YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







REFERANDUMA DOĞRU
Yazar: FATOS SAHIN | Tarih: 02/09/2010 | Saat: 13:13

Bazen söylenebilecek olan her şeyin söylenildiği ve yazıldığı bir konuda yazı yazmak zordur ama her şeyin söylenilmiş olmasına karşın aynı şeyleri bıkmadan ve usanmadan sürekli olarak yinelemek gerekir çünkü ülkemizde kimi konuların üstü örtülmeye, hemen unutturulmaya çalışılır. Ben de unutturulan bazı konuları tekrar hatırlatmak istedim.

Hatırlayalım lütfen! Mecliste Anayasa değişikliği görüşülürken CHP 15. Maddenin kaldırılması teklifinde bulunduğunda Başbakan Erdoğan “ Sulandırmayalım Beyler” diyerek karşı çıkmış, daha sonra bu konuda büyük bir rant olduğu fark edilince kendileri gözyaşları ile bayağı sulandırmıştı ortalığı. Son anda değişiklik paketine eklenen 15. Madde şimdilerde anayasa değişikliğinin temel sebebiymiş gibi gösteriliyor. Ne de olsa bu ülkede hangi politik düşünceye sahip olursanız olun  12 Eylül’e karşı çıkan geniş bir halk tabanı var. Bunu keşfeden AKP referandumun temel amacının 12 Eylül ile hesaplaşma olarak sunmaya başladı ama bir konuyu göz ardı ettiler.  12 Eylül’de binlerce insan kendi kişisel çıkarları için değil daha özgür daha demokratik bir dünya istedikleri için işkence tezgâhlarından geçtiler. Şimdiyse asla kendi kişisel hesaplaşmaları adına referanduma Evet demeyecekler. Bitmedi sürüyor o kavga Eşit, Özgür, Demokratik Türkiye için Hayır diyecekler ve biz biliyoruz ki bu referandum sonucu ne çıkarsa çıksın 13 Eylül sabahı hiçbir şey değişmeyecek çünkü 13 Eylül 2010 tarihinde zaman aşımı süresi dolacak ve 12 Eylül ile ilgili hiçbir işlem yapılamayacaktır.

Hatırlayalım lütfen!  2008 yılı sonlarına doğru “arabuluculuk” yasa tasarısı görüşülüp 28.01.2009 tarihinde Meclis Tali Komisyonu olan AB Uyum Komisyonunda kabul edildi. Meclisten geçtikten sonra yargı engeline takılıp uygulamaya geçilememiştir. Bu yasa ile modern kadılık sistemi geri gelmektedir. Yani davalık bir durumunuz olduğunda önce taraflar olarak arabulucuya gidip derdinizi anlatacaksınız arabulucu size “çözüm yolu” bulacak. Yok, siz direk mahkemeye giderseniz mahkeme sizi önce arabulucuya yönlendirecek. Arabulucu olabilmek için; "4 yıllık lisans eğitimi almış olmak, tam ehliyetli olmak, taksirli suçlar dışında herhangi bir sabıkası bulunmamak, arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Bakanlıkça yapılan yazılı ve uygulamalı sınavda başarılı olmak" şartları aranacak. Yani, hiçbir hukuki eğitim almamış insanlar hukuki davalarınızda söz sahibi olacak. Arabulucu kadrolarına da kimlerin yerleştireceğini söylememe gerek var mı?

“İngiltere'de yargıçların maaşı yoktur. Onun yerine ihtiyaçları oldukça kullandıkları kredisi sınırsız çek defterleri vardır. İngiliz devleti Yargının bağımsız olması ve hâkimlerinin hiçbir şeyden etkilenmemeleri için bu yöntemi uyguluyor. Bir gün yeni atanmış bir hâkim bankaya gidip 1.000.000 poundluk bir çek bozdurmak istediğini söylemiş. Tabii ortalık birbirine girmiş. Banka yöneticileri en üst makamdan onay almadan bu kadar parayı veremeyecekleri söyleyip hemen İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Başbakanlığa filan telefon etmişler. Ancak aradıkları her yerden gelen cevap aynıymış: ÖDEYİN!

Gel gelelim bankada o kadar nakit yokmuş. Hâkimden ertesi gün gelmesi rica edilmiş. Ertesi gün para bir bavul içinde hazırmış. Aradan birkaç gün geçmiş. Hâkim çıka gelmiş. Parayı bankaya geri vermek istiyormuş. Banka yönetimi şaşırıp kalmış. Hemen Adalet Bakanlığı'nı aramışlar. Derhal bakanlık müfettişleri devreye girmiş ve hâkime hareketinin sebebini sormuşlar. Hâkim "Kraliçe’nin hükümeti bize gerçekten bu kadar güveniyor mu? Onu sınadım" cevabını vermiş. Raporlar bakanlığa iletilmiş ve aynı gün hâkim azledilmiş. Adalet bakanlığı hâkime gönderdiği yazıda gerekçeyi şöyle açıklamış: "Kraliçe hükümetinin saygın bir hâkimi, devletine güvenmiyor ve onu sınıyorsa, devlet ona asla güvenmez."  "Güven" çok ince bir çizgidir. Onu kalınlaştırarak kırılmasını engelleyen tek şey,
"iki taraflı" olmasıdır. “

Peki, biz referandum sonrası yargımızın bağımsızlığına, adaletine böyle sonsuz güvenebilecek miyiz?

AKP hükümeti bize buzdağının görünen kısmını bile allayıp pullayıp gösteriyor ya bize ilan etmedikleri ama yasa paketi içinde olan maddelerden haberiniz var mı?

Mecliste yasa tasarısı eğer yasalaşırsa pek çok hakkımızı kaybedeceğiz (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) 5510 sayılı bekliyor şu anda.

Sağlık ve sosyal güvenlik haklarımızda oluşacak kayıplardan bazıları şöyle:

- Zaten kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı hem kadınlar, hem de erkekler için 65'e çıkarılacak. (Madde 28)

- Emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda 5.000 'den 7,000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9,000 gün prime çıkacak. (Madde 27)

- Emekli maaşları% 23 ila% 33 arasında düşürülecek.(Madde 29)

-Yıpranma hakkı gasp edilecek

-Aylık geliri 1390,6 YTL'den fazla olan bütün vatandaşlar her ay 73 ila 475 YTLGenel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda kalacak. (Madde 88)

- Sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de 'Katılım payı' adı altında bıraktı ÖDENECEK. (Madde 68)

- 'Katılım payı' Gerektiğinde beş Katına kadar arttırılacak. (Madde 68)

-Bütün Sağlık Hizmetleri Paralı olacak.

- Sağlık hizmeti alabilmek için bu Ülkenin VATANDAŞI olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık Sigortası primi yatırmak, hatta bir de 'katılım payı' ödemek yetmeyecek. Şimdi bir de'ilave ücret'adı altında para ödemek gerekecek. (Geçici Madde 5)

- Bütün dünyada anne sütünün önemi yeniden anlaşılır ve emzirme teşvik edilirken Türkiye'de "sigortalının çocuğuna bir ay anne sütü yeter 'mantığı geçerli olacak. Daha önce doğum yapan sigortalılara 6 ay süreyle verilmesi öngörülen altı emzirme yardımı bir aya düşürülecek.

- Hastalanan sigortalılara verilen iş görememezlik ödeneği % 16 azalacak. (Madde 18, 19, 80)

- Emekli Bağ-Kur'lularının maaşından10 yıl süreyle % 10 oranında Genel Sağlık Sigortası primi kesilecek. (Madde 88)

- Primini ödeyemeyen vatandaşlar sağlık hizmeti alamayacak, Hastane kapılarından geri dönecek. (Madde 88, 89, 90)

- Primini ödeyemeyen çiftçilerin pamuğuna buğdayına, üzümüne tütününe el konulacak.. (Madde 87)

Bu ülkenin aydınlık insanları, bütün bu manipülasyona ve yalanlara sandıkta cevap verecekler, referandumda 12 Eylül Anayasasına da AKP anayasasına da HAYIR diyecekler.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>