Diğer adaylar Üniversitenin gerçek sorunlarını dert edip projeler üretmelerine rağmen seçilen O olmuştu.

Göreve başladığında tabii ki ilk işi bu konudaki sözünü yerine getirmek için Senato kararı ile yürürlüğe giren “Akademik Atama ve Yükseltme İlkeleri”ni yeni bir Senato kararı ile yürürlükten kaldırmaya çalışmak oldu.

İlk Senato toplantılarından birisinde konuyu gündeme almadan tartışmaya açtı, ama yeterince destek bulamadı. Daha sonra gündemli olarak getirdi, ama daha önce alınan Senato kararını kaldırmaya yetebilecek bir çoğunluk yine oluşmadı.

Bir sonraki hamlesi ise Senato toplantısında bu kararı yok saydığını ve kim ne derse desin “Akademik Atama ve Yükseltme İlkeleri” hakkında daha önce alınmış kararı uygulamayacağını söylemek oldu. Üyelerin çoğunluğu olmasa da bir kısmı bunun yanlış olacağını anlatmaya çalıştılar, ama üyeler üçe ayrılmış gibiydiler: rektörün görüşüne karşı çıkanlar, rektörün görüşünü destekleyenler ve tarafsızlar (!) yani hiç konuşmayanlar…

Bu arada herkesin dikkatini çeken bir üye vardı, rektörün görüşünü çok büyük bir inanmışlıkla destekleyen bir dekan…

Kim ne söylerse söylesin rektörden önce kendisi cevap yetiştiriyordu. Söz konusu ilkelerin uygulanması sanki dünyanın sonunu getirecekmiş gibi heyecanla itirazlarını sürdürüyordu.

Rektörün de merakla izlediği bu tartışma öyle bir noktaya geldi ki üyelerden birisi dayanamayarak bu dekana özel bir soru sordu.

Dedi ki: “Bir önceki rektör döneminde bu ilkelerin belirlenmesini en çok savunanların başında geliyordunuz. Şimdi ne değişti de bu sefer aynı ilkelerin bu kadar aleyhinde konuşabiliyorsunuz?”

Soru herkesin ilgisini çekmişti, ama cevap tüm tartışmayı bitirdi. Sayın Dekan dedi ki: “Önceki rektör ilkelerin belirlenmesini istiyordu, ben de destekledim.  Şimdiki rektör ilkeleri istemiyor, ben de o nedenle ilkelere karşı çıkıyorum.”

Sözün bittiği yerdeydik… Rektör de bu şaşkınlığı fırsat bilip toplantıyı bitirdi.

Sonrasında ne mi oldu? Rektör ilkeleri yok sayarak Doçent ve Profesör atamalarını yaptırdı.

Tıpkı zamanında Turgut Özal’ın Anayasayı bir kere de biz delsek ne olacak demesi gibi, rektör de Senato kararını yok saymış olmuş bitmişti…

Diyeceksiniz ki; Sayın Kongar’ın anlattığı “bir söylediği bir söylediğini tutmaması, bir gün yaptığının ertesi gün yaptığıyla çelişmesi” durumu ile bunun ne alakası var????



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>