YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







BEREKETLİ TOPRAKLAR

Adana Fikir Platformu Gözü ile Bereketli Topraklarda Tarımın Bugünkü Genel Durumu Ve Sorunları
Yazar: İBRAHİM ORTAŞ | Tarih: 19/03/2008 | Saat: 00:00

Bereketli Topraklar Nasıl Berektli Oldu

Ünlü romancımız Orhan Kemal’in Bereketli Romanını çoğumuz okumuşuzdur. Roman, döneminin önemli yapıtlarından biri olarak köy-kent ekseninde göç-emek olgusunu gereği olarak geçim için Çukurova’ya gelen ırgatların hikayesini güçlü biçimde anlatmaktadır. Hikayeye konu olan Çukurova Bölgesi, Türkiye’de polikültür tarımın yaygın olarak yapıldığı en geniş alanlardan biri olarak son 100 yılda yoğun bir tarımsal girdi almaktadır. Toros Dağları ile Akdeniz’in arasında kalan Ceyhan ve Seyhan nehirlerinin alüvyonlarının oluşturduğu Çukurova, Türkiye’nin en verimli 1.403.000 hektarlık arazinin %38.5’ini tarım toprakları oluşturmakta ve bu oran Türkiye tarım topraklarının %2.5’ine karşılık gelmektedir. Çukurova Adana, Osmaniye, Hatay ve Mersin illerini içinde bulunduğu ve Seyhan, Ceyhan ve Berdan nehirlerinin binlerce yıldır Toroslardan taşıdığı alüvyonlarla dolmuş zengin ve verimli bir ovadır. Ovanın zengin tarımsal çeşitliliği ve zenginliği tarihe ev sahipliği yapmış bir bölgedir. Bir zamanlar Cleorapatra döneminde denizin Tarsus limanında olduğu düşünülürse o günden bu güne denizin 35 km içeriye çekildiği ve boşluğun aliviyonlarca doldurulduğu rahatlıkla görülebilir. Bölge toplam 3 850 787 ha’lık yüzey alanına sahiptir. Bölgede eşik saha ve ova alanlardan oluşan yaklaşık 1.33 milyon ha’lık bir alan tarım arazisi olarak kullanılmaktadır. Devlet Su İşleri tarafından sulamaya açılıp fiilen sulanan alanlar 300 000 ha dolayındadır. 1956 yılında Adana Seyhan barajının kurulması ile bölgede yaygın olarak sulamaya geçilmiştir. Çukurova DSI kategorisine göre Aşağı Seyhan Ovaları, Yüreğir ve Tarsus ovaları olarak ikiye ayrılıyor. Seyhan ve Ceyhan nehirleri arasında kalan 109 500 ha’lık araziye Yüreğir ovası, Berdan ve Seyhan nehirleri arasında kalan 71 800 ha’lık araziye de Tarsus ovası adı verilmektedir.

 

Cumhuriyet Döneminde Bereketli Topraklar Ülke Tarımına Büyük Katkı Sağlamıştır

Cumhuriyetin Kuruluşu ile Çukurova yine önemli bir merkez olarak varlığını hissettirir. Mustafa Kemal Atatürk 1918 yılında Çukurova’ya geldikten sonra ovanın potansiyelini fark eder ve üstlerine rapor eder. Sonraki yıllarda da bölgeye ayrı bir önem verir. İlerde konu detaylı olarak işlenecektir.

 

Sulama İle Birlikte Bereketli Toprakların Bereketi Arttı

Sulama ile birlikte Adana tarımının çehresi değişir, yoğun bir makineli tarıma geçilir. Ancak yanlış tarım teknikleri nedeniyle bugün bazı bölgelerde hiç de hoş olmayan durumlar görülmeye başlamıştır. Başta kullanılan tarımsal ilaç ve gübrelerin yarattığı olumsuz etkiler ovada tarıma dayalı çevre kirliliği yaratmıştır. Adana ilinde kullanılan zirai mücadele ilaçlarının Türkiye toplamının % 10 'u kadardır. 2003 yılı itibarı ile Adana’da 16 adet ruhsatlı tohum firması, 226 adet ilaç bayii, 172 kimyasal gübre bayii, 13 ithalatçı ve 3 adet yaprak gübresi üreten firma bulunmaktadır. Aynı ölçüde çevre kirliliği de artma eğilimi göstermektedir.

 

Çevre Kirliliği Sulama ve Göç İle Birlikte Arttı

Çukurova’da üründeki verim artışı, beraberinde gelişen plansız göç olgusu ve gelişen çarpık kentleşme fark edilemeyen sorunları da doğurmuştur. O gün öngörülmeyen sorunlar bugün artık çözülemez konuma gelmiştir. Ovanın denize yakın yerlerinde aşırı gübre kullanımı, drenaj sisteminin yetersizliği ve taban suyunun yüksekliğinden dolayı tuzlu alanlar oluşmaya başlamıştır. Ancak bazı iyileştirmeler ile kısmen tuzluluk alanı küçültülebilmiştir. Fakat halen ciddi bir risk olarak karşımızda durmaktadır.

Ak Altın Adana Tarımında Artık Yok

Cumhuriyeti kuran kadroların ilk hedefi verimliliği artırmaktı. Bunun için verimli alanlarda işe başladılar. 1924 yılında Pamuk Araştırma, 1940 yılında Çukobirlik, Tarsus Toprak Su teşkilatı ve Zirai Mücadele Enstitüsü kuruluşlarının bölge çiftçisine önemli katkıları da bulunmuştur. 1956 yılında Seyhan barajının kurulması ile başlayan drenaj çalışmaları bölgede sulamanın yaygınlaşması ve bunu takiben verim artışı sağlanmıştır.

Bu dönemde Adana’da başlayan tarıma dayalı sanayi bugün gerilemiş ve frenlenmiş durumdadır. Pamuk ve buğday ekim alanlarının azalışı yerini narenciye ve mısır üretimine terk etmiş ve nişasta sanayii gelişmiştir. Tarıma dayalı sanayide yapılan yanlışların başında; bitki türüne dayalı yüksek fiyat politikası gelir. Bunun yerine üretim ve kaliteye dayandırılması gerekirdi. Aynı zamanda üretimin bütün unsurları mekanizasyon, kaliteli tohum ve diğer girdiler birlikte düzenlenmesi gerekirdi. Bugün de ülkemizde ürün kullanımı pahalı ve devlet desteği görmemesinden dolayı yan sanayi gelişmemektedir. Bugün Bereketli Toprakların simgesi “ak altın” pamuk ekimi neredeyse yok denecek kadar azalmış, yerini mısır ve yüksek yapılı bahçe bitkileri tarımı almıştır.

Adana Tarımı Bugünlerde Ciddi Sorunlar Yaşamaktadır

Tohumluk, özellikle de sebze tohumluğu üretiminde çok büyük oranda dışa bağımlılık sürmektedir. Beyaz altın diyarı olarak bilinen Çukurova’da pamuk, neredeyse tarihe karışmak üzere. Tekstil ve konfeksiyon sanayinin hammaddesi olarak stratejik önemi olan pamuk üretiminde Türkiye genelinde sürekli bir düşüş var.

Bilinçsiz ilaçlama ve gübreleme yapılmaktadır. Bölge çiftçisi her ne kadar ülkenin en bilinçli çiftçisi olarak tanımlansa da verim artırdığı reklamı yapılan her ürünü kullanma eğiliminin yüksek olduğu görülmektedir. Bu bağlamda çok sayıda adı sanı duyulmamış gübre, organik bileşik ve ilaç piyasada denetimsiz olarak satılmaktadır. Son yıllarda artan organik üretim talebinin bilimsellikten uzak olarak moda deyimi güncel diye isim kullanılarak yapılmaktadır. Buna bağlı olarak çok sayıda organik gübrenin piyasada satıldığı görülmektedir. Ancak bu tür materyallerin uzun sürede ne getirip ne götürdüğü ise henüz bilinmiyor.

Ürünlerin son birkaç yıldır para etmemesi, başta işçilik, gübre, ilaç ve mazotun pahalı olması sonucu çiftçiler topraklarını ekemez ve ürünlerini toplayamaz duruma gelmiştir.

 

 

 

Ne Yapılmalı?

Adana’yı bilen ve Adandan beklentileri olan herkes bugün Çukurova’nın potansiyelinin istenilen ölçüde üretime ve toplumsal refaha dönüşmediğini bilir. Bereketli Topraklar için ne yapılacağının her yönü ile tartışılması gerektiğini düşünüyoruz. Başta Adana tarımı olmak üzere dünden bu güne bölgenin tarımsal yapısı ve ileride olası gelişmeler bir bütünlük içinde üniversite, sivil, resmi ve Adana’nın diğer ilgili birimleri ile tartışılmasında yarar vardır. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>