YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

DEMOKRASİ MİTİNGLERİ ve FIRSATÇILAR!..
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 11/08/2016 | Saat: 21:37

15 Temmuz Kalkışmasını izleyen her akşam şehirlerimizin alanlarında ‘Demokrasi Mitingleri’ dediğimiz geniş kapsamlı halk toplantıları yapılıyor.  Bu katılımcılar, ülkenin bütünlüğüne sahip çıkmak isteyen T.C. Vatandaşaları’nın ulusal heyecanlarını meydanlara yansıtıyorlar.

Ellerinde Türk Bayrağı ve Atatürk posterleri ile meydanlara gelen ülkemizin güzel insanları, aralarında bir ayrımcılık olmadığına inanmak istiyorlar.  Devlet yönetimini elinde tutan otorite zaten sıklıkla bu vurguyu yaparak toplumun heyecanını arttırıyor.

Katılımcıları izledikçe, gittikçe dikkati çeken boyutta bazı farklılıkların öne çıkmaya başladığını anlamamak olası değildir.   Özellikle mülki yetkililerin ve yerel yöneticilerinde perde arkasından devreye girdiklerini hissettiren bazı gelişmeler, olgunun kısmen şekil değiştirmek eğiliminde olduğunu göstermek temayülündedir.

Özetle; ülkesi için canını vermekten gocunmayacağı anlaşılan güzel insanların arasına karışmış olan bazı grupların, şeriat düzenine olan hayranlıklarını bazen ellerindeki özel flama ve bayraklarla ve bazen de mimik ve jestleri ile yansıttıklarını izlemek sıradanlaşmaya başlamıştır.  Ki, bu mitinglerden beklenen duygular ve yaklaşımlar bunlar değildi.

Örneğin; Demokrasi ve Şehitleri Anmak sloganı ile yapılan son mitingler, Türk Bayrağı ve Atatürk posterleri dışında başka gösteri malzemeleri kullanılmadan yapılacaktır denmişken, Mersin de olduğu gibi alana Atatürk posterlerinin alınmasının engellenmesini izlemek sevimli ve kabul edilebilir bir düzenleme olmamıştır.  Ki, arada bazı dini eğilimleri yansıtan flamalar ve hatta bir partinin amblemini içeren bayraklara göz yumulduğu da anlaşılmıştır.

Bu gözle bakılırsa, Demokrasi Mitingleri adı ile düzenlenen toplantıların iktidar partisinin bir eylemi imiş gibi yansıtılması kanımca rahatsız edicidir.

Yenikapı da düzenlenen büyük toplantıya bakınca da dikkati çeken bazı aykırı görüntüler yoktur denemezdi.   Keşke daha dikkatli olunsa idi demek ihtiyacındayım.

Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan tarafından yinelenen davetlerle toplantıya katılmaları ısrarla sağlanan muhalefet partileri liderlerine ise galiba üvertür sanatçılar muamelesi yeterli görülmüştür.   Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Devlet Bahçeli, protokol sırasına oturturulurken kanımca daha onurlu bir oturum şeması çizilmesi ortama yakışır olabilirdi.  Örneğin; Kemal Kılıçdaroğlu, T.B.M.M. Başkanı’nın sağına ve Sayın Bahçeli de Başbakanın hemen yanına oturtulsalardı, kanımca protokolün oturma düzeni daha görkemli olabilirdi.  Bu bir düzenleme hatası mıdır, yoksa iktidar partisinin hazırlayıcısı ve düzenleyicisi olduğu mitingin as solistlerinin AKP kökenli yöneticiler olduğunun vurgulaması mıdır, takdiri insanlarımızın kendi yorumlarına göre değişebilir.  Keşke, böyle bir yoruma fırsat verimeyecek bir düzenleme yapılabilse idi diye düşünenlerdenim.

Tüm bu küçük yanlışlıkları görmezden gelmeye çalışsak bile, ortaya çıkan tablo Sayın Tayyip Erdoğan’ın ülke gündemine yeni bir anayasa değişikliğine gerek kalmadan ağırlığını koymakta oluşunu vurgulamktadır.  Ordunun vesayetini kırıyoruz, yargı erkinin cemaat bağlantılarını koparıyoruz derken, ortaya çıkarılmak istenen görüntü ise tek adam egemenliğini inşa etmek çabasıdır.  Ki, Sayın Tayyip Erdoğan’ın bile bu denli bir gayreti desteklemediğini düşünüyorum.

Hani ünlü deyimdir; “Şeyh uçmaz, müritleri uçurur!” denen olguyu bize yaşatmak isteyenler mi vardır, doğrusu merak ederim!   

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP milletvekilleri ısrarla anayasaya uygun ve hukuk kurallarının etkin olduğu bir düzenlemeyi savunmaktadırlar.  Özellikle CHP’nin Taksim Manifestosu diye anımsanan demokrasi vurgulamaları tarihsel ağırlığı olması gereken uyarılar olmuştur.  Ancak görünen odur ki, Sayın Başbakan’ın üzerinde çalışıyoruz demesi dışında bu vurgulamayı önemseyen devlet yöneticisi henüz ortada yoktur.  Sayın Kabine üyeleri ise sanki bir zafer sarhoşluğu içerisinde kendi seçim bölgelerinde kişiye özel kahramanlık söylevlerini yarıştırmaktadır.   Kanımca, 15 Temmuz gecesinin yüreklerini ortaya koyan kahramanlarını birden unutmuş gibidirler.

Korkarak acaba diyorum; yıllar önce tanımlanan demokrasi tramvayı arzu edilen durağa getirildi ve durduruldu da bizler mi farkında değiliz?!.

Sorumun yanıtını ünlü ozan Sayın Adnan Yücel’de buluyorum;

  Saraylar saltanatlar çöker,
  Kan susar bir gün, zülum biter;
  Menekşeler açar üstümüzde
  Leylaklar da güler;
  Bu günlerden geriye,
  Bir yarına gidenler kalır
  Bir de yarınlar için direnenler!

***

Tabii bir de fırtınalı havaları seven fırsatçılar var. Hemen her dönemin özel insanları olan bazıları, bu olaydan kendi çıkarlarına ortam yaratmak hevesine kapıldılar.  Üstelik utanmadan ve doğrudan seslerini ve de taleplerini medyaya yansıtarak! İsterseniz onları akbabalara da benzetebilirsiniz.

15 Temmuz sonrasında ortalık nispeten durulmaya başlayınca şimdi de bunların incileri dikkati çekmeye başladı. 

***

SOMA faciası sonrası 300 insanımızın canını yitirdiği kömür işletmesinin sahibi olarak görülen kişi ki, kendisini Can Gürkan olarak biliyoruz, kendisini temize çıkartmak amacı ile olsa gerek sorumluyu hemen saptayarak mahkeme kayıtlarına geçirmeyi başardı; “SOMA faciasının sorumlusu FET֒dur!”

***

TSK’nin yeniden yapılanması söz konusu olunca, artık şehirlerin ortasında kalan askeri alanların ve kışlaların şehir dışına çıkartılmasına da KHK ile karar verilmişti.  Bu alanları yeşil alan olarak değerlendirmek diyenlerin sesi cılız olarak çıkmışken, medyatik müteahhit Ali Ağaoğlu basına yansıyan önerisini seslendirdi; “Askerin boşalttığı alanları bana verin, inşaatla değerlendireyim ve kentsel dönüşüm projesine devam edeyim.  Özellikle Maslak arazisine yapacağım evlerden 239 tanesini de şehitlerimizin ailelerine armağan edeyim!”

***

Şehirlerimizde akşam saatlerinde başlayan ve gece boyunca devam eden toplumsal tepkileri fırsat bilen bazı örümcek kafalılar, bir ellerinde Türk Bayrağı ve diğer ellerinde üç hilalli yeşil bayraklar olduğu halde gezinerek şeriat devleti çağrıştırmaya başladılar.  Üstelik bazı kentler de Atatürk posterleri bile alana kabul edilmezken!

Hatta Yenikapı Mitingi sırasında konuşma yapmak için mikrofona doğru yürüyen Sayın Genelkurmay Başkanı’na yanaşan Cübbeli Ahmet Hoca namlı kişi fırsatı kendince hemen değerlendirmeye çalıştı; “Demokrasi değil, Şeriat Devleti istiyoruz!”

***

Ekranlar bayram ediyor, çünkü programlara çıkaracak konuşmacı sıkıntısı bulmak derdi kalmadı.  Yıllar boyu Fetullah Gülen’in dizinin dibinde oturmuş nice müridi varsa, hemen hepsi birer kanala çıkarak içindekileri kusuyor.  Anlattıklarına ne denli inanılır diye artık terazinin topuzu karışmışken, akıllarına gelen ve kendilerince sempatik bulmadıkları siyasileri de suçluyorlar.  Eski AKP’li bakanların arasına bir de Meral Akşener’i eklemeyi de ihmal etmediler.  Ekran sunucuları da aşırılığa kaçacak polemikten korktukları için, kendilerine gelen itirazları yazılı olarak kabul ediyor ve internetten okunmasını öneriyorlar.

Ayrıca kimlikleri kuşkulu nice insanımızda da birden Başkomutan sevgisi depreşti ve Sayın Erdoğan için akılalmaz güzellemeler yapılır oldu.  Yani batının derebeylik düzeninden kalma olan slogan çağrıştırılır oldu; “Kral öldü, yaşasın kral!”

***

Bu fırsatçılara bizim gibi sıradan ve amatör köşe yazarının verebileceği doğru dürüst bir yanıt olamayacağı için, bu sefer de Ömer Hayyam’dan yardım diledim;    

Celladına aşık olmuşsa bir millet
İster ezan, ister çan dinle

İtiraz etmiyorsa sürü gibi illet
Müstehaktır ona her türlü zillet.

Dünya üç beş bilgisizin elinde
Sanırlar ki tüm ilim kendilerinde

Üzülme, eşeği eşek beğenir
Bir hayır var sana bana kötü demelerinde.

Felek ne cömerttir aşağılık insanlara
Han,hamam,dolap,değirmen hep onlara

Kendini satmayan adama ekmek yok
Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya.

Her gün biri çıkar, başlar ben, ben demeye
Altınlarıyle gümüşleriyle övünmeye

Tam işleri dilediği düzene sokar
Ecel çıkıverir pusudan: Ben ben diye.


[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>