YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

Vize Serbestisi Bir Başka Bahara Kaldı!..
/**/ Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 13/05/2016 | Saat: 11:19

Vize Serbestisi Bir Başka Bahara Kaldı!..

Göçmen krizi sonrası AB ile Türkiye arasında ortaya çıkan sorunları çözümlemek için birkaç toplantı yapılmıştı.  Sonunda varılan ortak karar uyarınca, sığınmacıları ülkemizde kalacaklar, ancak AB tarafından 6 milyar avro tutarında bir yardım sağlanarak Türkiye’nin sığınmacı göçmenlerin yaşam koşulları için yapılacak iyileştirmelerine katkı sağlanacaktı.

Bunun yanında da AB ülkeleri belirli sayıda ve kendilerince seçilmiş göçmenleri ülkelerine kabul edecekleri gibi, Türk İnsanı için vize serbestliği sağlayacaklardı.

Vize serbestliği için AB’nin bazı çekinceleri vardı ki, bunu da 72 maddelik bir yasal talep listesi ile hükümetimize bildirmişler ve karşılıklı mutabakat sağlanmıştı.  Bu maddeler arzu edilen şekilde düzenlenirse, Mayıs sonu veya Haziran ayı başında vize sorunu çözümlenmiş olacaktı.

Beklenen oldu ve Türkiye beş önemli maddeyi parlamentosundan geçiremedi. Özellikle AB tarafından önemsenen terör olgusu ve kişisel bilgilerin gizliliğini kabul maddeleri ile ilgili yasal koşullar sağlanamadı.  AB için bahane yaratılmıştı.

AB Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, bu gerekçeler ile vize muafiyeti konusunun şimdilik geri bırakıldığını resmen açıkladı.   Ekim ayı için belki diyerek!

İtiraf etmeliyim ki, yıllardır söz konusu olan Türkiye’nin AB üyeliğine kabulü konusu için kişisel kuşkularım hep olmuştur.  Zaten Almanya Şansölyesi ağzından Türkiye’nin AB için tam üye değil, özel konumlu bir üye olabileceği açıktan belirtilmişti.

AB, tam yetkili AB üyesi olacak Türkiye’yi içinde barındırmaktan temelden kaçınmaktadır. Zira 80 milyona yaklaşan nüfusu ile Türkiye, AB Parlamentosu’nun en fazla sandalye sahibi ülkesi olabilecek ve güçlü bir oy potansiyelini elinde tutabilecekti.  Ağababa Avrupa ülkeleri için bu kabul edilebilir değildi.

AB Parlamentosu içerisinde en güçlü konuma geçecek Türkiye, AB fonlarından en fazla kredi kullanacak ülke olacaktı ki, özellikle tarım yardımı fonlarını ağırlıklı olarak kullanabilecekti. Bu kolaylık AB ülkeleri için sorun olmakta ve kendi vatandaşlarından toplanan vergiler sonrası sağlanan fonların Türkiye’ye akacak oluşu içlerine sinmemekte idi.

Bunlara ek olarak ülkeler arası serbest dolaşım hakkını elde edecek Türk vatandaşlarını kucaklamaya hazır değildiler.  Özellikle İslâmofobi rüzgârları eserken ve İslam kökenli terör örgütleri sorun yaratmakta devam ederken, serbest dolaşım da ne ola ki diye düşünüyorlardı.

Üstüne üstlük, yıllar önce Gümrük Birliği anlaşmasının kendi ülkesi için çok yararlı olmayacağını ve hatta zararlı olabileceğini bilerek bir şekilde nasılsa imzalamış olan Türkiye’yi, şimdi de tam üye yapmanın da zaten ekonomik bir getirisi olmayacaktı.     

Kaldı ki, Türkiye ekonomisi yönünden de ciddi yapısal sorunlar barındırmakta idi.  Büyümesi % 4-5 bandında kalakalmış, enflasyon oranı % 8-10 dolaylarında gezen, işsizlik oranı ise % 10’nun üzerinde olan bir ekonomik bünye, AB için çok arzulanan bir konumda değildi.

OECD ülkeleri arasında üretkenlik yönünden sonlarda yer alan Türkiye, cari işlemler kalemi devamlı açık veren yapısı ile sorunlar getirebilirdi AB için.  Üstelik sürekli açık veren bütçesini kaynağı kuşkulu kayıt dışı kaynaklarla finanse etmekte olması, AB yönünden anlaşılır olmaktan çıkıyordu.  Ekonomisi belirsizliklerini koruyan Türkiye, AB üyesi olarak kurulu sisteme sıkıntılar doğurabilirdi.

İşte şimdilik akıla gelen bu olumsuzlukları alt alta koyunca, AB için tam üyeliği asla düşünülmemiş Türkiye’nin vizesiz serbest dolaşım hakkı elde etmesi çok arzulanmamış, göçmen krizi baskısı ile kabul edilmek zorunda kalınmış bir yaklaşımdı.  Türkiye de yapacağız dediği 72 maddelik yasal çözümleri üretemeyince, AB için vize serbestliği ön kararından geri adım atmak fırsatı böylece kendiliğinden doğmuştu.

Evet, şimdi vizesiz dolaşım başarımız (!) sonbahara, yani gelecek bahara kalmış oldu!..

***

Konuya AB Parlamentosu Başkanı Martin Schulz girince aklıma bir kişisel anım geldi.  Sizlerle paylaşmak istiyorum.

Martin Schulz, birkaç ay önce Kıbrıs Adası ziyaretinde, Rum ve Türk gençlerle bir araya gelerek, iki toplumun kaynaşması için bir önerisini seslendirmişti.  Şu mealde konuşmuştu; “Gençler, bir araya gelin, arkadaş olun, dostluklar kurun, hatta birbirinize âşık olarak evlilikler yapın.  Böylece Rum ve Türk halkını birleştirirsiniz!”

Bu güzel öneri, beni yıllar önceye götürmüştü.  1969-70 yılları Türk -Yunan ilişkilerinin hayli limoni olduğu bir dönemdi.   Bu nedenle Yunanistan öksürse, benim içinde yer aldığım alayımız Meriç Irmağı kenarına konuşlanırdı.  Sanırım karşıya ilk geçen ve köprübaşı olacak birlik bizim ki idi.

Gene böyle hareketli bir günün akşamı birliğimiz hazırlıklarını yapmış, muhtemelen gece gelecek emirle sabah Meriç üzerinden Yunanistan topraklarına geçmek için tetikte bekliyorduk.  Akşam yemeği sonrası oturduğumuz subay çadırından bazı arkadaşlar helalleşmeye bile başlamışlar, ortam gergin bir havaya bürünmüştü.   Ben, şakacı ve esprili yapımı kendimce kamçılayarak ortamı yumuşatmak için ayağa kalkmış ve çadırdaki subay arkadaşlarımı şöyle uyarmıştım; “Unutmayın, Aliki Vuvuylaki benim!”.

Bu espri sonrası gerilen sinirler boşanmış, kahkahalar ile alkış tufanı başlamıştı. Özetle demem odur ki; Martin Schulz’un yıllar sonra önerdiği, dost olun, âşık olun ve evlenin ki, toplumlar kaynaşsın öğüdünün mucidi, galiba ta o yıllar da ben olmuştum. 

Buna ileri görüşlülük bile diyebilirsiniz!..

                                                                                              Erdal Akalın (12.05.2016)



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (1) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>