YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HAYIR !.. İŞTE NİÇİN!...
Yazar: FATİH ÖZGÜR | Tarih: 03/09/2010 | Saat: 21:56

           Değerli AFP okurları, 12 Eylül’de halkoyuna sunulan AKP Anayasası birbiriyle hiçbir bağlantısı olmayan maddelerden oluşmuş olup tek bir cevap istenmektedir.

            Paketteki kimi masum hatta cazip görünen madde gerçekte işlevsiz kalmaya mahkum, içi boş “yanıltma”, “kandırma” maddeleridir.

            Asıl amaç AKP İktidarını, Recep beyin “tek adamlığını” pekiştirip, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin değişmez esaslarını korumasız bırakmak, ardından “gizli gündem”i uygulamanın yolunu açmaktır.

            Bununla birlikte biz Anayasa’da önerilen değişiklikleri irdeleyerek neden “Hayır” dediğimizi açıklayalım.

            1) “EVET” denilmesi istenen Anayasa değişiklik önerilerinden, sonuçları ulusal varlıkların peşkeşine yol açması itibarıyla, en vahim olacak olanı 125. maddede yapılanı; Yani Hükümetin tasarruflarına “Yerindelik Denetimi” yapılıp, “Kamu Yararı” aranmasını önleyecek olanıdır.

         AKP İktidarı böylece özelleştirme adına gerçekleştirdiği ve şimdiye kadar yargıdan dönen, adeta “talan” ve “peşkeş çekme” örnekleri sayılabilecek olan kimi yeni uygulamalarında önünü açmaya çalışıyor.

        125. maddede yapılan değişikliğe “evet” demek, AKP’nin yandaşlarına “ekonomik rant” yaratan kararlarının önünü açmak; Geçmişte görülen örneğin özelleştirme kararlarına karşı açılan davalar, otobüs biletleri zamlarının geri alınması ya da Tekel işçilerinin kazandığı Danıştay’da verilen kararların tarih olması demektir.

        EVET diyenler kamu varlıklarının, kent ve çevre değerlerinin yağmalanmasın önünü açmaya; Ulusal varlıkların denetimsiz kararlarla devredilerek, yandaş kayırılıp zenginleştirilmesine; milli değerlerin yabancılara peşkeş çekilmesinde yargı denetimini önlemeye EVET diyecekler; iktidarın bu konulardaki tasarruflarında “Kamu Yararı” dikkate alınmasın demiş olacaklardır.

        AKP, ayrıca, 125. madde değişikliğiyle YAŞ kararlarını yargı yolunu açtık diyor, halkı kandırıyor. YAŞ’ın ‘Terfi’ kararları ve ‘Kadrosuzluktan emeklilik’ kararlarına yargı yolu yine kapalı. Yargı yolu açılan YAŞ kararları sadece ‘İrticai ve bölücü faaliyetler nedeniyle ordudan ihraç’ kararlarıdır. Verilen hak bu nedenlerle ordudan ihraç edilenleredir.

            2) Değişik 53. maddeyle memurlara toplu sözleşme hakkı verilmekte ise de grev hakkı yok; “Yumurtasız omlet”ten farksız!

         Toplu sözleşme masasında sonuç alınmayınca çoğunluğunu iktidarın emrindekilerin oluşturduğu kurul son sözü söyleyecektir. “Uzlaşma Kurulu”nun takdirine bağlıdır. Bunun neresi memurların yararına? Ayrıca “toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir” deniliyor. 

          Esasen “grev hakkı” olmadan anlamsız olan “toplu sözleşme”, içerik ve kapsamıyla da memurların AKP’nin insafına terk edildiğini gösteriyor. O AKP’nin insaf ölçüsü de memur ve işçiye verdiği zamlarla şimdiden belli değil mi?

            Gerçekte memurların önemli bir hakkı ellerinden alınmaktadır. Yürürlükteki madde 3.fıkrasına göre, haksızlığa uğrayan memur adına sendikası yargıya başvururken, şimdi bu hak Anayasa’dan çıkarılmakta. Yani mesela bir memur haksız olarak sürülürse, onun adına sendikası dava açamayacak; AKP teklifinde dava masrafları, avukat ücreti memura yükleniyor. Bu mu özgürlüklerin genişletilip memura hak vermek? EVET diyen memur buna evet demiş olacaktır.

            3) Anayasanın 51. maddesindeki “Aynı zamanda ve aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olunamaz” şeklindeki hükmün yürürlükten kaldırılması tek başına yetersizdir. Sendikal özgürlüklerde açılım sağlama iradesinin güdülmesi, özellikle Anayasa’nın 53 ve 54. maddelerinde yapılacak düzenlemelerle yaşama geçirilebilir ki, anılan maddelerde böyle bir irade sergilenmemiştir. Değişiklikte işçiler lehine, sonuç verecek bir yenilik yoktur.

            4. AKP, EVET için yanıltıcı ilan ve her tür propaganda aracını kullanarak, kadınlar, çocuklar, özürlüler ve şehit aileleriyle gazileri istismar ediyor. Anayasada zikredilen kesimler lehine önlemlerin yolunu açmak değil, fiilen bu pozitif ayırımı yaşama geçirmek önemlidir. Bu konuda objektif kıstas 8 yıllık AKP İktidarında yapılanlardır.

            Anayasa’da bu konuda yapılan 10. maddeye “bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz” ibaresinin, 41. maddeye “devlet her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır” ifadesinin eklenmesidir.

Oysa bizzat Recep bey kadın-erkek eşitliğine inanmadığını söylemektedir. AKP İktidarı çalışma hayatında kadın payının gerilediği, okuma yazma bilmeyen kadın oranının anormal yükseldiği bir dönem olmuş; yaşamın her alanında kadınların geriletildiği bir gerçektir.

Kamu kurumlarındaki 60 bin özürlü kontenjanı olduğu halde özürlüler işe alınmamaktadır.

Töre cinayetleri, çocuk istismarı, sokakta yaşayıp zorla çalıştırılan 240 bin çocuk, sigortasız çocuk işçiler, küçük yaşta evlendirilen kızlar, 21. yüzyılda bir toplumsal ayıp değil mi?

Kadına ve çocuğa şiddet maalesef kanıksanmış bir toplumsal gerçek olup, 8 yılda bu konuda ne yapıldı, açıklanabilir mi?

Emekli maaşlarına “refah artışı payı verilmez” hükmünü AKP, kanunla koymadı mı?               

            Gazi ve şehit ailelerinin maaşları, emeklinin maaş artış oranları Recep beyin samimiyetinin somut delilleridir.

            Görülmekte ki AKP göz boyamakta, asıl amacı olan “Yargıyı da ele geçirmek” için EVET oyu uğruna göz boyamaktadır. Ancak “makyaj” ve/veya “tatlandırıcı” maddeler dahi gerçekte boş, işlevsiz, yanıltıcıdırlar.

            Benim oyum bu nedenlerle HAYIR!



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(BÖLGE gazetesinde yayınlandı)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>