YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







NİYE REFERANDUM VEYA BAŞKANLIK SİSTEMİ?
Yazar: KORAL ÇEPNİ | Tarih: 28/01/2017 | Saat: 12:24

Koral Çepni

                           NİYE REFERANDUM VEYA BAŞKANLIK SİSTEMİ?

             Bu günlerde TBMM’nin başkanlık rejimi konusunda almış olduğu karar Cumhurbaşkanlığı tarafından imzalanarak yürürlüğe girecek ve Nisan 2017’de bir oylamaya gideceğiz. Referandumda “evet” veya “hayır” konularına değinmeden önce sanırım niye bir referanduma, yani “başkanlık rejimine” gideceğimizi anlamak gerekir.

             Başkanlık teklifinin sahipleri tarafından en fazla öne çıkartılan gerekçe politik istikrarı sağlamak olmuştur. Ülkemiz 15 yıldır bir tek parti tarafından idare edilmektedir. Böyle bir politik istikrar ancak Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarında sistem gereği olan tek parti idaresi altında gerçekleşmiştir. Genelde kurulan hükümetler normal seçim süresi olan 4 veya 5 yılı tamamlamış veya tamamlamaya yakın bir zamanda seçimlere gitmişlerdir. Hükümetlerde yer alan bakanlar genelde yerlerini korumuşlardır. Dolayısıyla politik bir istikrarsızlıktan bahsetmek mümkün değildir.

             Bir diğer gerekçe olarak iç terör öne sürülmüştür. Muhalefetin sürekli, “terörü sona erdirmek için hangi kanunu çıkartmak istiyorsanız varız” ifadelerine, iktidar partisinin mecliste terör konusunda her türlü kanunu çıkartacak gücü olmasına rağmen başkanlık rejiminde bu konuda neyin farklı olacağı belirsizdir. Kaldı ki politik güç sahipleri iç terör sorununu çözmek için çözüm sürecini oluşturmuşlar, hatta 7 Haziran 2015 genel seçimler öncesi sırf seçimi kazanmak uğruna şehirlerde hendek kazmaya kadar varan teröre hazırlık eylemlerine müsamaha ile yaklaşmışlardır. Ordu, jandarma, polis teşkilatları devletin emrindedir, bir itaatsizlik olmamıştır. Tüm bu değerlendirmelerin ışığı altında iç terörü bitirmek de başkanlık rejimi için geçerli bir neden oluşturmamaktadır.

             FETÖ ile daha iyi mücadele de başkanlık rejiminin gerçekleşmesi için çoğunlukla ileri sürülen bir nedendir. Ancak FETÖ özellikle son 10 yılda devlet aygıtının kılcal damarlarına kadar girmiş, politik iktidarı elinde tutanlarla bir koalisyon oluşturmuştur. İş iktidar mücadelesine dökülünce ancak, devletin temizlenmesine girişilmiştir. TBMM hemen OHAL ilan ederek gerekli önlemleri almaya başlamış(OHAL’in başka amaçlar için de kullanıldığı bu yazının konusu dışındadır), yargıda, özel sektörde, bürokraside, orduda, vb temizlik için gerekli işlemler gerçekleştirilmiş ve gerçekleştirilecektir. Ancak FET֒nün devlete yerleşmesi demokratik parlamenter sistemin bir zafiyetinden değil, politik karar vericilerin istekleri doğrultusunda gerçekleşmiştir. Başkanlık rejiminde FETÖ ile mücadelede neyin farklı olacağı belirsizdir.

             Jeopolitik sorunlar ve bundan kaynaklanan dış terör tehditleri de parlamenter sistemin zayıflığından değil, tam tersine birkaç politik karar vericinin “Yeni Osmanlı” hayalleri sonucunda Ortadoğu batağına girmemizden kaynaklanmıştır. Maalesef gerek iç terör, gerekse jeopolitik konuların TBMM’nde tartışılması önlenmiştir. Dolayısıyla problemlerin yoğunlaşması karar vermenin bireyselleşmesi yüzünden olmuştur. Bireyselleşme başkanlık rejiminde yoğunlaşacak, ortak akıl azalacaktır.

             Ülkenin bölünme tehdidiyle karşı karşıya olduğu ve ancak başkanlık rejiminin bölünmeyi önleyebileceği de sık sık dile getirilmiştir. Ancak özellikle Sayın Ahmet Necdet Sezer’in görev süresinin bitiminden sonra devlet yönetiminde her türlü fren ve ayar bozulmuş, belli inanç, ideolojiler ve yaşam tarzı ön plana çıkartılarak diğerleri dışlanmıştır. Bölünme maalesef iktidara tutunmanın bir stratejisi olarak kullanılmıştır. Referanduma giden süreçte de bu strateji büyük bir ihtimalle sürdürülecektir. Başkanlık rejimine geçişten sonra dışlayıcı tutumun değişeceğine dair bir işaret bile yokken yeni rejimin bölünmeyi azaltıcı değil, arttırıcı bir baskıcı uygulamaya geçmesi beklenmelidir.

             Başkanlık rejiminde “ekonominin şahlanacağına”, bugün yaşanan sıkıntıların hızla yok olacağına, işsizliğin azalacağına ilişkin iddialar da son zamanda sık sık paylaşılmaktadır. Başkanlık rejiminde bir tek parti iktidarından farklı neyin, nasıl yapılacağı kocaman bir soru işaretidir. Bu günkü sorunların asıl nedeni birkaç ekonomik karar vericinin 2002-2007 yılları arasında TL’nin aşırı değer kazanmasına müsaade etmekten başlayıp, ekonomi de reel faiz izlememe inadından, mülkiyet hakkının zedelenmesine yaklaşan,  yurt dışı kurumlara hakaret etmeye veren açıklamalara uzanan uygulamalardan kaynaklanmaktadır. Başkanlık rejiminde farklı bir uygulama mı olacaktır?

             Başkanlık rejimi Türkiye’nin hiçbir sorununun çözümüne ilaç olmayacağı gibi, halkın sorunlarının, değişim taleplerinin, daha fazla ifade isteklerinin bastırılmasına aracı olabilecektir. Başkanlık rejimi talebi sadece kişisel ihtirasların tatminine yönelik görülmektedir.

             Hazırlanan anayasa paketinin değerlendirilmesi ise bir başka yazıda gerçekleştirilecektir.    

28 Ocak 2017      



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>