YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







MUSTAFA KAYMAKÇI

EGE’NİN UNUTULAN RODOS ve İSTANKÖY TÜRKLERİ
Yazar: MUSTAFA KAYMAKÇI | Tarih: 19/03/2016 | Saat: 12:24

8 Mart 2016 günü, Başbakanımız Ahmet Davutoğlu ile Yunanistan Başbakanı Aleksi Çipraz, İzmir’de bir araya geldiler ve ticari ağırlıklı anlaşmalara imza attılar. Bu durumun, Ege’yi paylaşan her iki milletin yararına olacağı  konusunda  herkes hemfikir oldu.(*)

Bilindiği üzere, Yunanistan’da evlad-ı fatihan olarak nitelenen Türkler yaşıyor. Bunlardan Batı Trakya’da var olan Türklerin varlığını ve sorunlarını  Türkiye kamuoyu biliyor. Dünya ve yazık ki Türkiye kamuoyunda da Yunanistan’daki Türk varlığının Batı Trakya’yla sınırlı olduğu algısı var.

Oysa, Rodos ve İstanköy ağırlıklı olmak üzere Onikiada’da yaşayan ve sayıları 6.000 civarında olan bir Türk nüfus  yaşıyor. Rodos, Marmaris’in, İstanköy ise Bodrum’un karşısında .Bununla birlikte ,Anadolu doğumlu birçok Türk yurttaşı, yakın zamanlara kadar, hatta günümüzde bile şimdiki durumda Rodos ve İstanköy Türklerinin varlığından habersiz bir durumda(y)dır. Adalara gezgin olarak giden Türkler, burada yaşayan Türklerle karşılaşınca hayretler içinde kalıyor. Hele, adalardaki Osmanlı Türklerinden kalan ve çoğunluğu bakımsızlıktan viraneye dönen  cami, okul ve kütüphane gibi mimari eserleri gördüklerinde şaşkınlıkları daha da artıyor.

Yunan makamları, 1923 yılında Lozan Barış Antlaşması imzalandığında Onikiada’nın İtalyan yönetimi altında bulunduğu gerekçesiyle söz konusu soydaşlarımıza “azınlık” statüsü tanımamakta. Bu nedenle Rodos ve İstanköy’de yaşamakta olan Türklerin birçok azınlık sorunları var.

Bu sorunlar; Vatandaşlık, Türkçe Öğrenme Hakkı, Din ve İbadet, Nefret ve Baskı Ortamı, Osmanlı Türklerinden Kalan Kültürel Mirasın Korunmasından kaynaklanan Sorunları yanı sıra Vakıflar  Sorunu gibi  başlıklar altında sıralanıyor.

Yakın dönemlere değin, “Neden Ege’deki Türkler unutuldu?” sorusunun yanıtını “Ege’nin Unutulan Türkleri” adıyla bir kitap yazan Bahadır Selim Dilek, uluslararası ilişkiler açısından şöyle açıklıyor;

“Küreselleşmenin- kendi çıkarlarını en üst noktaya taşımak için- desteklemekte olduğu yerelleşme, mikro milliyetçiliği, etnik ve bölgesel ayrımcılıkları körükledi. Küresel sermayenin çıkarlarının olduğu bölgelerdeki azınlık unsurları destekledi. Küresel sermayenin çıkarlarının bulunmadığı bölgelerde ki azınlıklar ise yok sayıldı, unutuldu, unutturuldu. Demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları gibi evrensel kavramlar, küresel sermayenin çıkarlarını ilgilendiren bölgelerde ki azınlıklar için geçerliliğini sonuna kadar korurken, hatta söz konusu bölgelerde askeri müdahalede bulunmak için en önemli gerekçeyi oluştururken; bu evrensel (!) kavramlar diğerleri için tamamen yok sayıldı” diyor ve ekliyor;

“Bugün, Yunanistan’a ait Onikiada’da varlığını korumaya çalışan bir avuç Türk de istikrarsızlık unsuru olarak görülen, susturulan ve hakları gasp edilen, unutulan, unutturulan, azınlıklar arasından yer alıyor. Her ne kadar Avrupa Birliği’ne üye olan bir ülkenin eşit birer vatandaşı olsalar da Batı’nın gözünde onlar kara kafalı birer Türk olmaktan öte geçemiyorlar. ….Kelimenin tam anlamıyla yok sayılıyorlar”.

Kısaca şu söylenebilir; Adalarda yaşamakta olan Türkler, bugün yok olma noktasına gelmiştir. Yunanistan’ın asimilasyon politikasına “dur” denmediği takdirde, kısa bir süre sonrasında  Adalı Türklerden söz etmek olası olmayacak.(**)

Ancak Onlar, Mübadele gibi geçmişte kalmış sızlayan bir yaramız değil, adalarda varlıklarını sürdürmeye çalışan bir avuç azınlıktır ve Onlar’ın giderek asimilasyonu, bir anlamda insanlığın ve kendine has bir kültürün yok edilmesi demektir.

 “Özgürlük, eşitlik ve adalet” tüm insanlık için evrensel değerleri ifade eden kavramlardır.

“Bu çerçevede Rodos ve İstanköy Türklüğünün ana dillerini öğrenme ve kullanma, ibadet özgürlüğü gibi sosyal ve kültürel hayatın başat değerlerini korumak ve sürdürmek gayretleri, evrensel ve temel bir insanlık hakkı  olarak ele alınmalıdır.” derim.

Bir önceki “Ege’nin Unutulan Rodos ve İstanköy Türkleri/1”adlı yazımda, Rodos ve İstanköy ağırlıklı olmak üzere Onikiada’da yaşayan ve sayıları 6.000 civarında olan bir Türk nüfusun da bulunduğunu, ancak 1947 yılında adaları ele geçiren Yunan makamlarının, 1923 yılında Lozan Barış Antlaşması imzalandığında Onikiadanın İtalyan yönetimi altında olduğu gerekçesiyle söz konusu soydaşlarımıza “azınlık” statüsü tanımadığını belirtmiştim.

İzin verirseniz bu yazımda  çok kısa olarak Rodos ve İstanköy Türklüğünün  Sorunları Hakkında bilgiler vermek istiyorum.

Eğitim ve Türkçe Öğrenme Hakkı

Rodos ve İstanköy’de Türkçe öğrenim veren  okullar 1972 yılından itibaren kapatılmıştır. Yunanistan Devlet okullarında eğitim gören Türk çocukları, bugün Türkçeyi çok az derecede konuşabiliyorlar. Türk okullarının kapatılması, adalar Türklüğünü zor durumda bırakmıştır. Bu bağlamda  adalarda Türklerin kültürlerini ifade etme aracı olan “Türk dili” ve buna bağlı eğitim, din gibi kültürel aktarım araçlarının, Yunanistan’ın uyguladığı kültürel arınma politikası karşısında büyük tehlikelerle karşı karşıya olduğu gözlemlenmektedir.

 Din ve İbadet

Günümüzde, Yunanistan Devlet okullarına giden Rodos ve İstanköy Türkleri , hristiyan din derslerinden muaf tutulmalarına karşın, Müslüman dini eğitimi haklarından da mahrumdurlar. Yunan Hükümetleri, Rodos ve İstanköy’de yaşamakta olan Türkleri, Türk Kimlikleri ile değil, Müslüman olarak kabul etmektedir. Bu bağlamda ortaya çıkan ikilem şudur: "Müslüman Yunanlı" olarak tanımlanan Rodos ve İstanköy Türklerinin Müslümanlıklarını da öğrenmeleri yasaktır.

Adalarda Yaşayan Türklerin  Vatandaşlık Sorunu

1950’den sonra adadan ayrılan bu kişilere Rodos’a  ve İstanköy’e dönmeyeceklerine dair belge imzalatılmıştır. Kalan Türkler ise vatandaşlıktan çıkarılma korkusu ile uzun yıllar adalardan ayrılamamıştır. Bu kişiler ayrılmak istediklerinde önce yabancılar şubesine giderek Yunanistan’a tekrar giriş vizesi almak durumunda kalmışlardır. Bugün vatandaşlıktan çıkarılan kişilerin sayısının binlerce olduğu tahmin ediliyor.

Osmanlı Türklerinden Kalan Kültür Mirası

Osmanlı Türklerinden kalan kültür mirasımızın bakımı ve tamirlerine izin verilmemekte, tamirler göstermelik olmakta ve eserler zamanın tahribatına bırakılmaktadır.

Örneğin Rodos’ta bulunan camiler ise tadilat gerekçesi ile kapatılmış bulunmaktadır. Bugün yalnızca İbrahim Paşa Camii ibadete açıktır. Süleymaniye Camii’nin restorasyon çalışmaları onlarca yıl sürdürülmüş, çalışmalarda ise Osmanlı Desenleri değiştirilmiştir. Geçtiğimiz yıllarda  onarım çalışmaları tamamlanan cami,ilk kez Kurban Bayramı’nda ibadete açılmıştır. Caminin müze olacağı bildirilmektedir. Benzer şekilde Ali Hilmi Paşa Camii, Kıbrıs Evi olarak kullanılmak üzere Rodos belediyesi tarafından restore edilmiştir. Murat Reis Külliyesi’nde bulunan müftü evi ise yıktırılarak yerine konservatuar binası yapılmıştır.

Vakıflar Sorunu

Hristiyan vakıflarından vergi alınmamakta birlikte Rodos ve İstanköy’de yaşayan Türklere ait vakıf gayrı menkulleri ,ticari kuruluşlar ile aynı oranda emlak vergisine tabidir. Bu da, uygulamanın ne kadar ayrımcı olduğunu gösteriyor. Diğer yandan Yunanistan Devleti ,Vakıf Dairesi’ne sürekli masraflar yaptırarak elindeki arazileri ve malları sattırmaktadır. Yunanistan Devleti bu uygulamayı, Vakıf Yönetim kurullarına istedikleri kişileri atama yaparak gerçekleştirmektedir.

Nefret ve Baskı Ortamı

Geçmişten günümüze değin Rodos ve İstanköy’de Türklere karşı nefret ve baskı ortamı sürdürülmüştür. Kıbrıs Hareketi sırasında birçok Türk’ün işkence gördüğü, bir Türk’ün de öldürüldüğü biliniyor. Bugün için nefret ve baskı ortamı azaltılmış gibi görünüyor.

Özetle, Yunanistan’a göre Rodos ve İstanköy Türkleri, yalnızca Müslüman Yunan vatandaşı olarak görülüyor. Türklere yönelik asimilasyon politikaları ne yazık ki devam ediyor.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

(*) Davutoğlu ve Çipras arasında 4.Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) kapsamında ortak bildiri yayımlandı.Bu bildiride, “Türkiye ve Yunanistan, kültürel mirasın belirlenmesi, korunması ve muhafaza edilmesi ile yasa dışı olarak yerlerinden edilmiş kültür varlıklarının belirlenmesi ve ait oldukları ülkeye iadesi alanlarında mevcut yoğun işbirliğini artırmak ve bu amaçla bugüne kadar UNESCO ve diğer uluslararası kuruluşlar ve forumlar dahilinde sergiledikleri ortak çabayı kuvvetlendirmek hususlarında mutabakata varmışlardır.” paragrafı var. Dileriz, bu bağlamda Yunanistan Devleti, Rodos ve İstanköy’deki Osmanlı Türklerinden kalan   ve çoğunluğu bakımsızlıktan virane duruma dönüşmekte olan cami, okul ve kütüphane gibi mimari eserlerin korunması konusunda gerekli özeni gösterir.

(**) Yunanistan Başbakanı Çipraz’ın İzmir’e gelmesinden yararlanarak ,Türkiye’deki  Rodos ve İstanköy Türklerinin temsilcisi olan “Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma  Derneği”, kendisinden bu sorunları aktarmak üzere bir randevu talep etmiştir, ancak yoğun programı gerekçe gösterilerek talebe olumlu yanıt verilmemiştir.

Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı, mustafa.kaymakci68@gmail.com



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>