YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HEM NALINA HEM MIHINA...

AĞLAÇKA...
/**/ Yazar: METİN ATAMER | Tarih: 22/07/2012 | Saat: 18:52

Türkiye Büyük Millet Meclisinin arkasında kurulan ve barakalar içinde tedrisatına başlayan Orta Doğu Teknik Üniversitesinin yerine bu günlerde Meclisin genişlemeden sorumlu kişilerin aldıkları kararlara bağlı olarak, devasa binalar yapılmaya başlandı. Kule vinçlerinin dönüp durduğu bu inşaatın yapımından evvel, fora kazıklar çakıldı ve inşaat başlarken bir kaç sefer sahanın kenarına gidip izleme fırsatı buldum.

Temel kazılmasından evvel yıkılan taş binaların biri de, 1960’lı senelerde kafeterya ve öğrenci birliği adı altında, eski tabiri ile ‘’ Talebe Birliği ‘’ çalışma odaları vardı. Sevdiğim birçok dostum o tarihte Talebe Birliği Başkanlığı ve yardımcılıkları yaptılar. Dersler arasında bazen kafeteryaya gelir çay içerdik. Bazen uzun ders aralarında Meclisin içinden geçip Akay caddesindeki bir kahvehaneye gider Briç ‘’Bridge’’ oynardık. Bir kitap dolaşırdı elden ele, üzerinde Charles Henry Goren’in yazmış olduğu Goren’s New Bridge adlı kitabı bizler için rehberdi. Dersler arasında bir barakadan ötekine koşarak gider, geç kalmamaya gayret ederdik.

Üniversitede karşılaştığım birçok arkadaş, asistan ve hocalarımla iş hayatımda dostluklarımın devam ettiğine çok sevinmekteyim. Okulda araç park yeri küçük bir sahayı kaplamaktaydı. Hatta Basket sahamız araç park yerinin içinde bulunurdu. Okula araçları ile gelen yok denecek kadar azdı. Bir arkadaşımızın 1953 model Chevrolet marka aracı, bir başkasının da Oldsmobile marka açık mavi bir arabası vardı. Basketbol oynamak istediğimiz zaman ya Mithat’ı yada İsmail’i çağırır araçlarını basketbol sahasından çekmesini isterdik. Bir de Süreyya’nın motorsikleti vardı. O da iki tekerli aracını park yerine bırakırdı. Kendisi olmadığı zaman motorsikleti biz kaldırır bir kenara koyardık. Aynı okulda okumak, aynı kültürü almak, bir başka ayrıcalık olduğuna inanmaktayım. İstanbul Teknik Üniversitesi mezunları nasıl bir birine muhabbetle bakıyorsa, Orta Doğu Teknik Üniversitesi mezunları da bir birine muhabbetle baktığını düşünmekteyim.

Aslında birçok yatılı okul mezunları birbirine bağlı olduğunu izlemekteyiz. Bir okulda talebelerin bir biri ile kaynaştığı yer, zamanlarının bir bölümünü geçirdikleri kafeterya olsa gerek. Bu bağlılık aynı Üniversiteden mezun olanlar için de geçerlidir. Üniversitedeki tek katlı Kafeterya, talebelerin her konuda ihtiyacına cevap verebilecek cinstendi. Sabahları burası bir simit bir çayla kahvaltı yapmaya elverişli yerdi. Öğlenleri tabldot yemek çıkardı. Kimin çıkardığını hatırlamamakla beraber inanılmaz ucuzlukta karnımızı doyururduk.

Kafeteryada hafta sonraları danslı çay düzenlenirdi. Kimi zaman Ankara Palas’ta çalışan ‘’Happy Boys’’ gelerek orada bizleri coştururdu. Piyano çalan Nino bu çaylarda çalmayı çok sever, davetimize hiç hayır demezdi. Mina bu toplulukta şarkı söyler, ince sesi ile şarkıları okuduğu salonu doldururdu. Genelde kafeteryanın bazı müdavimleri vardı. Oktay ve İstemi ayrılmaz bir bütünü temsil ederlerdi. Nerede Oktay’ı görsek, mutlaka İstemi de orada olurdu. Birbirlerine yaptıkları şakalar vardı, bizleri yerlere yatırırdı. Bir de bir bayan vardı ismini pek hatırlamadığım ve bir de onun Makina Bölümünde okuyan erkek arkadaşı vardı. Kafeteryada karşılıklı oturur saatlerce bir birlerine gözlerinin içine bakarlardı. Bir zaman geçer, ikisi de aynı anda başlardı ağlamaya, dakikalarca ağlarlardı. Biz de onları seyreder bu garip ilişkiyi kendimize izah etmeye çalışırdık. Saatlerce göz göze bakışmak ve bazan ağlamak neyi ifade ettiğini anlamaya çalışırdık amma anlayamazdık. Biz bu iki arkadaşa ‘’Ağlaçkalar’’ adını koymuştuk. Ne zaman bunları kafeteryada görsek ağlama süreci üzerinde iddiada bulunurduk.

Şimdilerde ise insanlar ekranlara çıkıp bir kaç cümle söyleyerek gözyaşı dökmekteler. Bu gözyaşını seyreden ülkemde bazı kişiler de birilerine yaranmak için ekranlara çıkıp göz yaşı dökmeye uğraşmasını garipsemekteyim. İnsanların en zayıf tarafı birilerinin ağlamasını görmek olduğunu düşünmekteyim. Hani bir ‘’Ağlaçka Partisi’’ kurulsa, mutlaka bu partinin başına takke giyen biri geçer, akıllardan uzak seçimlere katılsalar, büyük oy toplayacaklarına inanmaktayım. Ekranlarda ağlayan siyasilerin ağlamasını seyrederken, Üniversite kafeteryasında izlediğim o çift gelir aklıma diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>