YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







BİR DAHA YAPMAYIN
/**/ Yazar: RECAİ ELLİALTIOĞLU | Tarih: 28/08/2021 | Saat: 20:02

Bir Daha Yapmayın!

Yıllardır ABD başkanlarının her 24 Nisan günü senatoda yaptığı konuşmasında, sözde “Ermeni Soykırımı”nı telaffuz edecek mi diye strese girip, katliam sözüne razı olup derin bir oh çekerek bayram yapan ezik bir ülke durumundan nihayet kurtulduk! Artık bu badireyi de atlattık. Önümüzdeki yıllarda tekrarlanmazsa, “canım bir kereden bir şey olmaz” deyip avunuruz. Tekrarlanırsa da vız gelir tırıs gider, nota verecek değiliz ya. Üstelik hangi notayı vermek lazım, “fa diyez” mi, “si bemol” mu, ben bilmem.

Neden bugüne kadar Demokles’in kılıcını indirmeyip, bu defa hem de önceden telefonla haber verip, soykırım ifadesi kullanıldı diye sorulabilir. Kimileri Ermenistan’ın yenilgisine engel olamadığı için gönül alma hareketi olarak yorumladı. Kimileri, üstelik de sadece, Osmanlı özentisi olanlar, Türklerin değil Osmanlı’nın suçlandığından dem vurarak yüreğimize su serpti! Ama kimse bunun bir sonraki cümlenin söylenmesi için sarf edilmiş olabileceğini, daha doğrusu olduğunu fark etmedi. Biden bir sonraki cümlesinde ne diyordu? Bir daha yapmayın.

Bir daha yapmayın. Ne alaka? Ne alaka olduğu ortaya çıktı. Yani Biden demek istiyorki: Ben sizin başınıza öyle bir çorap öreceğimki, soykırım yapmak durumuyla karşı karşıya geleceksiniz; sakın buna yeltenmeyin. Böylece öreceği çorabın da ülkemizi düzensiz göçmenlerle doldurmak olduğu anlaşılmaktadır. Peki bunu neden yapıyor, bizi hizaya getirmek ya da ders vermek için mi? Kanımca hayır. Öyle olsaydı bir daha yapmayın demeye gerek duymazdı ve de demezdi.

Amerika’yı tanımak

Amerika’yı tanımak için sadece tarihini, coğrafyasını, demografisini vs. bilmek yetmez. Örneğin, basketbol, beyzbol ve Amerikan futbolu gibi daha çok onlara özgü oyunları ve o oyunlar sırasında sergilenen taktikleri bilmek, bunları ister istemez yansıttığı dış politika stratejilerini ve bu amaçla kullandığı taktikleri anlamakta ve hatta önceden sezmek konusunda yardımcı olabilir. Bir örnek vermek gerekirse, basketbolda çok kullanılan ve çoğunlukla da işe yarayan “fake” atmak, yani yapar gibi yapmak. Böylece karşısındakini faka bastırmak büyük kazanç sağlar.

Kanımca ABD’nin, Afganistan’dan apar topar çekilmesi böyle bir şey. Yani gider gibi yaptı. Bundan sonraki hamlesi daha büyük bir güçle tekrar Afganistan’a girmek olacaktır. Bu arada batılılarla birlikte, mümkün olduğu kadar çok sayıda Taliban karşıtı Afgan vatandaşı da, çıkacak arbededen uzaklaştırılmış olacak. Nasıl bir arbede beklenebilir? Zaten şu anda öngörülen tablo, Taliban’ın, verdiği sözlerin aksine, karşıtlarına zulüm edeceği ve baş kesmeler, kurşuna dizmeler gibi eylemlerin başlayacağı ve çok vahim boyutlara ulaşacağıdır. Öyle bir durumda bunu bahane ederek Amerika geri dönecektir. Ancak, zaten Amerikan askerleri verilen tarihte Afganistan’ı terk edemeyeceği için, eğer Taliban uzatma izni vermezse, o zaman bir çatışma çıkması büyük olasılık taşımaktadır. Bu da yine Amerika’nın daha büyük bir güçle geri dönmesi için geçerli bir bahane olacaktır. Böylece asıl amacı olan İran’ı doğudan kuşatmayı sağlamış olacaktır. İran konusu önemli.

Bu satırları yazdığım şu sıralarda, biri Kabil Hava Limanının Abbey kapısı yakınında, diğeri de yakındaki Baron Oteli önünde olmak üzere iki canlı bombanın kendilerini patlatması sonucu 12 ABD askerinin öldüğü ve 15’inin de yaralandığı haberi geldi. Ardından Kabil şehri içinde iki üç yerde daha patlamalar olduğu ve toplamda 60 ölü ve 140 yaralının olduğu Taliban kaynaklarına dayandırılarak bildirildi. Daha sonra sayılar güncellendi. Ağustos sonu gelmeden bu terör hareketlerinin başlaması Amerika’nın tamamen geri çekilmekten, dolayısıyla hava limanının kontrolünü Taliban’a devretmekten vaz geçmesine güçlü bir gerekçe oluşturacak, olayların bu şekilde devam etmesi ve daha fazla Amerikan askerinin hayatını kaybetmesi sonucunda, Amerika’nın, istediğinden ya da öngördüğünden de kuvvetli bir bahane doğmuş olacaktır.

Bu terör olaylarını DAEŞ üstlenmiş olsa da başka senaryolar da geçerli olabilir. Amerika’nın gitmesini istemeyenler, örneğin, ülkenin Peştun’ların eline geçmesini istemeyen diğer Afgan gruplar veya ABD güçlerinin çekilmesiyle kendilerini ihanete uğramış olarak gören Taliban karşıtları, ya da ülkeyi terk etme ümidi kalmayan Amerikan işbirlikçileri gibi toplulukların arasından çıkması söz konusu olabilir. Amerika henüz bu saldırıları DAEŞ’in yaptığını teyit etmedi ve yapanları avlayacaklarını ilan etti. Ancak teröre boyun eğmeyeceklerini ve bu olayların Afganistan’dan ayrılma planlarını değiştiremeyeceğini ifade etseler de olası yeni terör saldırıları sonucu ölen Amerikan askeri sayısının artması durumunda acaba bu kararlarını değiştirmezler mi? Bunun için 1 Eylül’ü bekleyip görmek lazım.

Amerika’nın Planı: Hedef İran mı?

Amerika bir yandan göçmen krizi yaratarak Türkiye’yi, diğer taraftan iç savaşa sürüklenmesine yol açarak Afganistan’ı istikrarsızlaştırmakla ne gibi bir yarar sağlamak amaçlıyor diye sorduğumuzda bu iki ülkenin İran’a komşu olması dikkatimizi çekiyor. Bir diğer komşu ülke olan Irak da perişan vaziyette ve zaten Amerika’nın istediği zaman girip çıkabildiği bir toprak. Dolayısıyla İran’ı kuşatmak gibi bir niyeti varsa, ki kanımca var, İran’a yardım etme olasılığı bulunan çevre ülkeleri sindirmesi gerekir, ki görünen tablo da bu. Amerika’nın, asıl amacı olan Çin’le mücadelesine odaklanabilmek için, diğer sorunları aradan çıkarmak istediği anlaşılıyor. 

Amerika’nın kitle imha silahlarına sahip olan veya sahip olma niyeti olan kendisine tehdit saydığı üç ülke Irak, İran ve Kuzey Kore’den, önce Irak’ı devre dışı bıraktı, sonra Kuzey Kore’ye başkan Trump, benim masamda daha büyük düğme var dedi. Bir yandan da Kuzey Kore’nin Amerika’yı vurmak için atacağı bir atom başlıklı füzeyi havada imha etmek amacıyla Alaska’da 300 kişilik 7/24 tetikte olan bir ekip, radarlarıyla ve yeterli sayıda Patriot füzeleriyle karşılama töreni için hazır durumda bekliyor. İran ise bir yandan uzunca süredir uygulanan ambargolara, ülke dışındaki banka hesaplarına el konmasına ve yapılan nükleer anlaşmaya rağmen, tanınan sınırların üzerinde uranyum zenginleştirmiş olması dolayısıyla atom bombası yapma yolunda geri adım atmamış görüntüsü vermektedir. Hatta bazı uzmanlar hali hazırda İran’ın atom bombası üretmiş olabileceğini ileri sürmektedir. Amerika bunu çok yakından izlemekte ve bir yandan İran’ı vurma planları yaparken bir yandan da savunma yönüyle ilgili planlar yapıyor. Örneğin, Romanya’ya Patriot füzeleri yerleştiriyor, ki bunun pek etkili olmayacağını görüyor. Amerika’nın asıl istediği, savunma füzelerini Gürcistan topraklarında kurmak, ki böylece İran’ın atacağı füzelere daha yakın bir noktada konuşlanarak Amerika’ya yönlendirilmiş İran füzelerini “boostphase” safhasında, yani füze çıkıştayken yakıtı bitmeden önce, hatta mümkünse İran hava sahasını terk etmeden vurmak. Zira vurulan füze atom başlıklıysa ve bomba patlarsa o sırada hangi ülkenin üzerinde seyrediyorsa radyoaktif kül yağmuru ve radyasyona maruz kalacaktır. Gürcistan seçeneği mümkün olmayınca yine yakın civarda yani Karadeniz’in doğusuna gemilerini gönderip, İran füzesini gemiden atacağı füzelerle havada vurmak planı devrede gibi gözüküyor. Savaş gemilerini boğazlardan geçirmek istemesinin sebebi bu olsa gerek.

Bu arada, eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedi Nejat’ın ağzından bilinçli olarak sarfedilen ve hiçbir zaman geri alınmayan “İsrail’i haritadan sileceğiz” sözünün yutturulması için İsrail’in Amerika’ya yaptığı sürekli baskıyı da unutmamak gerekir. Zaten, İran’ın desteklediği Hizbullah örgütüyle mücadelesini, Suriye’de, Irak’ta ve Lübnan’da etkili bir biçimde sürdüren İsrail, körfez ülkeleriyle de yapmış olduğu anlaşmalarla hazırlıklarını tamamlamış ve her fırsat buldukça İran’ı tahrik etmekten çekinmemekte, Amerika’nın İran’a saldırmasını sağlamak üzere kışkırtıcı girişimlerini gittikçe arttırmaktadır. Dolayısıyla hedefte İran var ve Amerika da İsrail’le uyumlu olarak çevre düzenlemelerini yapmaya devam ediyor. “Home-Run” veya “Touch-Down” yapması da yakındır.

Prof. Dr. Recai Ellialtıoğlu



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Istinye Üniversitesi, Ekonomi ve Politika Araştırmaları Merkezi - EPAM Bülteni)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (4) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>