YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







İSRAİL VE TÜRK HÜKÜMETİNİN TUTUMU
Yazar: M. CENK BELİBAĞLI | Tarih: 17/06/2010 | Saat: 00:48

Bugüne kadar internet ortamında, arkadaş meclislerinde, tanışlarımın veya tanımadıklarımın içerisinde, ülkem insanını birçok diğerinden ayıran önemli unsurlardan olan “çay içerek vatan kurtarma operasyonları”nda özellikle dikkat ettiğim bir şey vardır. O güzel, hararetli ve ilginç fikirlerin yer bulduğu ortamda siyasi, politik veya ekonomik, kısacası ülkeler arası dengeleri irdeleyen hiçbir yorumda bulunmamaya özen gösteririm. Çünkü herşeyden önce bu konuda eğitim almadım. Oo, bende eğitim almadım ama ilgi alanım okuyorum derseniz, hayır uluslar arası ilişkiler kesinlikle ilgi alanım değil. Ancak daha o teknik detaylara gelmeden o kadar çok tespit yapılacak konu oluyor ki.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan İsrail saldırısı mesela. Birçok insan eğitimini almadan doğru dürüst ilgilenmeden bu olay nedeniyle uluslar arası dinamikleri sorgular hale geldi. Kimisi geminin hiç gitmemiş olmasını istedi, kimisi öyle mi gidilir dedi, kimisi biz aslında İsrail’le dostuz dedi ve bunlar gibi binlerce yorum.

Hiç teknik noktalara girmeden arkadaşlar, burada o müthiş vatan kurtarma operasyonlarından nasibini alamadan ıskalanmış koskocaman bir 12 var. Hani hedef tahtasındaki 12 var ya, öküzgözü. Evet, bakınız şu anda dünya denizlerinde hali hazırda savaş veya olağanüstü hal ilan etmiş birçok ülkenin karasuları yakınında birçok gemi var. Bu gemilerden hangisi veya hangileri küresel medyada yer buluyor? Aslında çok daha yakından örnek verecek olursak o saldırı tarihinde diğer 5 gemi neden tüm dünya görsel ve/veya yazılı basınında bu kadar detaylı yer almadı? Çünkü “o” gemiye saldırıldı ve kan döküldü.

Tüm bu ilginin nedeni budur. Geçenlerde programında bu konuyu işleyen bir İngiliz TV kanalındaki canlı yayında spiker olayların bu noktaya gelmesinden çok rahatsız olduğunu belirten ve keşke kan dökülmeseymiş diyen İsrail hükümeti basın sözcüsüne sordu “Türk hükümetinden özür dileyecekmisiniz?” cevap o kadar rahatsız edici ki “Ne için?”.

Şimdi, tüm uluslar arası diplomasiymiş, siyasetmiş hepsi bir yana, eğer ben uyrukdaşımın, hatalı olsa bile, sağ salim olarak benim toprağıma teslim edilme ihtimali varken öldürülmesine sessiz kalacaksam o zaman nasıl birlik olurum?

Lütfen bu konuyu da aynı şekilde yorumlayınız. Önce neyin hesabı sorulmalı onu tartışmalıyız. Vatandaşı katledilen (başka bir kelime kullanılabilecekse tüm önerilere açığım) bir ülke konumuna gelmiş iken ne gibi bir tepki verilmeli?

Yok yok aslında pek de sevilmeyen T.C. vatandaşlarıydı onlar, zaten izinsiz çıkmışlar, elinize sağlık mı demeliyiz?

Yoksa sessizce sineye çekip keşke vurmasalardı diye iç mi geçirmeliyiz.

Yoksa, belki de en azından tekrarına cesaret edilmez diye her kim olursa olsun o bizim vatandaşımızdı sen ne yapıyorsun mu demeliyiz?

Kendine saygısı olan bir ulus nasıl hareket etmeli sizce uluslararası camiada?

Uyruk açısından kimseyi ırkına, uyruğuna göre ayırmam, bana karşı tutumuna göre ayırırım. Sen bana dost isen, çıkarımla çatışmayan işler yapar, bana saygı gösterirsen dostsundur ve aynısını görürsün. Bana oluşabilecek etkisi gözetilmeden hareket edersin, ortadasındır, sana karşı veya senin yanında olmam. Ancak, benim vatandaşıma saygısızlık, çifte standart uygulanıyorsa ve hatta bu olayda olduğu üzere savaş uygulamaları yapılıyorsa işin rengi değişir.

Ben Türkiye’de yaşıyorum ve T.C. vatandaşıyım, eğer bu uygulamaya sessiz kalırsam birlik vasfımı kaybederim. Hükümetim doğru yapar, yanlış yapar, vatandaşım doğru yapar, yanlış yapar, kesinlikle ilgisi yoktur, vuramazsın, bana, benim vatandaşıma saldıramazsın. Hele hele benimle dostluk ilan edip, stratejik ortaklıktı yok bilmem neydi dedikten sonra 6 gemi gelmiş limana ve sen Türk’ünkünü basacaksın. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

O kadar kıymetli bir dost o gemiyi durdurur, içindekileri indirir, adam gibi paketler bana gönderirdi “bak dostum bunlar izinsiz az daha benim toprağıma girecekti al ne yapıyorsan yap”. Ancak tabii ki eşyanın tabiatına uymazdı, uymadı da. Adam bildiği işi yaptı, gitti bastı, vurdu ve öldürdü.

Her ne sebeple olursa olsun kabul edilemez bir şey bu. Pekii, mensubu olduğum bu ırkın cumhuriyetinin seçilmiş hükümeti bu işi planlamış falan yine komplo teorilerine girmeye gerek yok. Benim seçilmiş hükümetim, büyüklerim bu coğrafyada hayatta kalmanın gereği bu derlerse, normale uymayan, kabul edilemez icraatlerle yani kan ile ancak bu iş olur derlerse hayatı boyunca barbarlıktan kaçmış, hatta gururla söyleyebilirim ki hayatında hiç kavga etmemiş ve etmeyecek birisi olarak ne yazık ki ben de çeker giderim. Hayatımı aklımla kazanmak ve huzur içinde yaşamak istiyorum. Şehit görmekten de bıktım, savaş senaryolarından da silahtan da. Çok ilginç gelecek belki size ama sanırım haberlerde yayınlanan herşeyden bıktım. Ne kuzey kore, ne israil ne de suudi arabistan gibi bir ülkede yaşamaya niyetim yok.

Aslında açılım mevzuları sanki biraz bu konuya hitap eder gibiydi ama yok birileri engel oluyormuş yok efendim aslında içi boşmuş, ben neticeye bakıyorum. Bilmiyorum ve tahmin yürütmek de istemiyorum. Saymadım çünkü haber seyretmemeye çalışıyorum ama gazete okumak istediğimde görüyorum, günde bir şehidimiz mi var neredeyse?

Açıkça ifade edeyim, seneye bir daha kullanacağımız oylarla deneyeceğiz ve huzurlu yönetilmeyeceğimiz kesinleşirse ben ve eşim huzurlu bir ülkede şansımızı denemeye kararlıyız.

Herkes mi gitsin o zaman? Bir şey söyleyeyim mi, neden olmasın? Sınır kapısına doğru birileri birşeyler anlar belki.

Sonuç olarak, hiçbir diplomasi eğitimi almamış ve diplomasi ile ilgili okumamış birisi olarak tekrarlıyorum, benim uyrukdaşıma hiç kimsenin saldırmaya ve doğal olarak öldürmeye hakkı yoktur, eğer olacaksa veya olduğunda susacaksam, o zaman ben birlik vasfımı yitiririm, ve birlik vasfımı yitirince de…

Ben bu vatanı seviyorum, keşke kansız olsa.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (1) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>