YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







Dünya Medyası ve Ermeni Sorunu
Yazar: SELİM DERBENT | Tarih: 05/12/2010 | Saat: 18:25

29 Kasım 2010 günü saat 21:30'da Kanal B'de Mete Akyol ve Uluç Gürkan’ın "Bilmek gerek" programındaki sohbetlerini web üzerinden ancak izleyebildim. Her ikisini de candan kutlarım.

Bu arada Yüksel Oktay’ın da İngilizce yazıları ile sadece bizleri değil öncelikle uluslararası platformları bilgilendirmeye yönelik yazılarının Türkiye için büyük önemi olduğunun altını çizmeden edemeyeceğim.

Birçok konuda olduğu gibi özellikle Ermeni konusunda Türkiye'ye karşı dünyanın gelmiş geçmiş en güçlü silahı kullanılmaktadır. Bu silahın arkasında adalet yok, dayatma vardır. Bu silahı kullanan haklı aramaz suçlu arar. Bu korkunç silahın adı MEDYA'dır.

3 hafta kadar önce, Lyon'un banliyösü bir köyün belediye salonunda Orta Asya'yı iyi bildiği ve bir o kadar da sevdiği belli olan bir Fransız işadamı, Doğu Türkistan'da çektiği filmler eşliğinde Uygurlar üzerine bir konferans verdi. Konuşmacı, programının sonlarına doğru, Çin'in Uygur dili ve geleneklerini bilimsel yöntemlerle nasıl yok ettiğini büyük bir ustalıkla sergilerken birden durdu ve sordu:

"Bu konferansa gelmeden önce Uygurların varlığından haberi olan kaç kişi var aranızda ?" dedi.

100 kişi kadar olduğunu sandigim salonda sadece ben ve eşim elimizi kaldırdık !

Herkes bize baktı.

Meğer hatunla ben birer cevhermişiz de haberimiz yokmuş !

Avrupalıların çoğunluğunun pek bilgili kişiler olmadıklarına uzun zamandır inanmış bir kişi olarak, Lyon gibi bir şehrin zengin bir banliyösünde yaşayan birçok üst düzey meslek sahibi nüfusun Uygurlardan bihaber olması beni bile şaşırtmıştı.

Ama konferansın konusu Tibet olsaydı ve de konuşmacı "bu konferansa gelmeden önce Tibet'in varlığından haberi olan kaç kişi var aranızda ?" deseydi, salonda şüphesiz herkes elini kaldıracaktı.

Konuşmacı, "Rabia Kader'i tanıyanınız var mı ?" deseydi, hiçkimse elini kaldırmayacaktı.

Ama soru "Dalai Lama'yı tanıyanınız var mı ?" olsaydı, elini kaldırmayan bir kişi bile olmayacaktı.

Hem Doğu Türkistan'ın hem de Tibet'in aynı merkezi gücün hedefi olmalarına, aynı baskı ve sindirme politikasina maruz kalmalarına karşin, birinin bütün batılılarca bilinip diğerinin batı dünyasinin ezici bir çoğunluğu tarafından bilinmemesi biraz düşündürücü değil mi ?

Evet, artık kitlelerin en önemli temel "bilgi kaynağı" medya oldu.

Kalplerinin derinliklerinden gelen arzularını gerçeklerle karıştıran salt medya ürünü kitlelerden Türkiye yararına birşeyler beklemek saflık sınırlarını zorlamaktan öteye gitmez. Kısacası Türkiye'nin Avrupa medyasından bekleyebileceği olumlu birşeyler olabileceğine ben günümüz koşullarında inanmıyorum.

Uluç Gürkan da zaten, Avrupa medyasını nasıl Türkiye lehine çevirebilme üzerine bir araştırma yapmaya gerek görmeyip, yadsınamayacak tarihsel verilere dayalı kanıtlar çerçevesindeki çalışmalarını kanımca Türkiye'nin hukuksal açıdan tartışma götürmeyecek haklılığı üzerine oturtmuştur.

Özet olarak Uluç Gürkan, Mete Akyol ile yaptığı sohpette, eğer doğru algılayabildiysem, Türkiye için henüz bugüne kadar yapılmamiş somut bir savunma dosyası hazırlamıştır. Tek sorun, bu çalışma, savunma üzerine oturtulmuş olduğundan batı dünyası için "soykırım olmuştur" iddialarını dayatmaya devam etmenin onlar için hiçbir riski yoktur, işte bu nedenle de daha çok uzun zaman soykırım dayatmalarına tanık olacağız düşüncesindeyim.

Duruma şimdi bir de şu açıdan bakalım.

Yargı bir bütündür. Yargıç, ortada bir suç varsa sadece karşısına çıkarılan suçlu zanlısını cezalandırmakla kalmaz, ona yardım edenleri, suça teşvik edenleri, olanların arkasında "akıl verenleri" de araştırır ve de suçlu bulursa cezalandırır. Olayların kaynağı "akıl vericiler", genellikle daha ağır cezalara çarptırılırlar.

Malta'daki İngiliz yargı süreci böyle işlememiş. İngiltere, Fransa, Rusya ve hatta bir ölçüde ABD'nin 1915lerdeki aktif rolleri belgelerle sabit iken yine kim çıkarılmış mahkeme karşısına ?

Tarihin en mükemmel suçlu adayi (tabiri cayizse şamar oğlanı) Türkiye.

Yargı sürecini işleten ülke ise Ermeni ve Türkler arasında geçen korkunç olayların arkasındaki baş aktör İngiltere...(Bunun Türkiye için önemi alınan takipsizlik kararinin İngiltere tarafından verilmiş olmasıdır). Yukarıda sözünü ettigim bu olayların baş sorumlusu ülkelerin hiçbiri sanık sandalyesine oturtulmamışlardır.

Her taraftan yüzbinlerce insanın hayatına malolan olaylar eğer bir soykırım ise, bu soykırım, sözünü ettigim ülkelerin sorumluluğundan soyutlanamaz. Türkiye yargı önüne çıkarılıp sırasını savmıstır. Bu nedenle bu ülkeler arasında soykırım olduğunu iddia edenlerin de yargı önüne çıkarılmaları kanımca temel hukuk gereğidir. Orta ve uzun vadeli çıkarları gereği Türkiye'yi hala suçlu konumunda görmeyi tercih eden ülkeler mahkeme karşısına çıkmaktan doğal olarak hiç ama hiç hoşlanmayacaklar, bundan büyük bir rahatsızlık duyacaklardır.

Neden mi ? Sadece Ermeni konusuyla sınırlı kalmayan sorumlulukları gün ışıgına çikacak da ondan.

Hatta belki de gizlice, "araya mahkeme filan karıştırmayalım, öyle ya, nasılsa artık dostuz, bu işi aramızda hallederiz (yani kapatırız), olur biter" diye Türkiye'nin kulağına fısıldayanlar bile çıkacaktır. Böyle birşey olursa hiç şaşırmam.

Türkiye bu konuda yapacağı her çalışmada, olayların bütün aktörlerinin sorumluluğunu büyük bir titizlilikle araştırmalı ve bu araştırmanın somut sonuçları Türkiye'nin savunma dosyasının bir parçası olmalıdır.

Bunun politik fiyatı ne ise ödemeye hazır olduktan sonra sorun yoktur.

Selim Derbent
Lyon, Fransa



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (2) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>