YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

KISMETİME BİBER GAZI DÜŞMEDİ!..
/**/ Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 01/11/2012 | Saat: 23:51

Kaç yıl oldu, bir türlü hesaplayamadım, ancak eminim yirmi beş yıldan fazla olmuştur kentin ana meydanındaki ulusal bayram törenlerine katılmayalı!

Bu yıl, Cumhuriyet Bayramımızın 89. Yıldönümü için Mersin Cumhuriyet Alanı törenine katılmayı kendime görev bilmiştim, birkaç gün öncesinden.

Niçin diye soracağınızı ama yanıtı sizlerinde bildiğinizden kuşku duymuyorum; insanların kendi ülkesinin ulusal bayram günlerinden yasaklanmasına tepki duymamak sizce olası mıdır ve olur bu kadarı da denecek bir engelleme midir?!

Kaldı ki, resmi törene sadece bir avuç azınlık denecek insanlarımız katılmışken, adına maalesef alternatif kutlama denen ikinci kutlama konvoyu en azından daha kalabalık ve çok daha coşkulu ise, artık bazı şeylerin yanlış gittiğini anlıyorsunuz!

Ben yapılacak ikinci kutlamaya katılmak üzere saat 10.15’te Atatürk Evi önünde yerimi almıştım.  Konvoyun en sonunda yer alarak kısa bir süre katılımcıları ve alternatif töreni yönetmekle sorumlu kişilerin anonslarını hayret ve şaşkınlıkla izledim. 

Hayretimin nedeni, ilk kez yaş ortalamasının ortanın altında olması yanında, kadınların dikkati çekecek kadar yoğun olması idi.  Hemen her kızımızın ve kadınımızın elinde küçüklü büyüklü bayrağımız dalgalanıyor ve bir kısmının elinde de kırmızı karanfiller bulunuyordu, Atatürk Anıtı önüne bırakılmak için!

Şaşkınlığım ise anonsları duyunca daha da artıyordu ki; ana teması bu uyarıların; “Emniyet güçleri biraz sonra bize izin verecek, lütfen sabırlı olun ve bekleyin!” mealinde idi.  Sanki kendi ülkemin bir şehrinde değil; ‘Esir Şehrin Mahpusu’ olan bizlere ülkemizin güvenlik güçleri lütfen Atatürk Anıtı’nın ortasında yer aldığı kentin bayram kutlamalarına ayrılmış alanına giriş izni veriyorlardı!  

Öyle ya, ülkem ve Mersin şehri belki de dâhili ve harici düşmanlar tarafından zapt edilmiş ve benim bu işgalden haberim olmamıştı!  Güvenlik güçlerinin kendi ülkesinin insanına böyle bir izin lütfetmesinin sizce başka bir izahı olabilir mi?!

Bu hayret ve şaşkınlık içerisinde benim en sonunda olduğum insan kütlesinde azıcık hareketlenme olunca, aklımdan acabalar geçti.  Çünkü törene gelirken alana yakın kavşaklarda o denli çok polis aracı görmüştüm ki, şimdi de sıra o araçlardan inen güvenlik görevlilerine geldi diye düşünmeden edemedim!  

Yanlış düşünmediğimi azıcık yürüyünce anladım!  Alana henüz yaklaşırken ana arterlerin ve kavşakların kenarına park etmiş onlarca polis aracı ve sanırım yüzlerce emniyet görevlisi dizilmiş halde bizleri bekliyordu.  Sağımız ve solumuz, ikili veya üçlü sıraya girmiş Çevik Kuvvet görevlisi polis arkadaşların çevrelediği yol boyunca sessizce yürüdük.   Anladım ki, bu değerli polisler hemen başlarında bulunan amirleri ile bizlere, yani kendi şehrinde kendi Ulusal Bayramı’nı kutlayacak Türk İnsanı’na uzaylıların (!) olası saldırısına karşın bizleri korumak için önlem almışlardır!

Kısa bir gözlemim sonrası aradığım nesneyi de önlerinde gördüm nihayet; biber gazı tüplerini!  Yangın söndürme tüpü boyutunda ve elle sıkılacağı pompa düzeneği de olan bu tamamen doğal ve insan sağlığına zararsız, ancak izot tadı verdiği için herhalde iştah açıcı ünlü biber gazı, işte beş on metre önümde ve torunum yaşındaki bir polis delikanlının önünde emre amade bekliyordu!

Tabii orada olmasının tek amacı, yurdu işgale uğramış biz öz be öz Türk İnsanı’na olabilecek bir düşman saldırısına karşı bizleri korumak olmalı idi!  Herhalde!

Ben, saygı duruşu ve milli marşımız okunurken, bir düşman saldırısı olur da o biber gazı yanlışlıkla bana da sıkılır diye azıcık telaşlanmadım değil!  Bu yüzden, torunum yaşındaki genç adam beni de düşman kuvveti sayar ve beni de gazlarsa diye, Türk İnsanı olduğumu belli etmek üzere bir Türk Bayrağı satın alarak elimle sallamaya başladım.  O genç insan, artık benim mavi kuvvetlerden değil, öz be öz kırmızı kuvvetlerden olduğumu anlar diyerek, fi tarihinde katıldığım askeri manevraların mevzuatından esinlenmiş olmam hasebi ile kendimi tebrik ettim!

Ha, bir kargaşa olur ve İçişleri Bakanı tarafından övünçle tanıtılan yeni çelik coplar bana isabet ederse, o da senin kaderin sayılır AK-ŞAKA diyerek kendimi teselli ettim!

Neyse ki ne biber gazı ve ne de çelik coplar kullanılmadı Türk İnsanı’nın kendi en büyük Ulusal Bayramı olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında.  Kaldı ki ben, zaten önlemimi almış ve resmi plakalı siyah Mercedes arabanın yanına konuşlanmıştım.  Sanırım üst düzey emniyet görevlilerinin bir tanesine ait olan bu makam aracına derhal sığınarak, kendime üst düzey sivil polis amiri havası yaratarak, gazdan ve coplardan sakınabilecektim.  Muhtemelen de; “MİT görevlisiyim!” der, onlar da kim olduğumu çözene kadar arazi olurum (!) diye düşünmedim de değil yani!

Çünkü sizler beni anlarsınız ya, kendi ülkemde kendi ulusal bayramımı kutlamak özverisini gösteren bendeniz, doğal olarak bu riskleri de hesaplamak zorunda idim!

Alandan ayrılınca tüm hesaplamalarıma karşın bir eksiğim olduğunu anlamadım değil, bu eksikliği de kısmet olur ömrüm vefa ederse gelecek ulusal bayramların kutlamalarında telafi edeceğim.  Ceketimin bir cebine AKP’nin ampullü küçük bayrağını ve diğer cebine de Amerikan bayrağını yerleştireceğim.  Çevik kuvvet görevlisi arkadaşlar çevremi sararsa, ben düşman değilim diye bunları sallayacağım artık!  Çok yarayışlı olacağı konusunda içimde güçlü bir his var daha şimdiden!

Anlayacağınız odur ki; kısmetinizde yoksa ağız tadı ile biber gazı da çelik copta size nasip olamıyor, en önemli ulusal bayramınızda bile!..

Erdal Akalın (29. 10. 2012 / Mersin İmece)



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(29. 10. 2012 / Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (2) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>