|
|
|
|
|||||
|
|
![]() |
|
|||||
|
|
|
||||||
|
Site İçi Arama |
DUYARLI YURTTAŞ Sevgi/liler Gününüz Kutlu Olsun, Baştan Sona Sevgiyle Dolsun!..
Yazar: MEHMET ALİ SULUTAŞ | Tarih: 11/02/2010 | Saat: 17:40Sevgi/liler Gününüz Kutlu Olsun, Baştan Sona Sevgiyle Dolsun!..
Aşkı ayakta tutan sır nedir acaba? Mecnun, Leyla’ya, Ferhat, Şirin'e kavuşamadığı için mi aşkları destan olmuştur dersiniz? Romeo ve Jülyet çoluk çocuğa karışsaydı, ilişkileri yine asırlarca dilden dile gezer miydi?.. Bu sorulara yanıt aramayı şimdilik bir yana bırakıp, asıl konumuza gelelim…
Sevgililer Günü’nün tarihi 3. yüzyıla, Roma İmparatorluğu’na kadar uzanıyor. Pagan inancının hâkim olduğu Roma’da, İmparator Şaban Claudius, sürekli savaş için askere ihtiyaç olduğundan evliliği yasak etmiş. Benden beter, sürekli seyahat eden ve İmparator’dan çok inançlarına bağlı Hıristiyan Aziz Valentinus, gittiği her yerde uluorta vaazlar verip Claudius’un ne kadar hatalı olduğunu sürekli dile getirmiş. Bu dedikodular kısa sürede saraya ulaşmış ve Valentinus, İmparator emriyle tutuklanıp, 4 Şubat 270’de verilen emir üzerine dövülerek öldürülmüş.
Yüzyıllardır 14 Şubat, Aziz Valentinus’un anısına Sevgililer Günü olarak kutlanıyor. Ülkemizde ‘Sevgililer Günü’ adı verilen 14 Şubat, yabancı ülkelerin pek çoğunda St. Valentine (Aziz Valentine) günü olarak kutlanıyor. Ömrümüzün geri kalan bölümünün bu ilk gününe, “Günaydın sevgililer, günaydın / gönül aydın, günaydın!..”ya da, “Bugün ayın ön dördü / kız saçını kim ördü?..” şarkısıyla başlamaya ne dersiniz?..
Tanrılar Tanrısı Zeus, ”Ben ‘sevgi’yi insanların tam kalbine gömeceğim ve onlar bunu orada aramayı akıllarına bile getirip bulamayacaklar. Çünkü insanlar kendileriyle, inanılmaz derecedeki bencillikleriyle öyle meşguller ki, aynı zamanda ne kendilerine ne de beraber yaşadıkları canlı cansız varlıklara o denli saygısız davranıyorlar ki, artık o bencilliklerini yenip kalplerine bakmak akıllarına gelmez...” demiş, gerisini siz düşünün…
Sevgi gününde, sevdiklerinizle birlikte var oluşunuzu sağlayan havaya, suya, toprağa, ateşe, ormana, hayvana ve daha da önemlisi, insana karşı sevginizi bir kez daha düşünün…
Didiklemelere, mıncıklamalara, kirletmelere, yok etmelere karşı çığlığını bir türlü duyuramayan havanın, suyun, toprağın, ormanın ve daha da önemlisi Türkçenin çığlığını duymaya ve duyurmaya çaba harcamakla yaşanacak sevgi dolu günler, sevgiyi, sevgiliyi, yaşamı ve geleceğimizi daha da güzelleştirmez mi?
Aşkın tarifi çok, ama zamanı yok! Aşkın mekânı yok, ama bekleyeni çok... Oysa aşk her yerde; aşk seninle, aşk benimle, aşk bizimle, aşk hepimizle...
http://video.msn.com/video.aspx?mkt=tr-TR&vid=704b79c8-3f24-4171-85fd-cb0a66f3b541
Kalpler bir olsun, içten bir gülümsemeyle (yerine göre bir öpücükle) dünyalar sizin olsun!.. Sevdiklerinizle, sevenlerinizle her günün ‘Sevgi/liler) Günü’ olarak yaşanması dileğimle…
Mehmet Ali Sulutaş, MBA, iktisatçı, yazar Öğrenciliği bitmeyen, gönüllü emekli eğitimci; Türkçeyi koruyup yaşatmaya çalışan bir sevdalı; Türkçeyi, suyu, elektriği, sağlığı, zamanı, aklı akıllı kullanmayı sürekli öğütleyen mutlu - umutlu bir çelebi; Mersin/Yenişehir-Neustadt ve Silifke-Hassloch kardeş kent ilişkilerini 1994’ün ‘Sevgililer Günü’nde başlatan eş-girişimci…
|
|
|||||
|
|
![]() |
![]() |
|
||||
|
|
|
|
|
|
|||