YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

BARIŞ İÇİN NE BEKLİYORSUNUZ !..
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 08/09/2015 | Saat: 23:18

Barış İçin Çağrı !..

Arka arkaya gelen şehit haberleri herkesin yüreklerini dağlarken, hamasi söylemler de gırla gidiyor siyasetçilerin ağzından. 

Günümüz hamaset sözleri değil, bir şekilde kan dökülmesini önlemek görevini yüklüyor tümümüze.

Fox TV’de sabah haberlerini sunan Sayın İsmail Küçükkaya, “Barışa var mısınız?” diye soruyor ve “Barış İçin Çağrı” yapıyordu.

AK-ŞAKA olarak barış adına yapılan bu çağrıya köşemizden katılıyoruz.  Üstelik ‘Barış’ diyen dizelerini bizlerle paylaşmış olan Yannis Ritsos’un kısa bir şiirini anımsayarak ve siz okurlarımla paylaşarak.

 “Çocuğun gördüğü düştür barış,

   Ananın gördüğü düştür barış,

   Ağaçların altında sevdalıların sevda sözleridir barış.

   Barış bir bardak sıcak süt ve bir kitaptır uyanan çocuk önünde,

   Başaklar birbirlerine eğilip “İşte ışık, ışık, ışık” dedikleri

   Ve ufuk çemberi ışıkla dolup taştığı zamandır.

   İnsanların sıkışan elleridir barış,

   Dünyanın masasındaki ekmektir,

   Gülümsemesidir annenin.

   Budur yalnızca,

   Başka bir şey değildir barış.

   Kardeşlerim,

   Barış içinde derin derin soluk alıyor,

   Tüm dünya bütün düşleri ile.

   Verin elinizi kardeşim,

   İşte budur barış…”

***

Evet sevgili okurlarım, eğer sizler de “Barış İçin Çağrı” davetine katılacaksanız, pek yakında el ele yürüyeceğiz ışığa doğru demektir!..

Bu arada, bir de narsistik davranışlara depğinmekte yarar var. Öncelikle tanımından başlayalım.

Narsistik Saplantı(*) !..

Çok yıllar önce katılmak şansını bulduğum bir eğitim programı ki, ‘Üst Yöneticilik Kursu’ adı ile hazırlanmıştı, ben gibi birçok katılımcıya önemli dersler vermişti.  Artık emekli olmuş olsam bile, çevre de izlediğim bazı insanların yanlışlarını anlayabilmek fırsatını bana halen veriyor.

Bu kurs sırasında öncelikle vurgulanan bir iki kritik noktayı bugün gibi anımsıyorum.  Belki okuyucularıma yararlı olur diyerek fırsat varken bunları birer madde olarak sunmak isterim;

  • Bir yönetici için ilk önemli nokta, altındaki veya etrafındaki kişilerle değil, bizzat sorumlusu olduğu konu ile ilgilenmesinin tartışılmaz öneme sahip olduğudur;

  • İkinci konu, görevini ifa ederken kendisinin bağlı olduğu amir düzeyindeki kişi ile itişmekten kaçınması gerektiğidir, aksi halde masadan kaldırılacak kişinin kendisi olacağını asla unutmamalıdır;

  •  Bir başka önemli nokta ise yöneticinin kendi kişiliğine ilişkin saptamadır ki, kursu veren otoriteler bir yönetici için en tehlikeli pozisyonun başarı kazandığı son makam olduğunu söylerler.  Çünkü bu başarılı aşama sonrası yöneticinin egosunun şişmesi ve narsistik hezeyanlara kapılması riski çok zaman ortaya çıkabilmektedir.  Bu patolojik gelişmenin sonu ise çoklukla işini ve makamını yitirmesi olgusunu tetikler.

Yazımızın burasına gelince, daha önce yazmış olduğumu anımsadığım konuya, ‘narsizm’ konusuna kısaca değinmekte yarar görmekteyim. 

Eski Yunan mitolojisinden bilinen narsizm saplantısının kahramanı, Narkissos adlı çok endamlı ve yakışıklı bir genç avcıdır.  Avlanmak üzere dağlar ve kırlar boyunda gezinen bu  güzel erkeğe, Echo adlı bir peri kızı aşık olur.  Ancak egosu yüksek ve kendini beğenmiş olan Narkissos, bu kızcağıza yüz vermez. 

Echo, aşkının kabul görmemesi üzüntüsü ile yaşamdan kopar, yemeden içmeden kesilir ve sonunda ölür.  Narkissos’un peri kızını umursamaz tavrı ve sonunda da sevdalı peri kızının hazin ölümü, Olimpos Tanrılarını kızdırır.  Ve Narkissos’u cezalandırmak kararı alırlar.

Avcı genç, gene bir av sırasında yorulur ve susar.  Su içmek için derenin durgun bölümüne eğildiğinde kendi siluetini görür suyun parıltıları arasında.  Tanrıların gazabı sonrası kendi görüntüsüne âşık olmuş ve kendisi de yemeden içmeden kesilmiş, sadece kendi yüzü ve bedenine hayranlığı ile ilgilenir olmuştur.  Sonunda kaderinde çizilmiş olduğu gibi Narkissos da ölür.  

Olimpos Tanrıları, Narkissos’un bedenini kırların boynu bükük güzel çiçeği olan nergis haline döndürürler.  Böylece narsistik saplantılara ve insanların egolarının çokça şişmesinin ne denli anormal ve tehlikeli olduğuna bir örnek olarak insanoğluna ibretle işaret ederler.

İnsanların başarılı oldukları organizasyonlar sonunda egolarının şişmesini kontrol edebilmelerinin püf noktası; biraz eğitim, öğretim ve de görgü sarmalı ile yani kişisel kültür alt yapısı ile ilgili olsa gerektir.  Aşırı şişkin egoların bir sonra ki durağı ise narsistik kişilik bozukluğudur.  Bu ise ruhsal bir patolojidir.

Narsizm demekle; insanoğlunun kendi fiziki, manevi ve maddi dünyasına aşırı hayranlığını ve işi gereği elde ettiği iktidar erkine saplantı derecesinde bağımlılığını anlatmak isteriz.

Örnekleri çoktur!

Örneğin; sıkıntıya düşmüş ve başarısız sonuçlar almakta olan bir spor kulübünü ele alarak başarıya taşımak ve hatta aynı sezonda üç kupa birden kazanabilmek mahareti sonrası, bir teknik direktörün egosu şişmiş olabilir. Daha ötesi ise bu kişinin kendi başarılarına hayran kalarak narsistik bir saplantı sonucu kişilik bozukluğuna düşebileceği tehlikesidir.  Sonunda da takvimde bir yaprak olarak kalabilir.  Bazı örnekleri biliyorsunuz.

Orta bedenli, hatta çok mütenasip olmayan vücutlu bir profesyonel sporcunun, başarıları sonrası çok kazanan ve ünlü bir futbolcu konumuna gelmesi, o kişinin egosunu şişirebilir ve hatta çevresinde bulunmayı ünlü olabilmek adına tercih eden güzel kadınların gözdesi haline de getirebilir.  Ama bu ünlü olmak krizine kendisini kaptıran egoları şişmiş birçok sporcu genç, duçar oldukları narsistik kişilik bozukluğu saplantıları sonrası toplumun dışladığı konuma da düşebilir.  Kaynak, magazin sayfaları!

Narsistik kişilik bozukluğu sadece şarkıcılar, sporcular, sinema ve dizi oyuncuları için tehlikeli değildir. 

Narsistik kişilik bozukluklarının en istenmeyen tezahürleri ise siyasetçi kimlikli kişileri ele geçirmesinde dikkati çeker.  Zira topluma yansıyan riskleri beraberinde taşıyabilir.

Emekli bir tıp insanı olarak yapacağı bazı doğru yorumları, ülkemizin basın savcıları tıbbi bir espri içinde değerlendiremeyebilirler diye düşünerek, bu siyaset erbaplarını yazmayı ileri bir tarihe bırakmayı tercih etmektedir.

(*) Narsisizmin çok özel bir türü de; Roma sezarları, Mısır firavunları, diktatörler gibi çok güçlü kişilerde bulunan türüdür. Bu insanlar adeta nefes alıp yürüyen yeryüzü tanrıları gibidirler kendi gözlerinde. Yaşam ya da ölüm gibi önemli doğa olaylarına bile bir tek cümleyle karar verebilmekteydiler. En büyük korkuları güçlerini kaybetmeleri, ölüm, etraflarındaki herkesin kendilerine düşman olmasıydı. Güçlerinin ve şehvetlerinin bir sınırı yokmuş gibi davranmaya çalışırlar, sayısız insan öldürüp, sayısız şatolar kurarlardı. Varlıklarının kendilerinin de çözemediği sorununu insan değilmiş gibi çözmeye çalışsalar da aslında durumları düpedüz deliliktir. Dış dünya 'ben' olmadığı için, narsisist kişi dış dünyayı anlayamaz/algılayamaz ve bu durum kişide korku yaratır. Diktatör gitgide daha yıkıcı, daha yalnız ve korkak olur.Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişiler, başkalarının düşünce ya da isteklerine gereken ilgiyi gösteremeyen kişilerdir. Plan ve hedeflerine ulaşamadıklarında, gereken ilgiyi göremediklerinde aynı Narkissos gibi erirler, çökerler. Başkalarının hakkına saygı göstermeden ve gerçeklerle bağdaşmasa bile daima kendilerini haklı göstererek ve o hedefi, gerekli emeği vermeden bile haketmiş sayarak en önde, en gözde ve tek olmak isterler.


Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>