YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

AKIL ve VİCDAN !...
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 10/01/2016 | Saat: 13:25

Akıl ve Vicdan = Güç ve İnsani Sermaye!..

Anahtar sözcükler:

Akıl: İnsanın düşünme, anlama ve önlem alma yetisi (us).

Vicdan:  Kişinin kendi niyet ve eylemlerini ahlâk bakımından iyi veya kötü bulması ve aynı zamanda doğruyu ve iyiyi yapma yükünü de tanıması (bulunç).

***

Yazımızın spot başlığı takdir edeceğiniz gibi insan denen canlı ele alınarak yorumlanacak birer objedir.  Bu nedenle insanlığın tarihsel gelişmesine göz atmamız zorunluluk olmaktadır.

Evrenin ilk oluşmasını tam bilemesek bile bilim insanları bize 15 milyar yıla varan bir geçmişi işaret ediyorlar.  Evren içinde bir toz zerresi olan dünyamızın ise muhtemelen 5-6 milyar yıllık bir geçmişi varmış.  Ve bu tarihsel derinlikte dünyamızın canlı yaşamla tanışmasını da 3.8 milyar yıl önceye dayandırıyor bilim insanları.

800 milyon yıl önce, dünyamızı şekillendiren bir atmosferik olay yaşanıyor ve kocaman bir göktaşı Meksika Körfezi denen alana düşüyor.  Bu olgu, dünyamıza egemen olan canlı türünü yani dinozorları tarihten siliyor.  Onların yerini alacak canlı türü olan primatların dünyası ise 55 milyon yıl önce şekillenmeye başlıyor.

Evrim teorisine göre 200 bin yıldan çok önceleri insanımsılar (hominidler) ortaya çıkıyor.  Homo sapiens adını verdiğimiz insanların atasının dünyaya egemen olmasını ise gene bu döneme oturtabiliyoruz.   30 bin yıl öncesine dönersek homo sapiens etkin bir canlı türü olarak kendi evrimine başlamıştır artık.  Hatta arkeolojik ve antropolojik bulgular ilk insan türüne ilişkin kültürel verilerin nerede ise 70 bin öncesine kadar uzandığına işaret etmektedir.

Dünyanın iklim değişiklikleri insanların sosyal yapısını şekillendirmiştir.  !0 bin yıl önce dünyayı etkileyen buzul çağı sona erince, avcılık ve toplayıcılık ile yaşama tutunan insanoğlu artık dünyaya yayılır olmuştur.  O dönemin insanı ortalama 18-20 yıllık bir ömre sahiptir ve kendi gücü bugün beygir gücü olarak tanımladığımız kuvvet endeksinin sadece beşte biri kadardır.   Sahip olabildiği tek kişisel serveti ise elinde taşıyabildiği ilkel silahıdır.

İkinci insanı gelişmişlik aşamasının ise tarım devrimi olduğunu biliyoruz.  İnsanların ömürleri uzamış ve 30 yıla dayanmıştır.  Kişisel gücü artmıştır ve hayvanları evcilleştirmiş olması nedeni ile bir beygir gücüne ulaşmıştır.  Kişisel serveti ise toprakları, hayvanları ve egemenliğine aldığı köleleri kadardır.

Sanayi devrimi ile öncelikle ortalama yaşam süresi uzar, artık 49 yıl kadardır.  Buhar gücüne hükmetmesi sonucu insani gücü çok artmış ve yüz binlerce beygir gücüne varmıştır.  Sermayesi şekil değiştirmiş ürettiği mal ve sahip olduğu kapitalle ölçülür olmuştur.  Keza, yaşamının hızı artmıştır, tren ve otomobil ile birlikte.

Gelelim yakın tarihimize ki, bu döneme bilim ve iletişim çağı deniyor.  İnsanın kontrol edebildiği güç, nükleer enerji sayesinde trilyonlarca beygir gücüne varmıştır.  Serveti ise akıl sayesinde sahip olduğu bilgi ile ölçülür konumdadır.  Ömrü ise tartışılabilir noktaya gelmiş ve organ nakilleri sayesinde tahminleri zorlamaya başlamıştır. Özellikle üç boyutlu tarayıcı bilgisayarlarla üretilen yeni yapay organlar ile doğal ölüm sınırı zorlanmakta ve şimdilik henüz bir sınır tanınamamaktadır.  Bilhassa 2014 yılında kök hücrelerin çoğaltılabilineceğinin anlaşılması bir yaşamsal devrim niteliğindedir.  Tıp literatürü yeni bir terim ile tanışmış ve adına ‘biyo-fabrikasyon’ denen organ üretim dönemi başlamıştır.

Ancak bu ilerlemenin bir mahzuru da ortaya çıkmamıştır denemez.  Çünkü ilerleyen teknoloji sonrası beyin ve zihin fonksiyonları okunabilir ve böylece de kişisel mahremiyet denen nitelik ortaya saçılabilir konuma taşınmıştır.

Bu gelişmeleri insanlık adına olumlu bulmakla birlikte vardığımız nokta sadece teknolojik başarı sayılamaz.  Zira insanların bilimsel başarısı bizleri evreni izlemeye götürmüş ve halen sınırı çizilemeyen evren içerisinde yaşadığımız yerkürenin sadece bir toz zerresi olduğu gerçeği ile yüzleşmemizi sağlamıştır.  İşin ilginç yanı, evrende sıkıntılı günlerimiz için yardım dileyeceğimiz başka varlıkların olmadığını ve kısa yolculuklar dışında kendimizi sağ salim başka bir toz zerresine atacağımız öteki bir oluşumun olmadığının acı gerçeği ile yüzleşmiş durumdayız.

Demek ki, insanoğlu sadece kendi kendisine yardım edebilecektir.  Sadece kendi yuvası olan evrenin küçük toz zerresi kadar olan öz yurdunu koruyacak ve kollayacaktır.  Sığınacak başka bir kapısı yoktur, bugünün bilgilerine göre.

İşte burada yazımızın spot başlığına dönmek zorundayız!

İnsanoğlu, gücü olarak bildiği aklını doğru kullanmak zorundadır.  Aynı zamanda da insani sermayesi sayılması gereken vicdanına saygı duymalı ve yaşamını kişisel bencillikten sıyırarak, dünyası ve hemcinsleri için doğru ve de ahlâki kıstaslarla insanlık adına kullanmaya çabalamalıdır!..

***

İnsan denen yaratık bunu yapmazsa ne olur?

Dünyanın sonu gelmez tabii ki...

Ama başkalarına dert yaratmaya başlar. Gücü arttıkça daha büyük kitlelere dert yaratır. Ama sonunun aşağıda anlattığım gibi olmasından kurtulamaz...

***

ATATÜRK'ün bugün müze olarak kullanılan Çankaya'daki konutunun duvarına astığı "biricik hat" yazısının "Bu da geçer ya hû" olduğu söylenir.

ABD Başkanı Abraham Lincoln, Wisconsin'de yaptığı bir konuşmada bu söze duyduğu hayranlığı şöyle dile getirmiş:

"Doğu'da bir padişah, danışmanlarından, her okunduğunda bulunulan durumu tüm gerçekliğiyle anlatacak bir söz bulmalarını istemiş. Bulmuşlar; 'Bu da geçer!' Öyle anlamlı bir sözdür ki bu, hem böbürlenmeyi dizginler; hem acılara dayanma gücü verir!"

Osmanlı İmparatorluğu, 1918 yılında işgal edilip düşman savaş gemileri Boğaziçi'ni doldurunca, Üsküdarlı meşhur Hattat İsmail Hakkı Altunbezer, bir kâğıda "Bu da geçer yâ Hû" yazıp atölyesine asar; kısa sürede işyerleri, kahvehaneler, vapurlar, bu yazıyla donatılır.

Halkın işgale karşı tepkisini dile getirmek üzere her yere astığı bu yazı o acı günlerin, "Mütareke Dönemi"nin bir simgesi olmuştur.

Bu sözle anlamlandırılan "sabır ve tahammül"e büyük gereksinim duyduğumuz son dönemlerde, Mustafa Kemal'in de "sabır testi"nden geçtiği yılları anımsamakta yarar var.

O zaman hep birlikte "Bu da geçer Ya Hû", demenin tam güncelliğini koruduğu günlerdeyiz diye düşünmekteyim!

Enseyi karartmayalım arkadaşlarım; Nazım Hikmet'in dediği gibi :

" Elbet bitecek güneşe hasret günler! " .

***

Bu güncelliğini koruyan alıntıya şimdi de biz bir ekleme yapalım diye düşünürüm.  Merhum ozan Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın kısa bir şiiri bence uygun düşer;


Korkuluğun Korkusu

“Sen korkutursun

Küçücük kuşları

Bahçelerde sabahtan akşama dek

Ama gelince kocaman gökler geceleyin

Üstüne doğru

Senin korktuğunu duyarım.”

 

Özel not ve teşekkür:  Bu yazımız, CNN Türk ekonomi editörü Sayın Emin Çapa’nın bir söyleşisinden esinlenmekle ortaya çıkmıştır.  Kendisine şükranlarımı sunuyorum (E.A.).

 

                                                                                                      Erdal Akalın (09.01.2016) 



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>