YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







CARİ AÇIK NASIL ÖNLENECEK?
/**/ Yazar: KORAL ÇEPNİ | Tarih: 20/01/2011 | Saat: 21:22

             Hepimizin bildiği, okuduğu ve konuştuğu üzere cari açık bir ülkenin ekonomisinde tehlikeli bir faktör olabilir. Hükümet de artık cari açığın tehlikeli bir olgu olduğunu açıkça ilan etmekte ve cari açığı ülkemize gelen sıcak para ile finanse etmek yerine daha uzun vadeli, mümkün ise doğrudan sabit sermaye yatırımı ile karşılamak istemektedir. Burada daha ileri gitmeden sıcak para ve cari açık tariflerine bir kere daha bakmakta sanırım fayda vardır. Bir ülkenin cari işlemlerden elde ettiği gelirler, cari işlemlere yapılan giderlerden daha küçükse aradaki fark cari açık (cari işlemler açığı) olarak nitelenir (Bakınız: 20 Ekim 2010 tarihli Adana Fikir Platformunda “Cari işlemler Açığı ve İşletmeler için Gelecekti Riskler” yazısına). Sıcak paradan kastedilen ise, daha ziyade günlük, haftalık olarak gelen ve portföy yatırımlarına giden yurt dışından gelen paradır.

             Peki, ne oluyor da, giderler gelirlerden daha fazla oluyor? Çünkü bizler ürettiğimiz ve/veya tasarruf ettiğimizden daha fazlasını harcıyor ve/veya yatırım yapıyoruz. Aradaki farkı da ya borç alarak, ya da geçici olarak bize emanet edilen ama bir zaman sonra geri talep edilecek paralar ile kapatabiliyoruz. Dolayısı ile yapılacak şey aslında kağıt üzerinde çok basit görülüyor: daha çok üretelim, harcamaları kısalım, tasarruflarımızı arttıralım. Peki, bu işleri bir devlet örgütlenmesi çerçevesinde nasıl yapabileceğiz?

             Hükümetlerin bu konuda alabilecekleri önlemlerin başında devletin tüketimi azaltması gelmektedir. Genelde hükümetler tüketim ve yatırımlarını azaltarak ve/veya gelirlerini arttırarak, yani bütçe fazlası vererek-şimdiye kadar olduğu gibi bütçe açığı vererek değil- bu hedefe yaklaşabilirler. Sanırım tüketimde en kolay azaltılabilinecek kalem bu günkü konjonktürde savunma harcamalarıdır. Gelirleri arttırmanın en kolay yolu ise vergiyi yaygınlaştırmaktır. Maalesef iş dünyasından bir gurup hala vergi ödememekte ısrar etmektedir. Hangi gurubun vergilerini asgaride tutabildiğini her yıl açıklanan iş kolları vergi istatistikleri tablosundan kolayca almak mümkündür. Elbette hükümetlerin yapabilecekleri başka bir tasarruf alanı da gereksiz yatırımları durdurmaktır. Bunun biz Adanalılar için en güncel örneği yapılması planlanan ve hiç gerekmeyen yeni ”Çukurova havaalanı” olabilir.

             Hükümetlerin cari işlem açıklarını azaltmak için alabileceği başka bir önlem de ihracatı arttırıcı politikaları teşvik etmektir. Sanayi ürünleri ihracatının teşviki sanayisi gelişmiş ithalatçı ülkelerde genelde rekabeti bozduğu gerekçesi ile ek vergi uygulamalarına maruz kalmaktadır. Ancak sanayi dışındaki sektörlere ve/veya belli coğrafi bölgelere yönelik ek ihracatı teşvik edici önlemler alına bilinir. Türk lirasının USDolar ve Euro karşısındaki volatilitesi göz önüne alındığında, “hedging” maliyetlerinin düşürülmesi ve tüm ihracatta sigorta uygulamalarının genişletilmesi ve ucuzlatılması başka ihracatı teşvik önlemleri olarak ilk akla gelenlerdir.

             Üretimi arttırıcı desteklerin arttırılması ise hem ithalatı azaltacak, hem de ihracatı arttıracak önemli bir adım olacaktır. Burada sektörel teşvik verilmesi kanımca tüm dezavantajlarına rağmen cari işlemler açığı açısından bakıldığında doğru bir yaklaşım olarak görülmektedir. Ancak birçok kişinin iddia ettiği gibi teknolojisi yüksek ürünler üretmek, hele hele Türkiye’nin bu günkü bilim ve teknoloji potansiyeli ile yakın zamanda varılabilinecek bir hedef olmaktan uzaktır. Maalesef üniversitelerimiz istisnaların dışında henüz “bilim adamı” yetiştirebilecek bir düzeyde değillerdir. Hükümetler son yıllarda sayısal üniversite artışını, kalite artışına yeğ tutmuştur. Buna rağmen eğitimde ARGE’nin teşviki, akademiden şirket kurmaya dönüşümün kolaylaştırılması ve desteklenmesi önemlidir. Artık Türkiye’nin de parçası olduğu global ekonomide yatırımlar zaten global ölçekler düşünülerek yapılmaktadır ve ilk günden itibaren hedef pazarlar olarak global piyasalar belirlenmektedir. Bu doğru bir yaklaşımdır. Bugün için desteklenmesi gereken alan kanımca şirketlerin kendi olanakları ile geliştirdikleri ürün farklılaşması ve teknolojik innovasyonlardır.

             Hükümetlerin alabileceği başka bir önlem ise tasarrufu teşvik etmektir. Maalesef seçim kaygıları ve ülkemizdeki fakirliğin bir sonucu olarak artan bir refah hissi verebilmek için hükümetler tüketimi teşvik etmektedirler. Bu da tabii ithalatı kamçılamaktadır. Tasarrufu teşvik etmenin yanı sıra uzun vadeli tasarrufu da ödüllendirmek önemlidir. Hükümetin aldığı son munzam karşılıklarla ilgili önlemler sadece bankaların maliyetlerine dönük bir işlem olup, doğrudan halkın tasarruf/tüketim alışkanlıklarını yönlendirecek bir tedbir olmaktan da uzaktır. Artan tasarruflar faizleri düşürecek ve yatırımları daha ucuz ve yurt içinden finanse edilebilindikleri için daha risksiz bir hale getirecektir, her ne kadar Sayın Merkez Bankası Başkanı verdiği son demeçlerden birinde düşük faizlerin cari işlemler açığının artmasında da etkili olduğunu belirtmişse de. Ayrıca kısa vadeden alınacak daha yüksek vergiler sıcak para akımını da-en azından kısa vadelisini-sınırlayacaktır. Tasarrufların şirket hisse senetlerine de gitmesini teşvik etmek elbette tasarrufları arttırıcı ayrı bir faktör olacaktır. Bugün %15 kurumlar vergisi dışında, temettü veya kar payı dağıtılması halinde ayrıca %20 ek vergi alınmakta, toplam vergi oranı %35’e gelmektedir. Bu çok yüksek bir orandır ve alınan temettü tutarına göre düşürülmesi akla yakın gelmektedir. Ayrıca sermaye şirketlerinde azınlık haklarının ve azınlık pay sahiplerinin söz haklarının daha demokratik bir şekilde düzenlenmesi elzem görülmektedir.

             Cari işlemler açığına bugünden yarına çare bulmak zor görülmektedir. Ancak hükümetler bugünden yarın için önlem almaya başlamazlar ise, ilerde sorunlar çözülemeyecek bir noktaya gelebilir.

             Yarın daha güzel olacaktır.

20 Ocak 2011



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (2) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>