YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







TÜRKİYE NEREYE KOŞUYOR?
/**/ Yazar: KORAL ÇEPNİ | Tarih: 08/05/2014 | Saat: 15:44

Koral Çepni

                                   TÜRKİYE NEREYE KOŞUYOR?

            Daron Acemoğlu ve James A. Robinson’un yazmış oldukları “Why Nations Fail”, Niye Milletler Başarısız adlı kitabının içeriğini Türkiye genelinde değerlendirmek istedim. Acemoğlu/Robinson kitaplarında özetle milletleri başarılı kılan faktörün oluşturabildikleri sağlıklı kurumlar olduğunu, aksi takdirde ülkelerin fasit daireler içerisinde anarşi ve kaosa sürüklendiklerini ifade ediyorlar. *          

             Türkiye’nin ekonomik büyümesi 6 Eylül 2013 tarihli “Ekonomi Yönetimi Ne Ölçüde Başarılı” başlıklı gene bu sitede paylaşılan değerlendirmeye göre 2003-2007 arası %7 ortalama büyüme ile gayet başarılı, 2008-2012 yılları arası ise ortalama %3 ile başarısız olarak yorumlanmıştı.

             Başarısızlığın nedenlerinin başında kanımca sadece olumsuz dış ekonomik etkiler ve içerde uygulanan yanlış ekonomik politikalar değil, ekonomik ve politik karar vericilerin ihale ve özelleştirmelerde, medya ve yargıya karşı takındıkları tavır da önemli bir rol oynamıştır.

             Son 5-6 yılda yapılan devlet ihale ve özelleştirmelerin önemli bir kısmı genelde iktidara sempatik bakan veya en azında iktidara antipatik bakmayan kuruluşlar tarafından alındığı bir gerçektir. İster savunma sanayi, ister medya, ister ise gayrı menkul sektöründe olsun, bu olgu varlığını sürdürmüştür. Yanlış uygulamaları gözler önüne getirecek gerçek bağımsız bir medya gittikçe gücünden kaybetmiş, bağımsız yargı ise yanlış idari kararları tersine çevirecek bir konumdan gittikçe uzaklaşmıştır. O vakte kadar ülkenin zenginliğinden yeterince pay almadıklarına inanan ve bu yüzden de baştaki iktidarı destekleyen çevreler böylelikle zenginleşme ve varlık pastasından daha fazla pay alma şansına sahip olmuşlardır. Bu şekilde düzenlenen bir ekonomik model, var olan devlet olanaklarının sadece belli bir çevrenin menfaatine göre paylaştırılması ekonomideki rekabet ve verimlilik değerlerinin göz ardı edilmesine neden olmuştur. Zira artık bir ihale almak, bir özelleştirmeyi kazanmak için o işi en iyi, en ucuza, en karlı bir şekilde yapabilmek değil, belli bir çevreden gelmek daha ön plana çıkmıştır. Bu gelişmenin sonucu olarak da ister istemez toplumda rekabet ve verimlilik skalasının düşmesi ile ekonomik büyüme de düşmüştür. Bu gelişmenin yanı sıra kimi kesimlerin vergi inceleme ve cezaları ile sindirilmeye çalışılması,  bağımsız yargının ise bu gelişmelere set çekememesi sonucunda ekonomik birimler yatırımlarında kendilerini geri çekmiş, ciddi yatırım gerektiren yeniliklerden kaçınmışlar, meydanı başkalarına bırakmayı tercih etmişlerdir. Ekonomik düzen “sağmalcı” bir şekle bürünmüştür.** İşin kötüsü “sağmalcı” düzenin sürdüre bilinmesi için devlete bağlı ekonomik kurumlar bu düzeni destekler biçime sokulmuş, ancak bozuk düzenin değiştirilmemesi için politik düzenin de ekonomik düzeni destekler hale getirilmesi gerekmiştir. Böylece “sağmalcı” ekonomik düzeni destekleyen bir “sağmalcı” politik düzen oluşmuş ve yeni varlık dağıtımının adaletsizliğine insanlar isyan etmedikleri sürece düzen “sağmak” üzerine süregitmektedir.

             Peki çözüm nedir? Acemoğlu/Robinson’a göre çözüm “katılımcı” kurumlar oluşturmaktır.*** Katılımcı kurumlardan anlaşılan, varlık dağıtımının önceden belirli, öngörülebilir, oyunun ortasında kuralların değişmeyeceği şekilde gerçekleştirmektir. Her şeyden önce kurumların ve kişilerin hürriyetleri ve varlıklarını devlete karşı garantiye almak ve bunu da bağımsız ve tarafsız yargı kanalı ile yapmaktır. O zaman ihalelerde, özelleştirmelerde, yeni ürünlerde rekabet kuralları geçerli olacak, verimliliği en yüksek olan işi alacaktır. Bu da ekonomik hayatta belli çevrelerin ön plana çıkması değil, çok farklı yönlerden gelen katılımcıların varlık dağıtımından pay almalarıyla oluşacaktır. Ekonomik hayat “katılımcı” olacaktır. Ancak ekonomik katılımcılığın politik katılımcılık ile desteklenmesi gereklidir. Bu da politik idarede koalisyonlar anlamına gelir. Ülkemizde karar verme süreçlerinin uzaması, hatta bazen karar alınamaması korkusu ile koalisyonlara sıcak bakılmaz. Ancak koalisyonlarda menfaat guruplarının karşılıklı kontrol ve denge oluşumları mevcuttur. Özellikle halkın %60-65’inin desteğini sağlayan koalisyonlar, belli bir çevrenin diğer katılımcıların aleyhine bir şekilde menfaat temin etmesine izin vermezler. Türkiye’de 1999-2002 koalisyonları tüm dezavantajlarına rağmen koalisyonların da başarılı işler yapabileceklerinin bir örneğidir.  

             “Sağmalcı” düzenin uzun süre devam etmesi, seçimin sadece kötü ile daha kötü arasında yapıla bilinmesi,  sonunda anarşi ve kaos getirecektir. Bunu engellemek için toplumun bir an evvel “katılımcı” düzene geçmesi elzemdir.

             Daron/Robinson milletlerin başarısız olmalarının nedenlerini “sağmalcı” düzenlerin hakim olmasına bağlamaktadır. Kitabı herkesin okumasını özellikle önerir, içeriğinin Türkiye şartlarını ne ölçüde açıkladığını ise sizlerin kararına bırakırım. 

*The Origins of Power, Prosperity and Poverty; Why Nations Fail, Daron Acemoglu/James A. Robinson, Crown Publishing Group, New York 2012

**Daron/Robinson’un kitabındaki ifadesi “extractive” olup, tercümesi tarafımdan “sağmak” kelimesinden kaynaklanarak “sağmalcı” olarak yapılmıştır. Eyüp Can 06 Mayıs 2014 Salı Günü Radikal İnternet gazetesindeki yazısında bu kelimeyi “kuşatıcı” olarak kullanmıştır.

*** Daron/Robinson’un kitaptaki ifadeleri “inclusive” olup, tercümesi tarafımdan “katılımcı” olarak yapılmıştır.

7 Mayıs 2014



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (1) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>