YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







PASKALYA VE GÜLSEREN
Yazar: ARMAGAN GURKAN | Tarih: 01/04/2008 | Saat: 19:15

Bir hafta önce sabah kahvemizi yudumlarken kapımız çalındı. Kendisi ortadoks,kocası katolik olan genç komşumuz elinde büyük bir tabakta rengarenk paskalya yumurtaları ve çörekleriyle gelmişti. Teşekkür ve kahve ikram ettik. Biraz yakındı.’’Katoliklerin şimdi, bizimki 1 ay kadar sonra, olay aynı tarihte olduğuna göre kutlama neden ayrı oluyor, anlıyamıyorum ‘’dedi ve gitti.

Kendisine bazı örnekler vermek isterdim. Yanlış anlayabilirdi. Rengarenk yumurtalara baktım ve biraz eskilere daldım. Tavuk mu yumurtadan,yoksa yumurta mı tavuktan ? hangisi doğru? Sen mi, ben mi? Her toplumun kendine tayin ettiği rumi, miladi, hicri gibi rakamsal tarih mi? yazdıkları tarih mi? Hiçbir zaman bitaraf olmamış okullarda öğretilen tarih mi?

30 yıl kadar önce ilk defa Kapodakya'ya gittiğim günü hatırladım. Hayranlıkla etrafı seyrediyor ve hiçbir ayrıntıyı kaçırmamaya çalışıyordum. Göreme açık hava müzesini gezerken yazıları da büyük bir dikkatle inceliyordum. Her peri bacası ayrı bir tarih, ayrı bir sen, ben. Aklımda kalan kilise adları:Tokalı, Rahibeler ve Rahipler, Aziz Basel, Elmalı, Yılanlı, Çarıklı, El Nazar, Saklı, Meryam Ana v.s …Kimi kilise 3, kimi 10, en büyüğü 50 kişi alabirdi ancak. O zaman aklıma 30 haneli bir köyde 2 cami olan Anadolunun köyleri, şehirlerin mahalleleri gelmişti. 50 olmaz ise 10, o da olmaz ise 3 kişilik bir cemaatım olsun, ama başta bilirkişi ve ruhban BEN olayım düşüncesi insanlığın kutuplaşmasına, bölünmesine, yanlış inançlara kapılmasına neden olmamış mıydı ? Bir dinin ardından mezhepler, tarikatlar, rahipler, hahamlar ve imamlar ille bir şeye baş olmak İsteyen BEN in eseriydi. Hepsi bilirkişi, ulema, derin bilgi sahibi, aziz ve kutsal insanlar. Kısacası Din tüccarları ve bu ticaret üzerinden cahil toplulukların geleceğini geciktiren ve karartan zümre. Tabii ki çok az sayıda gelmiş olan akıl ve hikmet, basiret ve hoşgörü sahibi gerçek tasavvuf ehlini bu düşüncemden uzak tutuyorum. Onlar mal ve şöhret peşinde Hiçbir zaman olmamışlar ve insanlığa daima ışık tutmuşlar ve insana gerçeğin özünü göstermişlerdir.

Ben Gavur İzmir de doğdum. 2.dünya harbinin son yıllarında yokluğun bol olduğu, ekmeğin karneyle verildiği fakat vakur ve alnı açık,yardımsever insanların arasında… Mübadele sonucu Selanikteki evimize karşı İzmir 2. kordonda verilmiş 3 katlı bir rum evinde… Son zamanlarda dün ne yediğimi unutuyorum ama 5 yaşımdan itibaren o sokakta yaşadıklarımı, gördüklerimi asla unutamıyorum. Öyle bir sokak ki 72 millet bir arada kardeşçe gül gibi, azla yetinen mutlu insanlar bir arada yaşıyorduk. Kavga ve gürültüsü az, sevgi dayanışma, muhabbeti bol bir yerdi. Sağ yanımızdaki evde Rodoslu Fatma hanım ve oğlu deli Hasan, sol yanımızda Mustafa bey, eşi Madam Eleni ve oğlu Atik, karşımızda Giritli Sinanlar, biraz ilerde Sakızlı Pamuk Hanım, kızı ve damadı daha ileride 9 çocuklu bir ailenin çocukları Uğur ve Ender, yanlarında 7 çocuklu bir Rum ailesi, onların yanlarındaki evlerde Musevi aileler otururdu. 1950'de Amerikalılar da geldi. Ekip tamam oldu.

Şimdiki çocuklar kadar şanslı değildik. Çelik çomak, uzuneşek, birdirbir, kukalı saklambaç ve sokakta oynadığımız futbol ile vaktimiz geçiyordu. Belki de şanslıydık. Akşam üzeri fırıncımız İtalyan Madamın nefis çöreklerini alır gelir ve bütün mahalle o gün çayı demleyip kim seslenmiş ise onun kapısında oturur, yer içer ve sohbet ederdi. Bazı akşam üstleri dayım ve ihtilalden kaçıp gelmiş bir Rus asilzadesi olan eşi yengem büyük piyanist Madam Katia, diğer dayım ve eşi Fransız Madam Raymond yakın sokaklardaki evlerinden gelip bu sohbete katılırlardı. Birinin başı ağrısa hemen eczacı Mösyö Kosta'ya gider aspirin alırdık. Bazı gençlik hallerinde ağabeylerin en büyük yardımcısı Mösyö Kosta idi. O sırada Sütçü Maksut efendi geçer ve ona Atatürk’ün ona nasıl selam verdiğini bir daha anlatsın diye sorardık. ’’Sokak ta süt satarken araba yanımda durdu. Baktım o… ayaklarım titrer oldu. Şapkasını çıkardı selam verdi, nasılsın, işlerin iyimi? dedi.’’ Benim gibi bir sütçüye…’’ 9 çocuklu Türklerle, 7 çocuklu Rum ailesi çok yoksuldu. Hergün diğer evlerden belli etmeden Onlara yemek yollanırdı. Bazen de onların çucuklarıyla oynarken ‘’hadi bize gidelim, bir şeyler atıştıralım der ve sofralarımıza konuk ederdik. Gülseren Sakızlı Pamuk hanımların evinde zamanın deyimiyle besmele bir kızcağızdı. Devamlı evde hapis olduğunu ve bütün ağır işlerde çalıştırıldığını duyardık. Kendisini birkaç kez evin çatısında çamaşır asarken uzaktan görmüştük. Parmak kadar ve sıska esmer bir kızdı. Bir gece mahalle sohbetleri kapı önünde devam ederken derin bir ağlama sesi duyuldu. Sağa sola koştuk, etrafa bakındık. Ses Pamuk hanımların çatısından geliyordu. Evde ışık yoktu. Bir kaç kişi onların bir yere gittiğini 2-3 gün gelmiyeceklerini söyledi. Seslendik. Gülseren cılız bir sesle karşılık verdi. İmdat!! Hemen toplanıldı. Çatıya ulaşmanın çareleri arandı ve birkaç merdiven birbirine bağlanarak ulaşıldı. Manzara korkunçtu. Önünde bir kuru Ekmek kemik yığını 9 yaşlarında bir kız çocuğu kilitli bir çatı kapısının dışında açık havada bırakılmıştı. Su yoktu. 72 millet bir infial yaşadı. Kızı oradan indirdik. Karnını doyurduk. Böyle bir çocuğun var olabileceğini yıllar sonra Somalili çocuk fotoğraflarında görecektim. Karakola gidildi ve durum anlatıldı. Tesadüfen hergün mahallemizden geçen kıranta taharri memuru Hamdi bey de oradaydı. Babacan komiser ile Hamdi Beye bu çocuğa biz mahalle olarak bakarız denildi. Onlar da gerekeni yapacaklarını söyleyerek zabıt tuttular. İmece bizim sokaktaydı. 72 millet bir arada … Gülseren Okula yazdırıldı. Bütün ihtiyaçları Karşılandı. Pembe yanaklı güzel bir kız oldu. Bir kemik yığını artık tenle ve canla donatılmıştı. Sonra Ebe okuluna yollandı. Mezun oldu. Kimbilir şimdi nerelerdedir? Evlenmiş midir, çocukları Var mıdır? Bilmiyorum. Bütün o güzel insanlar yağız atlara binip gittiler. Onların çocukları bizler de dört bir yana dağıldık ekmek peşine… 1955 Yılında 6-7 eylül hadiselerinden bir gün sonra gece gördüklerimiz taklit ederek Sol komşumuz Madam Eleni'nin oğlu Atik’in bisikletini havaya kaldırıp hasar verdik. İtirazı üzerine ona bir yumruk atıp burnunu kanattım. Atik senden çok özür diliyorum. Çocuktum. Yunanistan'a gittiğinizi İstanbul'da iken duymuştum. Öteki taraftaysan rahmetin Bol olsun. Hamursuz bayramlarında kapılarını çalıp, o lezzetsiz hamursuzu arsızca istediğimiz Musevi Komşularımız ,bir daha istememize fırsat vermeden, kendileri getirdiler her yıl. Paskalya çöreklerini ve Yumurtaları Hiristiyan komşularımız. Biz de Aşure götürdük daima… Çingene çocuklarının karınlarını doyurduk yıllarca… Helal olsun. Rengarenk yumurtalar önümde… Sarı, kırmızı, mavi, yeşil… Ben Gavur İzmir’deyim. Şu an batıya bakmaktayım. 72 renk görüyorum. Güneş alçalıyor. Hepinizi ne kadar özlemişim. Gülseren seni bir fazla özlemişim. Ve diyorum ki bize Gülserenler lazım. Bu Ülkenin dört yanına güller sermek lazım. Öteki veya bu tarafta nerede olursanız, ışıklar içinde olun.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>