YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







YILDIZLARARASI YOLCULUK, TARİHİ MİRASLAR, TOPLUMSAL FARKINDALIK
Yazar: ZEHRA BULUT | Tarih: 14/12/2014 | Saat: 23:19

Bu ay ülkemizde vizyona giren Yıldızlararası / Interstellar filmi İngiliz astrofizik profesörü Stephen Hawking’in son 10 yıldır gündeme getirdiği insanlığın kitlesel bir felakete karşı soyunu sürdürebilmek için uzaya yerleşmesi gerektiği tezinin daha ciddi ve bilimsel açıdan değerlendirilmesi ve sorgulanması gerektiğini ortaya koymuştur. Uzaya insan gönderme çalışmaları Amerika ve Rusya arasında bir güç gösterisi gibi algılansa da, esasen dünyanın ve güneşin miladını doldurması riski karşısında soyumuzun devamını sağlamak, gezegenler arası kolonizasyon, meteor çarpması halinde tüm canlıların yaşadığı biyosferi kurtarmak, diğer gezegenlerde var olan sınırsız zenginlikte kaynaklara ulaşmak, ekosisteme zarar vermeden insanlığın yayılmasını sağlamak, dünyayı insanlığın zararlı etkilerinden kurtarmak gibi bilimsel amaçlarla da yapılmaktadır.

Çok yüksek maliyetlere katlanılması gereken uzaya yerleşme, koloni kurma gibi planların bugünün ekonomik ve teknolojik şartları çerçevesinde ancak 200 yıl gibi bir süreyi gerektirdiği bilim ve uzay araştırmaları otoriteleri tarafından kabul edilmektedir. Uzay araştırmaları bilimsel kurulları uzun zamandan beri, gerek medya, gerekse film sektörü kanalıyla insanlığı görsel, düşünsel ve psikolojik olarak uzay turizmini, gezegenler arası kolonizasyonu sorgulamaya hazırlamaktadır.

Dünya Uzay Araştırmaları merkezi 200 yıl sonra dünyada gerçekleşmesi muhtemel risklere karşı bir yandan yüksek maliyetli bilimsel çalışmalar yapmakta, bir yandan da olası risklere karşı insanlığı hazırlamak amacıyla yaptığı araştırmaları ve elde edilen gelişmeleri her tür görsel ve işitsel yayın aracılığıyla insanlığın bilgisine sunarak farkındalık yaratmakta, bir şekilde soruna ve çözüme dolaylı bir kanalla  da olsa dahil etmektedir.

Ülkemizde tarihsel yolculuğumuza bakacak olursak geçtiğimiz hafta gündeme taşınan “Osmanlıca’nın bütün liselerde okutulması uygulamasına başlanacağı” açıklamalarına  kamuoyundan gelen tepkiler üzerine, seçmeli ders olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Tepkiler üzerine konunun irdelenmesi sonucu Osmanlıca’yı öğretecek  uzman eğitmen olmamasının yanı sıra, bu konuda eğitim görmek isteyen talepkâr ve meraklı öğrenci olması gerektiği gerçeği ortaya çıkmıştır.

Osmanlıca öğreniminin tedrisata eklenmesinin altında yatan temel nedenler araştırılmadan, uygulamadan etkilenecek, tarafı olacak kesimle, vatandaşla paylaşmadan, saha çalışması yapmadan, düşünülen düzenlemeyi deklere edip, tepkiler üzerine değişiklik yapmak kendi tarihimizi ve insanımızı okuyamamak anlamına gelmektedir. Diğer yasal düzenlemelerde ve uygulamalarda olduğu gibi, toplumsal mutabakattan uzak, paydaşları dahil etmeyen bu uygulama ve yönetim biçiminin kısa ve uzun vadede işlerlik kazanması ve başarılı olması mümkün değildir.

Türkiye’de AB mevzuatına uyum yasaları kapsamında oluşan kurumların sayısındaki artış nedeniyle yasama ve yürütme sürecinde çok başlılık ve bilgi kirliliği yaşanmaktadır. Yasalaşma faaliyetinin ve buna bağlı düzenlemelerin toplumda benimsenmesi için, düzenleme hakkında uzman kişiler tarafından sağlam bir teorik temele dayalı çalışma yapılması, sahadaki fiili durum da değerlendirilerek rapor hazırlanarak karar alma mekanizmalarına yol gösterici olunması gerekmektedir. Bilgi kirliliğiyle, eksik bilgiyle doğru kararlar almak mümkün olmadığı gibi, bu kararlardan olumlu sonuç almak ve hedefe ulaşmak ta mümkün değildir. Ayrıca, iktidarın icraat sürecinde devlet teamülü ve icraatlarda devamlılık ve kurumsallığı hiçe sayan, yerleşmiş ve toplumca benimsenmiş, olumlu  yasal düzenlemeleri, icraatları hiçe sayan, alt yapısı, temeli olmayan marjinal, sürekli ve plansız değişiklikler toplumca benimsenmemekte, tepkilere yol açmaktadır.

Herhangi bir yasal düzenleme yapmadan önce yapılması planlanan düzenlemenin toplumda ve düzenlemenin tarafı olacak kesimlerde oluşacak muhtemel etkilerinin analiz edilmesi ve bu konuda saha çalışması yapılması gerekmektedir. Hükümetin, parlamentonun uygulanması düşünülen düzenlemeyi hayata geçirip geçirmemeye karar vermeden önce gerekli çalışmayı yapması, tüm verileri toplayarak, güvenilir bir analiz raporu hazırlatması zorunludur.

Ülkemizde bu bağlamda bu tür analizlerde işlerliği sağlayacak ve kamuoyunu aydınlatacak kapsamda bir çalışma yapılmamaktadır. Düzenleme yapılması düşünülen konularda detaylı bir analiz raporu ile belgelendirilecek çalışmaların kamuoyu ile paylaşılması çok büyük önem arz etmektedir. Bu tür analiz yapılırken geleneksel hiyerarşik ve bürokratik yapılanma ile bağlı kalmaksızın yeniliklere, yaratıcı düşüncelere ve değişik kesimlerden farklı fikirlere açık, sorumluluk paylaşımı üzerine kurulu işbirliğine ve takım çalışmasına uygun bir organizasyon anlayışıyla çalışmak gerekmektedir. Bu organizasyon şemasına uygun olarak analizci uzmanların uygulamanın sonuçları hakkında tam fikir verebilmeleri için saha çalışması yapmaları, yerinde incelemelerde bulunarak uygulayıcılardan destek almaları gerekir.

Çağdaş demokrasilerde benimsenen birlikte çözüm üretme, saha çalışması yaparak paydaşları sorunun çözümüne dahil etme yönteminin toplumun yapılacak düzenlemeyi içselleştirmesi ve karar alma sürecine dahil olması bakımından ne kadar isabetli ve önemli olduğu tartışmasızdır.

Ülkemizde toplumun tüm katmanlarının çözüm sürecine dahil olması, yasal düzenleme ve uygulamaların toplum tarafından benimsenmesi ve kalıcı olması açısından bu esaslara dikkat edilmesi ve bir sistem dahilinde uygulanması gerekmektedir.

Uzay turizmi, gezegenler arası koloni transferi gibi masraflı ve komplike projelerdeki süreçlerle kıyaslanmasa da, ülkemizde yapılması düşünülen düzenlemelerin ancak üzerinde bilimsel, istatistiki ve paydaşların taraf olmasını gerektiren bir saha çalışması yapılıp, konuyla ilgili bilgilendirilen toplum tarafından sahiplenilmesi halinde başarıya ulaşmasından söz edilebileceği bir gerçektir.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (1) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>