YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HEM NALINA HEM MIHINA...

KOCA ÇINAR GÖFER HOCA
/**/ Yazar: METİN ATAMER | Tarih: 26/01/2014 | Saat: 17:00

Her öğrencinin bir sevdiği öğretmeni vardır, birde sevmediği öğretmeni. Aslında hep hatırda kalan sevilen öğretmenlerdir. İlk okulda bir öğretmenim vardı, beni severken kolumu, yanağımı öyle sıkardıki, canım acırdı amma ‘Gık’ ım çıkmazdı. Bende onu çok severdim. Son beş on seneye kadar onu her bayramda aramaya çalışıp, irtibatımı hiç kesmemiştim. İlk Okuldan sonra Talas Amerikan Orta Okuluna yatılı geldiğimde, çekingen tavrımla, genelde öğretmenlerden uzak kalmayı tercih ederdim. Bir kaç yakın arkadaşım vardı, üniversiteye kadar bu dostluklarım devam etmişti. Öğretmenlerimiz Amerikalı olduklarından onlarla Talebe – Öğretmen ilişkilerimiz, sınırları olan bir düzeyde değildi. Arkadaşdan öte, Öğretmenden beri gibi tarif edebilirdim.

Türk öğretmenlerimizi haftada bir gün görürdük, onlarla aramızda katı bir bariyerimiz vardı. Türk hocalar Kayseri de bir başka okulda görev yapar, ek görev olarak haftada birgün Talas’a gelirlerdi. Onlar bize Amir gözü ile bakar, aileden uzak olduğumuz için bizim aradığımız şevkati, onlar göstermeye çalışmazlardı. Belki bizde onlara yakın olmaya gayret göstermemiş olabiliriz. Hatta hiç unutmam bir arkadaşımız ‘Kot Pantolon’  giymişti bir gün, buna sinirlenen bir Türk öğretmen, bir çakı marifeti ile çocuğun pantolonunu yukardan aşağıya kadar yırtmıştı. Bunu neden yapmıştı öğretmen anlıyamamıştık.

Hatta bir Türk öğretmen her zaman elinde uzun ve ince bir  sopa taşırdı. Hareketlerinden hoşlanmadığı talebeleri çağırır, ellerini açtırır, bu ince sopa ile öyle bir vururduki, çocuğun ciğeri sızlardı. Amma acısınıda hiç belli etmeden öğretmenin yanından kaçarcasına ayrılırdı. Kimi zaman böyle durumlarda kayabaşı dediğimiz bir mekana gider , göz yaşlarımızı oraya akıtırdık. 

Talas  Amerikan Kolejinden sonra Tarsus’a geldiğimizde , mevcut bir lise I inci sınıfla  bütünleşmiştik. İki ayrı şube olarak tedrisat görmekteydik. Gündüzlü öğrenciler vardı aramızda. Onlarla kaynaşmamız daha da zordu, nede olsa onları sadece gündüz derste görmekteydik. Talas taki gibi Türk hocalar hafta bir gün değil, her gün okulda görevli idi. Aralarında bir öğretmen vardı ki sohbeti tatlı idi, Haydar Göfer . Diğer ögretmenlerden değişikti onun talebelere yaklaşımı.

-‘’Bu dersleri zaten siz öğrenirsiniz, asıl olan size hayat dersi gerekir .’’ der dersin konusunu edebiyattan uzaklaştırırdı.

Ben aslında edebiyattan hiç hoşlanmazdım. Çünki edebiyat, ruhun konuştuğu özel bir lisandır. Herkes bu lisanı konuşamıyabilir, veya anlayamıyabilir. Fakat Haydar öğretmen dersin konusunu edebiyattan çekip, başka alana götürmesini bilen, ender insanlardan biri idi.  Bir sömestre tatiline Ankara’ya geri giderken, Haydar beyde Ankara’ya geliyordu.  Bizim bindiğimiz otobüsün en önünde, savcı beyin yanına oturmuştu. Bende bir arkadaki sırada oturmaktaydım.

Yol boyunca sıgara içemediğimiz bir yana, yolda otobüsün  lastiğide  patlamıştı. Biz şoföre yardım ederken, bir gözümüzle Hardar öğretmeni izleyip, sıgara içme için fırsat aramaktaydık.  Aslında kendiside  sıgaradan ziyade içki içmeyi severdi, fakat bizim içki içmemizede kızardı.  Bu seyahatte Haydar Hoca ile pek serbest olamamıştık. Zaten yatılı okulda serbest hareket etmekte zorlanmaktaydık. Şehrin içinde, şehirden uzak yaşamaktaydık. Kapıda heybetli  zebellah gibi Hüseyin AĞA dururdu, dışarı çıkamazdık.

Sevgili Haydar öğretmenle son on senedir Tarsus’ta , Istanbul’da ve Ankara’daki toplantılarda karşılaşmaktayım. Nedense okuldaki kopukluğumuzu ne ben eritebildim, nede Haydar Hoca buna fırsat verdi.  Haydar hoca hep düşünürlerin sözlerinden bahsederdi. Her karşılaştığımız akşam yemeklerinde, elindeki kadehi görünce aklıma hep Hayyam gelir, ve dedikleri.

Benden Hayyam’a selam söyleyin, demiş peygamber,                         
Sözlerimi yanlış anlamışsa çiğlik eder,                                                        
Ben şarabı herkese haram etmiş değilimki,                              
Hamlara haramdır, doğru, amma olgunlar içer,,,

Hani söze başlarken söylemeye çalıştığım gibi öğrenciler için bir sevilen, birde sevilemiyen hoca vardır diye, 96 ıncı yaşını kutlayan Haydar Hocam, benim sevmediğim hocaların içinde  olmadığını düşündüm diye bir sözüm geldi söyledim.

Metin Atamer 



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (1) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>