YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HER CANLININ YAVRUSU GÜZEL OLUR
/**/ Yazar: HAMİT SERBEST | Tarih: 04/10/2014 | Saat: 13:11

Gerçekten de her canlının yavrusu güzeldir, ne olursa olsun. İster hayvan, ister insan farketmez. Hele yeni doğmuşsa… Saftır, tertemizdir… Bir o kadar da korumasızdır.

Korunma içgüdüsünün verdiği bir kaç uyarı dışında sakınacak herhangi bir şey olabileceğinin farkında değildir.

Yetişkinler için birkaç ay kısa bir süre olabilir ama yeni doğan bir bebek için günler hatta saatler bile uzun bir zamandır. Ve bu süre boyunca o yavrunun çevresiyle iletişim kurabilmek için yapabileceği tek bir şey vardır: ağlamak...

Çevresiyle iletişim kurabileceği günler gelinceye kadar ihtiyaçları da çok sınırlı, sadece dört tane. Birincisi karnını doyurma, ikincisi bağırsaklarını boşaltma, üçüncüsü uyuma ve dördüncüsü de bunlar için uygun çevre koşullarına sahip olma. Sadece dört işlem…

Yavrucak, acıkır, ağlar; altını kirletir, ağlar. Uyku saati geçer, ağlar. Karnını doyurmak, altını temizlemek, uyutmak mutlaka gereklidir ama yeterli değildir. Hani o “uygun çevre koşulları” var ya onun en önemli parçası “sevgi”dir.  Bebeciğin isteyeceği en önemli şeydir; sadece sevgi, yani sevildiğini hissetmek.

O saf, temiz, günahsız yavruyu sevmek, sevebilmek aslında çok büyük bir ayrıcalık. Gerçek karşılıksız sevgi bu işte. Çünkü, onun bu haliyle size verebileceği hiç bir şeyi yok! Buna rağmen hiç bir karşılık almayacağınızı bilerek o yavruya sevgi verebilmek ve bundan mutluluk duyabilmek...

Bebeğin ağlaması bu dört işlemin eksikliğine işaret eder. Yani derdini anlatmak için ağlar, ama çoğunlukla da kimseye derdini anlatamaz. Bildiği başka bir şey de yok...

Ne kadar büyük bir çaresizlik değil mi!

Ağlayan bebeğe insanların tepkisi de niye ağlıyor ki demek!

Bebek için doğumdan sonra duyacağı, hissedeceği her şey onun için yeni olacaktır, çünkü annesinin karnında geçirdiği 9 ayda öğrendiklerinden çok farklıdır. Hani birisine kızınca “dünyadan haberi yok” dersiniz ya, işte tam bebeklere uygun bir söz. Yavrucakların dünyadan haberleri yok. Örneğin, sıcak bir günde odaya giren hafif bir esinti bizim hoşumuza gidebilir, ama o yavru için yeni bir bilgidir. Haliyle yadırgayacaktır ve belki de korkacaktır. Bu örnekleri istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz...

Peki, nasıl öğreniyorlar?

Bir düşünün; bebek dünyaya geldiği anda kronometreyi çalıştırmış olsak ilk bir saatteki yaşı ne ise ikinci saatin sonunda bu yaşı iki kat artmış oluyor. Günleri de benzer şekilde düşünün, birinci gün, ikinci gün, dördüncü gün, sekizinci gün,… yaşı ikiye katlanarak artıyor.

Çocuk doktorları gün-gün, hafta-hafta bebeğin boyu, kilosu ne olmalı söylüyorlar. Tabii bunlar en kolay öngörülebilecek hususlar…

Ama ya öğrenme süreci?

Yani ikinci gün veya ikinci hafta sonunda ilk günde veya ilk haftada öğrendiklerinin iki katını bilmektedir diyebilir miyiz?

Hiç sanmıyorum! Çok daha hızlı olsa gerek.

Bebeklerin ilk günleri, haftaları öğrenme yeteneğinin çok hızlı geliştiği bir dönem olmalı. Bu dönemde belki de bildiklerinin bin, on bin katı veya daha fazlasını öğreniyorlar.

Bebeklerin ilk 40 gününe verilen özel önem de belki bundan kaynaklanıyor. Bunun bizim toplumumuza özgü, eskilerden gelen biraz da hurafeyle karışık bir ritüel olduğunu düşünürdüm. Ama “Google”dan öğrendim ki, diğer toplumlar da ilk 40 güne veya ilk altı haftaya özel bir önem veriyorlar. Tıpkı evrenin oluşumunu anlatan “Büyük Patlama Teorisi”  gibi bir bebeklerde “ilk 40 gün” teorisi geliştirmiş insanoğlu. Sıfır bilgiden başlayarak hayatın devamı için gerekli olan uyum sürecini yürütebilecek yetkinliğe erişmekte bebekler...

Doğum olayının muhteşemliği bir yana, bebeğin ilk 40 gününden itibaren gösterdiği gelişmelere de akıl erdirmek zor. Bir yaşına geldiğinde yürüyebilen, konuşabilen, söylenenleri anlayıp kendince tepki verebilen bir birey olması inanılmaz bir gelişme. Çaresizlik döneminden sosyal bir varlık olmaya geçişinin bu kadar kısa sürede olabilmesi hayranlık uyandırıyor...

Bebek büyüdükçe çevreye olan ilgisi tabii ki artacak ve gördüğü her şeyi öğrenmeye çalışacaktır. Öğrendiklerini sürekli  kayıt altına alacaktır, tıpkı bir bilgisayar hafızası gibi. Öğrendikçe ihtiyaçları çeşitlenir ve artık sadece dört işlem gerektiren basit bir “problem” olmaktan çıkar...

Ancak, bebeğin büyüdükçe anne ve babasına, çevresine ne gibi sorunlar yaşatacağını kestirmek imkansız. Dolayısıyla, ne kadar karmaşık bir “Problem” haline geleceğini öngörebilmek zor. Ancak, ne kadar karmaşık olursa olsun “problem” çözümünde değişmeyen bir şey var ki o da sevgi...  

Bebeği kucağınıza almak, öpmek, koklamak sevildiğini anlatmak için yeterli olabilir. Ama büyüdükçe sevdiğinizi göstermek için daha başka şeyler yapmanız gerekecektir.

Tabii, sevgiyi eksik etmeden...



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (2) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>