YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HEM NALINA HEM MIHINA...

EKRAN
Yazar: METİN ATAMER | Tarih: 25/06/2019 | Saat: 10:25

İnsanlar bir film seyrederken ön yargılımı seyreder diye hep düşünürüm. Çocukken film seyretmeyi sevmezdim. Filmde iki kişi kavga eder, hatta komedi filmlerinde bile, ben oturur ağlardım. Ulus ta heykelin karşı hizasında bir sinema vardı, ismini pek hatırlamıyorum, SUS sineması olabilir,  Lorel ve Hardy komedi filmi oynanıyordu. Ailecek bu filme gittik. Bizimkiler locadan seyretmeyi pek severlerdi. Film komedi türü bir kurgu idi ve bol miktarda bir birine tokat atan bir zayıf diğeri ise aşırı şişman iki kişinin 1946-7 li senelerde çekilmiş bir filmi idi . Şişmanı diğerine bir tokat atıyor, zayıfı ise yerlerde yuvarlanıyor, ben ise hüngür hüngür ağlıyordum. Sinemada ise herkes gülmekten kırılıyordu. Bizimkiler benim bu feryat figan halimi görünce filmi yarıda bırakıp çıkmak mecburiyetinde kalmışlardı. Ablam filmin yarısında çıktığımızdan dolayı bana çok kızmıştı ‘’ Senin yüzünden bir film seyredemedik’’ diye sitemler etmişti. 

Ama benim ise elimde değildi, nedense böyle bir durumda her zaman gözlerimdeki yaşları engelleyemiyordum. Yatılı okula gittiğimde, zaman zaman okulda bir film oynatılırdı. Ben en arka sırada oturur, kimsenin beni görmediğinden emin olduğumda, filmin acıklı sahnelerinde hem gözlerimi, hem de parmaklarımla kulaklarımı kapatırdım. Bu durum , Üniversite yıllarıma kadar devam etmişti. Evlenmeden evvel eşimle sadece komedi filmlerine giderdim, ancak bir keresinde unutup ‘ Bir Aşk Hikayesi’yani ‘Love Story‘ adlı bir esere gitmiştik. Film boyunca gözlerim dere gibi çağlamıştı. Birde komedi diye ‘’ Tatlı Kaçık’’ adlı bir tiyatro eserine gitmiştik. Nevra Serezli’nin oynadığı. Son sahnede herkes başladı kahkahalarla gülmeye , ben ise başladım ağlamaya. 

Evlendikten sonrada eşimle film seyretmemeye gayret ettim. Uzun seneler sonrası eşimin çok ısrarı ile bir Türk filmine gittik. Film bir baba ve oğul arasındaki duygusal yaşamı anlatan bir teması vardı. Benim ağladığımı bilen eşim, bir büyük paket kağıt mendille film seyretmeye geldiğini sonradan anladım. Dakika başı bana bir mendil uzatarak gözlerimden akanları silmeme yardım etti. Sonrası artık film seyretmiyorum. Nedeni ise dünyaya zaten gelişimizde  ağlamaya başlıyoruz. Taa gidene dek ağlıyoruz, bu nedenle ben, beni neşelendirecek konuları seyretmem gerekir diye düşünmekteyim. 

Günlerdir hatta aylardır Türkiye’nin gündemini meşgul eden İstanbul belediye başkanı seçimleri ve bunun yenilenmesi konusuna odaklanan toplumu ekonomi bile ilgilendirmemekte. Enflasyon tavan yapmış, işsizlik almış başını gidiyor, kimsenin umurunda bile değil. Hatta 5 Tepeli zatı bile ilgilendirmiyor. Genç nüfusta işsizlik oranı %23 e dayanmış olması son derece tehlikeli olduğunun farkında bile değiller. Varsa yoksa ISTANBUL Belediye başkanı seçimini almak için her türlü hileye başvurmanın mubah görüldüğü günlerden geçmekteyiz. İstanbul Belediye bütçesi 42.6 milyar lira olduğu söylenmekte, buda herkesin iştahını kabartmakta.

Senelerdir siyasi seçimlerin belirli bir ahlak seviyesinde cereyan etmesini bütün toplum istemekteydi. Geçtiğimiz Pazar günü ayrı partilerin desteklediği iki rakip aday arasında çeşitli soruların sorulduğu bir ekran programını hepimiz izledik. Gönül isterdi ki İstanbul için göreve talip bütün başkan adayları bu programda konuşsaydı diye düşünmüştüm ancak başı çekecek olan 2 adayın bu programda olması uygun görülmüştü. Sorular ve cevapların dışında her iki adayın konuşma ve dinleme adabı konusundaki davranışları, dinleyiciler tarafından değerlendirildiğini düşünmekteyim. Birinin diğerine hakaret edercesine ‘Yalan Söylüyorsun’ demesini bile hoş gören terbiyeli bir genç nesil izledik. Sayıştay raporlarını bile okuyan, değerlendiren bir adayın öne çıkması, Metropol şehirde yaşayan yurdum insanlarını ümitlendirdiğine inanmaktayım. 

Bu programı sonuna kadar izledim , hem de mendile ihtiyaç duymadan izledim. Her ikisini de ön yargısız dikkatle dinledim ve her şeyin çok güzel olacağını düşündüm diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Metin Atamer             



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>