YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

KASABININ BIÇAĞINI YALAYANLAR!..
/**/ Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 25/05/2016 | Saat: 09:50

Ülkemizin iç ve dış sorunları yığınla ve karmakarışık olmuş durumda.   Sanki ucu içine kaçmış yün yumağı gibi, hiçbir çözüm üretilemeyecek konuma gelmişiz.

Bu durum bizler de öncelikle şaşkınlık, arkasından umarsızlık ve sonunda da kızgınlık duyguları yaratıyor.  Kızgınlık içinde de sorumluları aramak ve bulmak, bulursak da sorgulamak istiyoruz.  Kendimizi insafsızca sorumsuz kılarak sorumluluk adına aradıklarımız ise muhalefet partileri ve özelliklede liderleri.  Kısacası Kılıçdaroğlu ve Bahçeli!

Kılıçdaroğlu, ben başta olmak üzere hepimizin hedefi haline gelmiş durumdadır.  Ama her olan bitenden onu sorumlu tutmakta acaba çok haklı mıyız?  Belli ki, o da bunun farkında ve TOBB genel kurulunda ‘Her şeyin sorumluluğunu ve vebalini bana bırakamazsınız’ demişti.

Kemal Kılıçdaroğlu, Anadolu’nun zorluklarını yenmeyi başararak okumuş, devlet katında baştan başlayarak önemli görevlerini alnının akı ile tamamlayarak emekli olmuş bir bürokratımızdı.  Sosyal demokrasiye inancı ile parti üyesi olmuş, milletvekili seçilmiş, sakin ve saygın bir CHP olarak tanınmıştır.  Hesap uzmanlığı deneyimleri sonrası siyasette ünlenmiş bazı kişilerin mali yapılarını kendince irdeleyerek ünlendi.  Derken, adı İstanbul Belediye Başkanlığı için geçince, hayır demedi ve akıntıya karşı kürek çekmekten kaçınmadı.  Sonunda seçilemedi ama beklenenin üstünde bir oy potansiyeli yakalayarak ününe ün kattı parti içinde.

O sırada ülkemizi biçimlendiren rüzgârlar yeniden şiddetlenmişti.  Çok yıllar önce, ünlü gökdelenlere çarparak akıl almaz faciaya yol açan iki uçak sonrası esmeye başlayan bu siyasi rüzgâr; Orta Doğu sınırlarını yeniden çizmek, doğal kaynaklara hepten el koymak ve kıyıcı bir anlayış geliştirmeye başlayan İslamiyet için ılımlılık havası yaratmayı hedeflemişti.  Kilit ülke olarak seçilen Türkiye’nin o dönem koalisyonla yönetici konumunu paylaşan siyasi liderleri, bu proje için uygun görülmemişlerdi.  Bir büyükşehir belediye başkanı o yılların büyükelçisine göre biçilmiş kaftan bulunmuş ve proje için hazırlanmaya başlanmıştı.  Bu hazırlıklar sürerken, zaman kaybetmemek için koalisyona son vermek görevi de nedendir bilinmez (!) Sayın Devlet Bahçeli’ye düşmüştü.

Hükümet düşer düşmez, yeni kurulan oluşumu kucaklayan bu rüzgâr,  AKP adlı siyasi partiyi iktidara taşımıştı.  Ancak bir sorun vardı, yeni lider milletvekili yeterliliğine sahip değildi.  Bu görevi de büyük muhalefet partisine verdiler ve nedendir gene bilinmez (!) Sayın Deniz Baykal konuya el atarak sorunu şıp diye çözüverdi.  Böylece proje için hazırlanmış yeni siyasetçinin önü açıldı ve sorumlu konuma taşınmış oldu.

Fakat gene bazı pürüzler çıkmıştı ortaya.  Muhalefetten gereken destek alınamıyor, beklenen kolaylıkları sağlamayan Deniz Baykal ve MHP içinden de on kadar siyasetçi estirilen rüzgâra karşı deyim yerinde ise ayakta işemeye (!) çabalıyorlardı.  Sorunu birkaç tane kaset çekimi ile hemencecik çözümlediler.  Deniz Baykal CHP’den ve on kadar Bahçeli muhalifi MHP’den gönderildiler.

İşte CHP de bu rüzgârdan o sırada ikinci kez nasibini almış olmuştu.  İlkinde Deniz Baykal aracılığı ile yeni lideri parlamentoya taşıtanlar, şimdi de Deniz Baykal’ı saf dışı bırakarak CHP için yeni bir genel başkan yaratmalı idiler.  Buldular; eli ayağı düzgün, bürokratik deneyimi ve devlet terbiyesi olan, okuryazar takımından Kemal Kılıçdaroğlu, kişisel şaibe taşımayan yapısı ile bu göreve atandırıldı.   Lider yapılı değildi ama düzgün adamdı.   Bu şimdilik yeterli bulunmuş ve koltuğa oturtulmuştu.  Muhtemelen kendisi de hazır değildi yeni makama.

 Hakkını yemeyelim, Kemal Bey makamının hakkını verdi.  Partisini aldığı düzeyde muhafaza edebildi ve hatta geçirdiği beş altı seçime karşın, kendilerine ayrılan % 25’lik kontenjandan aşağı düşürmedi.  Gün geldi esti gürledi ise de, efendilikten asla taviz vermedi.  Ağzını bozmadı kendisine yöneltilen aşağılamalara karşı taraftan gelen.  Çelebi olgunluğu ile karşıladı ve kendisine uygun görülen Gandi havasından ödün vermedi.  Ama partisini de iktidar yapabilmek için yeterli beceriyi gösteremediğini söyleyenlere karşı, birkaç kez liderlik seçiminden galip çıkabildi.  Aslında çok bir şeyler yapmasına gerek yoktu; yaptığı yanlışlar ki, başta cumhurbaşkanlığı seçimi ve meclis başkanlığı seçimi gibi hatalar kendisi dışında oluşmuş ve esen rüzgârla gelişmişti.  Esen rüzgâr, bu nedenle gene kendinden yöne eserek her kurultayda lehine çevirmişti oyları.

Hatta yeni şeyler yapmak adına CHP için Brüksel’de ve Washington da ofisler açtırdı Kemal Bey.  Rüzgâr yaratıcıları da alkışladılar üstelik.  Böyle zararsız ama yararsız çalışma ofislerini beğendiklerini yazdırdılar kendi medyalarında.   Sayın Kılıçdaroğlu arada oralara giderek gerek Avrupalı ve gerekse Amerikalı siyasetçilerle memleket meselelerini konuşur olmuştu ki, özellikle iç siyaset yönünden doğru davranışlar olarak görünüyordu!

Şimdi gene eleştiriler var Kılıçdaroğlu için ki, ben de bunlara katılanlardanım.  Ama biliyorum, bu konuma kendisi liderlik savı ile gelmedi ve fıtratında da siyaseten partiyi alarak iktidara taşıyacak maya yok.  Ne yapsın, bir rüzgâr onu buraya sürükledi ve şimdi de kendisi onurla anılır olabilmek için biraz değil, çok çaba gösterse de olmuyor işte.  Ne göğe ve ne de yere yaranamadı.  Çekip gitmeyi de zamanında düşünemedi liderlik havasına kendisini kaptırdığından.  Keşke yeterince başarılı olamadım, demokrasi adına partim için bir gelenek başlatıyorum ve makamımı yeni bir siyasetçiye bırakıyorum demek basiretini gösterse idi.  Aslında bu niteliği belki vardı ama herhalde gene rüzgârın yeni bir dolduruşuna geldi diye düşünüyorum!

Zamanında bir siyasetçiden dinlemiştim, mealen aktarıyorum.  Sayın Tayyip Erdoğan’ın yükselişi kontrol edilemez noktaya evirilmeye başladığında, bazı kıdemli siyasetçiler merhum Süleyman Demirel’e yanaşmışlar ve; “Bize bir isim söyle, etrafında toplanalım ve Tayyip Bey için karşıt olalım!” demişler.  Demirel, yılların siyasetçisi ve durumu yaratan rüzgârın gücünü bilebiliyor; “ O konumda tutulduğu sürece onunla uğraşmayın!” demiş. 

Bu yanıttan tatmin olmayarak yüzüne aval aval bakan siyasetçilere tebessüm ederek yeni bir vecizesi olacak tümceyi söylemiş; “Sözün tamamı aptallara söylenir!”

Bu köşeye ilgi duyan AK-ŞAKA okurlarımın asla aptal olmadıklarını bildiğinden, yazımın başlığı olan “Kasabının bıçağını yalayanlar!” vurgusunun takdiri de okurlarımındır!..

                                                                                                  Erdal Akalın (22.05.2016)



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (1) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>