YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HEM NALINA HEM MIHINA...

KARA DELİK İÇİNDE BİR ÇENGEL BULMACA
Yazar: METİN ATAMER | Tarih: 11/01/2016 | Saat: 21:57

Bir dönemin bittiğini, yeni bir dönemin başladığını aklına getiren toplumun günümüzde çoğalmaya başlamasını izlemek, ileriye dönük planlarda hayal gücünü zayıflatmaktadır. Gelecek için plan yapmak, daha iyi yaşam için insanların hayal kurmasının elinden alındığını izlemek bile, ülke insanının canını acıtmaktadır.

Kime ne şekilde hayal kuracağını dikte edildiği bir yaşamın, gelecek nesillere ne vaat edeceğinden habersiz yaşamak, topluma ne katar bilememekteyim. Hayatta amacınız yoksa, yaşamanın nasıl bir anlamı olur, tarif bile edemiyorum. Bu nedenle hayalimi yok sayamamaktayım. İnsanın bir hayali yoksa, bilmediği bir boşluk için güncel hayatta uğraşı verilir mi? Bir amaç, bir hedef olmasa yaşamda buna hayat denir mi?

Hani uzay biliminde bir kara delik vardır ya, burada ne olduğunu ne de olmadığını kimse bilmez. Hatta Hubble teleskopu bile bu karanlık delikte ne olduğunu gösterememekte. Biz de ülkemizde bu kara deliği yaşadığımızı düşünmekteyim. Bu kara delik için insanın uğraşı vermesi ne kadar başarılı olur bilemiyorum. Karanlık nokta veya delik ne kadar geniş, ne kadar derin, ne kadar büyük olabileceğini bile tahmin etmeye, ışık yılı ile ifade edilmekte olduğunu bilmem hatırlıyor musunuz. İnsan hafsalasının alabileceği bir mikyasta olmamakta. Işık Yılı tabiri kullanılmakta. Yani C (3  x 10 üstü 8 metre saniye) ile ifade edilen ışık hızının bir yılda kat ettiği bir mesafenin, katları ile izah edilebilen bir boşluk.

Hani Hubble teleskobu uzayda çektiği bazı fotoğrafları NASA’nın sayfasından izlerken büyük mutluluk duyuyorum. Ancak bu güzelliklerin bir köşesinde böyle bir kara deliğin var olmasında, bilinmeyen bir geleceğin saklı olduğunu var sayıyorum. Ne olmadığını bilmemekle birlikte ne olduğunu da bilmemek size ne ifade eder, hiç düşündünüz mü? Bilmediğimiz bir sonsuzu hayal gücümüzün dışında tutmaya çalışmaktayız.

Ülkemizde uzayın bir kesitini izlemek mümkün görünmekte. Yenilenen milletin vekillerinin toplandığı Meclis çalışmaya başladığını izlemekteyiz. Değişen Meclis aritmetiği, yenilenen bazı yüzler, erkek egemen bir yapının içinde bazı dikenli ve dikensiz bayan çiçeklerin süslemesi, bu Yasama takviminde bazı konuların değişmesini beklemek, halk olarak hakkımız olduğuna inanmaktayım.

Hatta 2 metrekare çalışma ofisleri değişti, yeni yerlerinde daha ferah bir ortamda ülkeye aynı kaosu yaşatmaktalar. Her şey değişti amma değişmeyen tek konu bir adamın bitmeyen tükenmeyen ihtirasının hedef noktası, yani boşlukta bilmediğimiz kara delik misal, KABUS, hiç gündemden düşmemekte. Başkanlık ihtirasının parlamenter demokrasi yaşayışının üzerine çökmeye başlaması, ülkenin önemli konularını bir kenara itmektedir.

Güney Doğu kan ağlamakta,  yollar, mahalleler yerle bir edilmekte, yasak sokaklar, kapalı kapılar, kapalı iş yerleri, hayatın felç olmasını bir kenara bırakıp, illa yeni bir anayasa ve içinde Başkanlık sisteminin olmazsa olmazı ön koşulu ile hasta yurdum insanına ilaç olarak yutturulmaya çalışıldığını izlemek, yurdum insanına kara delik gibi gelmekte.

***

Bir yeni seneden siz ne bekliyorsunuz, sanki bir sihirli değnek gelerek ülkenin üzerine okus pokus gibi bir hareket ederek fırtınalı bir denizin durulup süt limana dönüşmesini mi beklemekteyiz? Bence  bunun gerçekleşmesini kısa zamanda umutlanmak doğru olmasa gerek. Bir kaç senede nasıl olacağı belli olmayan bir çözülme sürecine giren etnik yapının, ülke içine entegre olması için reçetesiz bir bekleyişte kaldık bir kaç sene.

Dost görünen düşman ülkelerin takatsiz kalan avın üzerine çullanmaya hazır bekleyen akbabalar misali, uzaktan kumanda edilen senaryoların, ülkemiz üzerinde oynaması, bizleri son derecede yıpratmakta. Bu arada bazı insanlar bu kaosu fırsat bilip gemilerini doldurmakta tereddüt etmemekteler. Hani seneler önce Türkiye’de çok önemli bir okul vardı. Mülkiye. Derlerdi ki, önce Mülkiye sonra Türkiye, bu bir deyimdi ve bu cümle çok güzel işlenirdi. Birbirilerini çok seven okul arkadaşlarının yardımlaşmasını içeren bir yapıda, Mülkiyelileri çok severdim.

Hani o tarihte bizim okulun bir geleneği yokken, Mülkiyelilerin bir inek bayramı vardı. Finallere bir aya kala bir inek bulurlardı talebeler. Öğrenciler ineği süsler, püslerlerdi ve üzerine İnek Bayramı diye bir yazı içeren örtü örterlerdi. Okulun önünden başlayan kortej, Kızılay’a kadar inekle  yürürlerdi. Bu yolda kimler yürümedi ki. Bir çok Bakanlık yapmış insanlar da, talebeliklerinde bu şölene katılmışlardı.

Bizim okulun böyle şöleni olmadığı için o okulda okuyan arkadaşlarımıza katkıda bulunmak adına onlarla beraber yolda yürürdük. Bizim okulumuzun göl bayramı vardı ve Mülkiye okulunun finalleri gibi okulumuzda her dönem bir kaç final imtehanımız olurdu. Mülkiye okulu gibi sadece yıl sonu finalimiz olmazdı. Bu nedenle onların heyecanına katılıp biz de havaya girerdik. Şimdi ise okullar çoğaldı, Üniversiteler arttı, hem de ne artmak.

Bir toplantıda Türkiye’de 138 üniversite vardır, dedim arka sıralardan bir ses yükseldi ‘138 rakkamı eski bir sayı, 193 üniversitemiz var’ diye söyleyince durakladım. Bir ülkede bir kaç senede 60 yeni üniversitenin açılması kabul edilebilecek bir değer değildir. 60 üniversite işsizlik ordusuna her yıl bir kaç bin mezun vermesi neticesi, ülkem için olumlu bir gelişme olarak kabul etmem mümkün olmamakta. Üniversite yerine ara sınıf eleman yetiştirecek insan gücü üretecek kurumları kurmak gereklidir.

İşsizlik ordusu para karşılığı neler yapabileceğini tahayyül bile etmek istemem. Para kazanmak için maneviyatını bile satabilecek orduların meydana gelmesi, bir ülke için çok tehlikelidir. İnançlarını yitiren insanların neler yapabileceklerini komşu ülkelerde oluşan çeşitli dine dayalı etnik gurupların, bütün dünyaya sergiledikleri vahşeti ibretle izledik.

Ülkemde oluşabilecek bir çok senaryoyu aylar evvelinde sokaktaki yurdum insanı bile tahmin edebildiği süreçte, ülkeyi yönetenlerin görememesini kabul edemiyorum. “Attıkları her adımı biliyoruz” diyen otoriteler, Güneydoğuda silah ve mühimmat depolamalarına göz yumduğunu ifşaa edenler bu gün, “Bizi aldatmışlar, aldatıldık” diye aptalca itiraf etmekteler. Ne kadar çok yanlışın bir arada oluştuğu bir ortamda yaşamaktayız, düşünün.

Yeni bir seneye girdiğimiz bu günlerde benimde dileğim var. Ümitliyim, fakat tünelin ucunu göremiyorum, tekrar beklentimi söylemek isterim, Önce Vatan, ülkem ve beraber yaşadığımız yurdum insanları gelir önceliğimde, gerisi benim için teferruattır.

Bırakın gemilerinizi, şahsi menfaatlerinizi, Parti menfaatlerinizi koyun bir kenara, sadece ülkemizi düşünün, ne olur biraz da bu ülke için hayatını feda eden insanları bir dakika düşünün. Kara deliğe umutla bakmaya çalışan gariban vatandaşın olmayan umudu olarak muhtarlara 854 rakımlı Beştepe’de, ulufe diye örtülü ödenekten öşür dağıtılıp, taraftar toplanması yurdum insanına kara deliği ne kadar aydınlatır diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Metin Atamer



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>