YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







TOPLU TAŞIMADA SEYAHAT KARTLARININ DURUMU
/**/ Yazar: OYTUN ARSLAN | Tarih: 19/02/2013 | Saat: 23:48

Birkaç sayıdır gazetemizden takip ettiğim kadarıyla, indirimli/ücretsiz seyahat kartları ile ilgili sıkıntılar ortaya konuluyor. Özellikle ücretsiz seyahat kartlarının çokluğundan yakınılmakta, kartların haksız yere gerçek sahipleri dışında kullanıldığı belirtilmekte. Geçtiğimiz hafta Başbakan’ın bu konudaki açıklamasıyla birlikte, olay siyasetin de müdahil olduğu bir hal almışa benziyor. Ben de bu konuda kendimce kısa bir araştırma yazısı yazmaya karar verdim.

Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki, seyahat kartları uygulaması, sosyal devlet olmanın sorumluluğuyla yerine getirilen güzel bir uygulama. Bu sayede yaşlılar, engelliler, şehit/gazi aileleri şehir içi ulaşımda avantajlı hale getiriliyor, toplu ulaşım onlar için bir külfet olmaktan çıkarılıyor. Avrupa’nın pek çok kentinde dahi olmayan bu uygulama oldukça yerinde. Fakat burada bence tartışmamız gereken, uygulamanın içeriğinden ziyade şekli.

Örnek olarak İstanbul’u ele alalım. İstanbul’da an itibariyle uygulamada olan 3 indirimli (öğretmen, öğrenci, sosyal) ve 15 ücretsiz kart bulunuyor. Bu ücretsiz kartlar, engelli, şehit/gazi ailesi, basın, PTT, TÜİK, milli sporcu kartı gibi farklı formlarda yer alıyor. Kullanıcılar, belli bir kart parası ödeyerek bu kartlara sahip olabiliyor ve her 2 senede bir bu kartları yenilemek durumundalar. Bu kartlar sayesinde ücretsiz seyahat ediliyor, fakat işin ilginç yönü, toplu taşıma işini üstlenen işletmeciler (örneğin İETT, Ulaşım AŞ, Şehir Hatları veya Özel Halk Otobüsleri) bu taşıma hizmetini vermelerine rağmen karşılığını alamıyorlar. Madem merkezi yönetim tarafından bu yolcuların ücretsiz taşınması kararına varılıyor, bu işin sübvansiyonunun da merkezi yönetim tarafından yapılması gerekmez mi? Mesela, her ay taşınan engelli yolcu kadar bilet parası Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, şehit/gazi ailesi yolcusu kadarı Milli Savunma Bakanlığı tarafından, PTT görevlisi yolcusu kadarı Ulaştırma Bakanlığı tarafından karşılansın. Bu şekilde, taşımacı şirketlerin mağduriyeti önlenirken, merkezi hükümet de sosyal politikalarına destek vermiş olur. Sonuçta, kamu şirketi dahi olsa, hiçbir işletmeci şirket durduk yere zarar etmek istemez. Ödemeler konusunda ise farklı modeller geliştirilebilir, belki tam bilet parası yerine yarım bilet parası ödenebilir, ya da istatistikî verilere dayanarak toplu ödemeler gerçekleştirilebilir. Bu tip bir uygulamanın aynı zamanda gelecekte oluşturulması elzem hale gelen Toplu Taşıma Yasası’na entegre edilmesi de düşünülebilir.

Tabi bu kadar fazla indirimli/ücretsiz kart olunca, suistimaller de kaçınılmaz oluyor. Örneğin birinin öğrenci kartıyla başka birisi seyahat edebiliyor, diğerinin ücretsiz engelli kartıyla yine bir başkası… Kişiselleştirilmiş kartların bu şekilde başkaları tarafından kullanılması beraberinde cezai müeyyideleri getirse de, bu tür kullanımları tespit etmek kolay olmadığından, sonuç almak da oldukça zor. Bu konuda benim aklımda olan bir fikri burada paylaşmak istiyorum: Kişiselleştirilmiş kartlarda, kart başvurusu sırasında sizin fotoğrafınız isteniyor, hatta bu fotoğraf dijital olarak kartın üstüne de basılıyor. Fakat özellikle otobüslerde bu kartı şoförün görmesi ve kontrol etmesi pratikte pek mümkün değil, kaldı ki yeni teknoloji ile, kartlar artık cüzdandan çıkarılmadan dahi okutulabiliyor. Bunun yerine, kişinin dijital fotoğrafı validatörlere yansıtılsa, okutma sırasında ekranda hem kontör bilgisi, hem de dijital fotoğraf gösterilse, pek çok noktada suiistimallerin önemli bir şekilde engelleneceğini düşünüyorum. Bu sayede şoför, kartı okutan kişinin fotoğrafını anında ekranda göreceğinden, haksız kullanımlara bir kanıt dâhilinde hemen müdahale edebilme şansı bulacaktır. Bu uygulamayla, tüm suistimaller ortadan kaldırılmasa da, en azından yolcuların algılarına bir caydırıcılık yerleştirileceğinden, pek çok suistimalin önüne geçilebilecektir diye tahmin ediyorum. Bahsettiğim düşüncenin günümüz teknolojisi ile hayata geçirilmesi de pek zor olmasa gerektir.   


Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Kentiçi Toplu Taşıma Gazetesi)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (1) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>