YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







İRAN NÜKLEER SİLAH YAPMAKTAN VAZGEÇTİ Mİ ?
Yazar: YUSUF ZEREN | Tarih: 13/01/2016 | Saat: 16:28

Gelişmeleri yakından izleyen bir kişi olarak kanaatim, İran’ın nükleer silah yapmaktan asla vazgeçmeyeceğidir.

Hatta, BM kapsamında 5+1 devletleri ile yapılan ve yakında yürürlüğe girmesi beklenen ekonomik ambargonun kaldırılmasına yönelik anlaşmaya rağmen İran,ın bir şekilde yeraltı çalışmalarını sürdürdüğünü düşünüyorum.

Çünkü bu anlaşma, nükleer silah yapmasına mani olunamayacağının anlaşılması üzerine, zımnen İran’ın “Nükleer Kulüp”e dahil edilmesine rıza gösterilen bir anlaşmadır.

Kuzey Kore dördüncü nükleer denemesini yakında yapmıştır.

Beyanları doğruysa bu son deneme, çok daha etkili olan termonükleer silah denemesidir.

Kınama dışında bir yaptırım da söz konusu olmadı.

Bu gelişmeleri en iyi bilen ülke İsrail’dir.

O nedenle de İsrail, başından beri bu anlaşmaya şiddetle karşı çıkmıştır.

İran’ın, Natanz nükleer araştırma merkezinde uranyum 235 izotopu ile 238 izotopunu ayırarak U235’i zenginleştiren gelişmiş bir tesisi vardır.

Bu tesiste, birbiri ardına dizilmiş binlerce santrifüj seti ile uranyum 235’in  %20 ye kadar zenginleştirildiği Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu tarafından da açıklamıştır.

İran’da bu teknolojiye sahip olduğunu saklamamaktadır.

İran’ın bugüne kadar ne miktarda  ve hangi zenginlikte U235’e sahip kesin bilinmiyor.

Varılan anlaşma göre İran sözde,  elindeki %20 zenginleştirilmiş U235’i Rusya’ya teslim etmiş ve yerine Rusya’dan nükleer yakıt çubuğu yapmak üzere “sarı kek” olarak anılan çok düşük  zenginlikte uranyumun almıştır.

İran,  hidrokarbon zengini bir ülke olduğu halde tüm dünyaya,  uluslararası anlaşmalara bağlı kalarak nükleer teknolojiye sahip olmalarının  yasal hakları olduğunu, bunu sadece elektrik üretmek için yaptıklarının ilan ederken, halkına da İran’ın yakın düşmanlarından korunması için nükleer güce sahip olmaları  gerektiğini empoze etmektedir..

Barış İçin Atom projesi kapsamında ABD, 1950 li yıllarda  Tahran’da eğitim ve bazı izotoplar üretmek üzere küçük bir nükleer santral kurmuştur.

Bir benzeri de aynı yıllarda İstanbul Küçükçekmece’de kurulmuştur.

İran, Şah döneminden beri milli bir proje olarak, adım adım nükleer teknolojiye sahip olmaya çalışmış, Almanlarla  Basra kıyısında “Buşehr” de bir nükleer santral inşaatına başlanmış fakat, uluslararası baskılar nedeni ile Almanlar  hakedişleri zamanında ödenmediği bahanesi ile yarıdan fazlası tamamlanmış bu santral inşaatını yarım bırakmışlardır.

İran, nükler santral kurmaktan vazgeçmemiş ve kez de Ruslar’la anlaşılarak bu santralı tamamlanmış ve 2011 yılında işletmeye alınmıştır.

Bilindiği üzere nükleer yakıt çubuklarındaki U238’in bir kısmı, reaktörün kalbinde ışınlandıktan sonra Plütonyuma dönüşmektedir.

Plütonyum da nükleer silah yapımında kullanılan, fisyon reaksiyonuna uygun bir radyoaktif malzemedir. 

Plütonyum, doğada bulunan bir element değildir.

U238 ışınlanması ile elde edilen bir yapay elementtir.

Atık yakıt çubuklarındaki plütonyum kimyasal yollardan sıyrılabilmektedir.

Bu teknolojiye İran’ın sahip olup olmadığı bilinmemektedir.

Ancak, bu teknoloji Rusya’da vardır.

“Buşehr” nükleer santralının kullanılmış yakıt çubukları nerede nasıl depolanacaktır?

Ayrıca İran’ın Arak’ta, doğal uranyumla çalışan bir  santral yapabilmek için bir ağır su üretim tesisinin de bulunduğu bilinmektedir.

Doğal uranyumla çalışan CANDU tipi nükleer santrallarda daha fazla plütonyum üretilebilmektedir.

Bir U235 nükleer silahı yapabilmek için en az %90 zenginlikte, en az 10 kg kritik kütlede radyoaktif maddeye sahip olunması gerekmektedir.

Bunu ancak, İran gibi uranyumu zenginleştirme teknolojisine ve nükleer santrala sahip ülkeler başarabilir.  

Geriye bu kritik kütleyi patlatmak için zincir reaksiyonunun başlatacak bir tetikleme mekanızmasına ihtiyaç vardır.

İran’ın bu tetikleme mekanizmasını bir şekilde şimdiye kadar, Pakistanlı nükleer fizikçilerden ya da K.Kore’den edinmediğini düşünmek saflık olur. 

Diğer taraftan İran, tüm baskı ve uyarılara rağmen balistik füzelerinin menzillerini uzatacak denemelerden de vazgeçmiyor.

Bütün göstergeler İran’ın önümüzdeki yıllarda, Kuzey Kore’nin yaptığı gibi, bir gün “işte ben de patlattım” diyeceği gün uzak değildir.

Çözüm, nükleer kulüp ülkelerin de nükleer silahtan arındırılmasıdır.

“Nükleer Kulüp” var oldukça, kendini güvende hissetmeyen ülkelerin nükleer silah yapmalarına mani olmak mümkün değildir. 

Prof. Dr. Yusuf Zeren, Toros Üniversitesi



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>