YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

Toplumun Demokrasi Beklentisi Var mı?!.
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 22/11/2015 | Saat: 23:41

Toplumumuzun Demokrasi Talebi Var mı?!.

Demokrasi sözcüğü, hemen her kesim insanımızın ağzından çıkabilen bir kelimedir.  Ancak anlaşıldığı kadarı ile de güçlü bir talep değildir.

Ipsos araştırma grubu, 1 Kasım seçimlerini takiben yaptığı bir anket çalışmasında, toplumun siyasetten beklentilerini sorgulamaya çalışmıştır.  Demokrasi, hürriyet, insan hakları … gibi soyut kavramlara evet diyenlerin oranı maalesef sadece % 5 civarındadır.  Yani toplumun ana kesiminin siyasetten bir demokrasi, adalet ve insan hakları beklentisi yoktur demek olasıdır.

Acaba neden?

Sosyolojik ve biraz da psikolojik pencereden bakarsak, bunu canlıların iç güdü veya güdüleme diyebileceğimiz davranışlarında aramak gerekir kanısındayım.

İç güdü, canlının doğasında var olan, başka bir davranışa yönelme eğilimidir. Canlıyı yaşamı için harekete geçiren uyarıcılardır iç güdüler.  Buna dürtü veya güdüleme demekte mümkündür.

İç güdülerin sınıflandırılması değişik yazarlarca farklı tasnife yol açsa da, temelde iki ana kanalın varlığını kabullenmemiz gerekiyor;

  • Fiyzolojik dürtüler (beslenme ve susuzluk giderme, barınma, üreme … gibi);

  • Sosyal dürtüler (emniyet ve güvenlik, sevme-sevilme, aidiyet duygusu, başarılı olabilmek, şöhret kazanabilmek, kendini gerçekten tanımak ve güç güdüsü sahibi olarak denetleyebilmek… gibi).

Bu tür sınıflandırma basit olarak bize insanların (ve tüm canlıların) sosyal statüleri konusunda da ışık tutabilmektedir.  Örneğin; sürü halinde yaşayan hayvan türlerinde de grup içerisinde bir sosyal statü kavramı yerleşmiştir.  Alfa birinci erk iken, beta ikinci sosyal statü sahibidir.

Özetle, insanların sosyal statülerine bağlı olarak iç güdüsel talepleri de farklılıklar gösterir diyebiliriz.  Toplumun alt statüsünde yer alan insan grupları için öncelikli davranış şekli fizyolojik dürtüleri doyurmaktan geçer.  Orta ve üst toplum katmanlarına erişenler ise fizyolojik dürtülerden yeterince nasibini almış ve ikincil dürtüler olan sosyal güdülemelere yönelmişlerdir.  İşte ancak bu katmanın bireyleri demokrasi, hak, hukuk, adalet ve insan hakları şeklindeki toplumsal taleplerini dile getirirler.

Sosyal statü olarak alt gruba hapsedilmiş insan modelleri, kendilerine yeterince fizyolojik dürtü doyumu sağlandığında, maalesef çoklukla bir aşama göstererek sosyal güdülemelere geçmek konusunda tembellik gösterebilmektedirler.   İşte bunun en yakın örneği, yıllar önce Mısır’da ortaya çıkan Müslüman Kardeşler örgütlenmesinin alt grupta yer alan aç ve ihtiyaç sahibi insanlara fizyolojik tatmin amacı ile bir ‘sadaka kültürü’ yaratmalarıdır.  Böylece bu grup insanlar fizyolojik dürtülerinin doyumuna tutsak edilerek sosyal güdüleme eşiğini bir türlü geçememişlerdir.

Korkarım benzeri yaklaşımı ülkemizde de yaşamaktayız.  İhtiyaç sahibi insanlara kömür, makarna ve azıcık harçlık dağıtarak, sözüm ona sosyal yardım ve dayanışma retoriği yaratarak bu insanlarımızın demokrasi, adalet ve insan hakları talebi gibi sosyal dürtülere (ikincil) güdülenmeleri kadük bırakılmaktadır.  Anlaşıldığı kadarı ile toplumun yarıya yakın bölümü bu kategoriye alınmıştır.

Toplumumuzun demokrasi ve insan hakları talebi konusundaki ilgisizlikleri ve siyasetin bu kitleyi sandıktan kolayca çıkabilmek için istismar etmeye devamı, anlaşılabildiği kadarı ile sürdürülebilir değildir.  İleri de telafisi güç sorunlara kaynak olabilir.

Ancak görülen odur ki, siyasetçilerimizin erk sahipleri bu durumun devamı için özel gayret içindedirler.  Hatta bu grupları hoş tutmak adına din unsurunu sorumsuzca kullanarak bizimkiler ve ötekiler ayrımını pompalamaya devam etmektedirler.  Bu ise toplumun birlikte ve birbirine tahammül ederek yaşaması hasletini yok eder mahiyete gelmektedir.  En yakın örneği, milli maçlar sırasında bir başka ülkenin milli marşının sessizce dinlenmesine kadar varan tahammülsüzlük ve bir şekilde yaşamlarını kaybetmiş ötekiler sayılan insanlara yapılan saygı duruşunu ıslıklayarak ve dini sloganları kullanarak protesto etmek sevimsizliğidir.

Ülke insanına, siyasetçilerin kontrol edilemez hırsı nedeni ile kanımca yazık edilmektedir!..

Kıssadan hisse: “Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor.  Bir sonra ki nesil, cahil olduklarını bile bilemeyecek, çünkü bilginin ne olduğunu da öğrenemeyecekler!”  (Ursula L. Guin).

                                                                                                Erdal Akalın (21.11.2015)     



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>