YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







MUSTAFA KAYMAKÇI

YUNANİSTAN İLE KALICI DOSTLUK, AMA NASIL?
Yazar: MUSTAFA KAYMAKÇI | Tarih: 13/10/2019 | Saat: 22:08

İzmir ve çevresinde Rodos ve İstanköy adası kökenli çok sayıda Türk yaşar. Adalı Türklerin bir de İzmir merkezli “Rodos,İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği(ROİSDER)” adlı örgütleri var. İstanbul, Antalya ve Ankara’da da şubeler kurulmuş.

Dernek, Rodos ve İstanköy’de yaşamakta olan soydaşlarının; “Vatandaşlık Sorunu, Eğitim ve Türkçe Öğrenme Hakkı Sorunları, Din ve İbadet Sorunu, Örgütlenme Sorunu, Osmanlı Türklerinden Kalan Kültür Mirasının Korunması Sorunu, Nefret ve Baskı Ortamı Sorunu ile Türk Vakıfları Sorunu” gibi sorunlarını, Türkiye ve uluslararası platformlarda dile getirmeye çalışıyor.

Geçtiğimiz hafta, dernek tarafından Yaşar Üniversitesi desteğinde 10-11 Ekim 2019 tarihlerinde iki gün süre ile “Uluslararası Rodos ve İstanköy Türk Vakıfları Sempozyumu, 2019” düzenlendi.

Bir tespit yapalım. İstanbul ve Bursa’dan sonra Osmanlı Türklerinden kalan mimari eserlerinin yoğunluğu ve niteliği açısından üçüncü sırada gelen yer Rodos’dur. Anılan eserler Rodos ve İstanköy’deki Türk Vakıfları’na aitti.

Ancak bu eserler, Onikiadaların 1947 yılında Yunanistan’a verilmesinden sonra haraç-mezat satılıyor ve zamanın tahribatına bırakıyor ve giderek yok ediliyor. Böylelikle Adalar Türkleri için tutkal görevi olan bu eserlerin yok edilmesiyle Türk kimliği silinmek isteniyor (*).

Sempozyumun temel amacı da; anılan konularda ulusal ve uluslararası farkındalık yaratmaya yönelikti.

Gelelim “Yunanistan İle Kalıcı Dostluk, Ama Nasıl?” konusuna. Büyük söz söylemeye gerek yok.

Yunanistan ve adalara, günü birlik ve turizm firmaları dışında bireysel olarak başvurduğunuzda kolaylıkla gidebiliyor musunuz?

Öncelikle Rodos ve İstanköy kökenli Türklerden başlayalım. Bunların çoğunun adalarda kalan akrabaları vardır. Onları görmek için Yunanistan İzmir Konsolosluğu’ndan vize talebinde bulunduklarında doğum yerleri nedeniyle akla hayale gelmeyecek zorluklarla karşılaşırlar.

Bırakınız Rodos ve İstanköy doğumlu olanları, Türkiye doğumlu insanlarımız bile Yunanistan’dan bin bir zorluklarla vize alabilirler. Vize talebinde bulunduğunuzda onur kırıcı bir şekilde kredi kartı ekstrelerinizi, maaş bordrolarınızı, özel belge ve bilgilerinizi, bu da yetmez; sizi de görmemiz gerekir denilerek işinizi gücünüzü bırakıp ayaklarına kadar gidip arzı endam etmenizi isterler.

Kimi zamanlar, İzmir’e de Yunanistan’dan heyetler gelir. İki ülke arasında karşılıklı el sıkışmalar, ortak etkinlikle düzenlenir, heyetler arasında güler yüzle yan yana fotoğraflar çekilir.

Geçtiğimiz yıllarda, Cumhuriyet Gazetemizin İzmir Bürosunda görev yapan Asuman Abacıoğlu, Türk-Yunan ilişkilerine “Tek Taraflı Bir Aşk” diyordu.

Şunu söyleyelim; Kimilerimiz, tek taraflı bir aşk yaşadığımızın farkında olsa bile ticaretin yoğunlaştırılmasıyla bunun iki yanlı aşka dönüştürülebileceğini düşünüyor.

Bununla birlikte, Türk-Yunan ilişkilerine gerçekçi gözle bakmakta yarar var.

Yunanistan’da hala Türk düşmanlığı devam ediyor. Yunan politikacılar bunu kullanıyorlar. Düşmanlık iki temelden besleniyor. 

Yunanlarda, bir yandan Türklere karşı yüzlerce yıl Osmanlı egemenliğinde yaşamış olmaktan kaynaklanan olumsuz düşünceler var.

Bir yandan da Avrupa merkezci yaklaşımın ileri sürdüğü uygarlığın beşiği oldukları inancı devam ediyor. Bu görüşün çoktan çürütülmüş olduğunun farkındalığında değiller. (Bakınız Hobson J.M, 2008, Batı Medeniyetinin Doğulu Kökenleri, YKY Yayınları, 2453).

Bunların getirdiği düşünceler ışığında; Yunanlarda Türklere karşı düşmanlık-dostluk, nefret-sevgi, aşağılık kompleksi-üstünlük kompleksi gibi yaklaşımlar harman olmuş durumda.

İki örnek verelim:

Birincisi İzmir’i ilgilendiriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi 2006 yılında Selanik’i kardeş şehir olarak kabul ederken Selanik Belediyesi “Sözde Pontus Soykırımı Anıtı”nıdikmişlerdi. Dönemin Yunanistan yöneticileri, Cumhurbaşkanları dahil, Karamanlis ve Papandreu da anıtın dikilişine destek vermişlerdi. Bunun üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi, çok haklı olarak kardeş şehir olayını iptal etmişti.

İkincisi çok taze. Yunanistan ve onun doğal uzantısı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi; KKTC ve Türkiye’yi yok sayarak bölgede keşfedilen doğal zenginliklerine Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin desteği ve yardımlarıyla sahip çıkmaya çalışmıyor mu?

Önce şu konuyu hatırlatalım; Dostluk karşılıklı gelişir. Bu kapsamda Rodos ve İstanköy adaları ile Batı Trakya’da yaşayan Türklerin kültürel kimliklerinin korunmasında önemli sorunlar olduğunu, Osmanlı mimarisinin hoyratça yok edilmek istendiğini, yapılan onarımların göstermelik olduğunu bilelim.

Yunanistan’ın her platformda Türkiye’yi zor durumda bırakmak için çalıştığını aklımızdan çıkarmayalım.

Bu bilgilendirme kapsamında Türk- Yunan ilişkilerini geliştirmek için de çalışalım.

Şunu bilelim; Yunan Halkında Türklere karşı olumsuz yargılarını silmek, dostluğun kurulmasında birinci koşuldur.

Bu doğrultuda Yunanistan ile öğrenci değişiminden kültürel ilişkilere kadar her türlü toplumsal etkinlikleri sürdürelim. Bunların sonucunda Yunan komşularımız Türk dostluğunun kendilerine yarar getireceğini göreceklerdir.

Başka çaremiz yoktur. Aksi durumda bir yanda Rakı-Uzo kadehleri karşılıklı şerefe kaldırılacak, diğer yandan da iki komşu silahlanmaya devam edecektir.

Belki Türk kamuoyu yeterince bilmez. Onikiadaların 1947 yılında Yunanistan’a verilmesiyle ilgili Paris Antlaşması’nda silahlandırılmama koşulu vardı. Ancak Yunanistan’ın tek taraflı olarak adalarda konuşlandırılmış silahları ve de milis güçleri kime karşı olabilir?

Türk Yurtseverleri, bunun emperyalist ülkelerin bir oyunu olduğunu söylüyor. Ya Yunan Aydınları ne diyor?

Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI, mustafa.kaymakci68@gmail.com

-----------------------------------------------------

(*) Günümüzde, Rodos ve İstanköy ağırlıklı olmak üzere Onikiadalar’da sayıları resmi olmayan tespitlere göre 9.000’ini geçen bir Türk nüfus yaşıyor. Ancak Onlar Türk değil, “Yunan Müslümanı” olarak kabul ediliyor ve de sorunlarını dile getirmekten çekiniyorlar ya da daha doğrusu ada Türklerinde korku kol geziyor.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>