YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

ÇIKIŞ YOLU !..
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 14/08/2015 | Saat: 00:43

Genel seçimleri izleyen iki ayı aşkın süre, ülkemiz insanı için yeni bir umut kapısı olabilmek şansının kapandığını gösteriyor.  Hatta aksine, sorunlar tırmanmış ve kan dökülmesi akıl almaz boyutlara çıkmış, terör hortlamıştır. 

Hemen hepimiz bir çözüm ve çıkış yolu arıyoruz!

Anlaşıldığı kadarı ile ortaya iki kutuplaşma çıkmış görünüyor.  Bir tanesi devlet gücünü kullanarak yitirilen oyların partisine dönmesi sağlamaya çalışan ve özellikle HDP’ye ve kısmen de MHP’ye kayan seçmeni safına çekmeye çalışan Sayın Tayyip Erdoğan’ın iradesidir.   Gelişmeleri tekrar seçime yönlendirerek anket sonuçlarını izliyor ve yeniden tek başına iktidar olabilmenin yöntemlerini zorluyor.  İşin güzel tarafı bu iradeye dur demek, yanılmaktasınız demek şansımız da maalesef yoktur.  AKP içinde yer alan değerli milletvekillerinin de bu hatalı gidişe müdahale etmek yeteneklerinin olmadığını yıllar boyu izleyerek öğrendik.  Onlar kaderlerinin ve sandalyelerinin muktedirin onayına bağlı olduğunu kabul ederek yola çıkmışlardır zaten!

İkilemin diğer ucunda Kürt harekâtını temsil ettiğini sanan ve birçoğumuzun da halen öyle sandığı HDP var.  Bu nedenle de HDP’nin bu zaafını iyi bilen Sayın Tayyip Erdoğan, özellikle Selahattin Demirtaş’ı hedef alarak vurdukça vuruyor. 

Kamuoyu da Sayın Erdoğan’ın eleştirilerini alkışlayarak, Güney Doğu ve Doğu’nun sanki sözü geçen tek lideri imiş gibi kabul ettiği Demirtaş’tan açık ve etkili bir adım atmasını bekliyor.  Demirtaş, kamuoyu önünde sıkıştığının farkındadır ve bu nedenle ‘PKK silah bırak, barış adımı at!’ gibisinden bazı tümceler söylemeye çalışıyor.

Sizce etkili olabilir mi veya etkili olabildi mi?!.

Etkili olamaz!

Çünkü HDP, konunun ana lideri ve sözü geçen aktörü değildir.  HDP, Abdullah Öcalan’ın icazeti ve Kandil’in onayı ile kurulmuş, keza KCK’nın da kontrol edebildiği siyasi bir figür olarak Meclis’e gönderilmiştir.  Aslında T.B.M.M. bünyesinde yer alması da siyaseten doğru olmuştur.  En azından talepleri demokrasi ve hukuk kavramı içerisinde seslendirecek bir kürsüye sahip olması yararlıdır.  Kaldı ki, bu gerçeği yıllar önce öngörerek SHP içerisinde Meclis’e Kürt siyasetçilerini taşımak yürekliliğini göstermiş olan merhum Erdal İnönü’nün adımları, o günlerin Kürt milletvekillerince olumlu olarak değerlendirilmediği için nice yıllar boşuna harcanmıştı.  Hem de güzel olmayan görüntülerle!

Devlet, yıllar önce Öcalan ile diyalog kurmuştur, kanımca da doğru yapmıştır.  Çünkü Kürt harekâtının halen etkin lideri odur.  Ancak bu karşılıklı fikir alışverişleri maalesef siyasetin kişisel çıkar bekleyen küçük hesaplarına kurban edilmiş ve bellidir ki, Öcalan tarafından   yeterince iyi okunamamıştır.  Ancak tablo ortadadır ve iki tarafın çocuklarının kanları gene akıtılmaya başlanmıştır.  Akan kanlar, ilerisi için yeni yaralara neden olmaktadır.

AKP yanlışını anlamış olmalıdır.  Zamanında ilan ettiği kırmızıçizgilerin arkasında duramamış ve aklınca küçük tavizler vermek adına esnetmiştir.  Kırmızıçizgiler sadece AKP’nin değil, hepimizin olmazsa olmazlarımızdır.  Tek vatan toprağı, tek bayrak, tek resmidil ve tek üst kimlik kavramlarında artık yeniden buluşmamız için kanımca bu günler son çağrı günlerimiz ve ortak uzlaşma zeminimizdir.

Öcalan, sıklıkla verdiği demeçlerinde de ayrımcılık ve ayrı bir devlet kurmamak niyetlerini açıklamıştı.  Sanırım bu yaklaşımı halen geçerlidir ve devletle kavganın acıdan başka bir kazanç getirmediğini anlayacak olgunluğa da kavuşmuştur.  Ateş kes ilanı ile birlikte hepimiz demokrasi ve barış adına adımlar atabilecek erginliğe de varmış olmalıyız diye düşünürüm.

Aksi halde, iktidarının devamı için ve oy devşirmek amacı ile Selahattin Demirtaş’a yüklenmek ve HDP’yi zaafa uğratmak üzere İŞİD bahanesi ile Kürt kardeşlerimize saldırmak, gene zaman kaybıdır ve dökülecek kanlarında telafisi mümkün değildir.  Sonuçsuz acılara yol açmaktan başka getirisi de yoktur!

Bu arada bazı akl-ı evveller gene İrlanda modelini telaffuz eder oldular.  Sean Penn, oradaki olgunun ana lideri ve beyni olan siyasi parti idi.  İRA ise bu partiye bağlı bir silahlı güçtü.  Şimdi HDP’yi Sean Penn gibi etkin parti olarak düşünerek yola çıkarsanız, sonuç alamazsınız.  HDP’yi kontrol eden irade kim ise veya kimler ise, sonuç alabilmek için onlarla diyalog kurmak gerektiğini hassaten vurgulamak istiyorum.

Bu benim fikrim; başka fikirler de çıkış yolu adına önemli olabilir, gecikilmeden hızla tartışılabilmelidir, umudumuzu yitirmeden hep birlikte!..

Nazım Hikmet Usta ile bitirelim yazımızı;

Düşmezse düşmesin
yakamızdan ölüm
bizim üstümüze
güneş doğacak
gülüm.

Gülüşüne bir kurşun
sıksa da ölüm
unutma ki umuda
kurşun işlemez
gülüm!

Erdal Akalın (12.08.2015)

NOT: Yukarıdaki yazıdan bir gün önce aşağıdaki yazıyı kaleme almışım. Bu da benim ileri görüşlülüğüm olsa gerek mi demeliyim???

Tekrar Seçim İçin Kolları Sıvayalım !..

AKP ile CHP arasında koalisyon ortaklığı sağlanabileceğine şahsen inanmamıştım.  Bu denli uçlara kaymış farklılıkları alt alta sıralayınca, protokol maddelerinin eninde sonunda çözüm getirmeyeceğini düşünmekte idim.  Gelişmeleri izleyince de fikrim değişmedi.

Önce cuma günü denmişti iki liderin buluşması için.  Sonra pazartesine ertelendi.  Şimdi de perşembe günü nihai karar verilecek imiş!

Ankara’nın kulakları delik siyaset muhabirleri ve gazetecileri anlaşılamayan noktaları yazdılar gazetelerinde.   Şimdilik en azından beş ana konunun sorun yarattığını öğrenmiş olduk; dış politika, eğitim, adalet ve yargı düzeni, ekonomik sıkıntılar ve yolsuzluklar tabii ki.

İzleyenlerin yorumları muhtelif olmakla birlikte, sevindirici husus toplantının zarafet ve diplomatik kibarlıkla yapıldığını gösteriyor.  Bu bile sevindiricidir.

Bazı yorumculara göre Sayın Ahmet Davutoğlu koalisyona ve yeni bir hükümet kurmaya gönüllü görünmekte imiş.  Ancak en büyük sorunu Sayın Tayyip Erdoğan’ın vesayetini aşamamakta oluşu olarak görülmekte diyor gözlemciler. 

Ki, emekli olan Org. Necdet Özel’e madalya verilmesi töreninde de bizzat Sayın Erdoğan’ın ağzından duyduk bu vesayet baskısını.  En azından anayasal süre olan 45 günü asla aştırmayacağını söylemesi bile yeterli bir baskı aracı olarak kabul edilebilir.

Anlaşıldığı kadarı ile perşembe günü AKP masadan kalkacak ve kısa süreli bir MHP teması sonrası Sayın Davutoğlu görevi iade edecektir.  Zaten 45 gün sona erdiği için buyurun sandık başına denecektir.  Zira AKP’nin son yaptırdığı anketler, dağıtılmış kararsız oyları ile yeterli noktaya varabildiğini gösteriyor.  Buna göre AKP % 44.5, CHP % 25.2, MHP % 14-15 ve HDP ise % 10.7 bandında görünüyor.  Bu tablo gerçekleşirse, AKP 290 sandalye ile tek başına hükümet kurabiliyor.  Sandık gününe kadar da MHP’nin köstek olmayacağı azınlık hükümeti ile idare edilecek sanırım.

CHP, ülkeyi hükümetsiz bırakmamak amacını kamuoyuna ilan etti ve kendince çabaladı.  Seçmen bunu ne denli değerlendirecek sandık gösterecektir.  Ama belli ki CHP sadık seçmen sayısı dışında yeni bir destek göremeyecektir.  Bunun sorumluluğu üstü kapalı olsa da CHP’nin başına ‘Y’ harfini ekleyenlerdedir. 

Artık terör denen olgunun tırmanarak iç savaşa doğru yürüdüğü günümüz tablosunda maalesef iç açıcı bir şeyler izlemek şansımızda kalmamaktadır.  Hemen her gün yeni şehit haberleri ile uyanıyor ve yarınların olumlu şeyler getireceğinden umudumuzu yitiriyoruz.

MHP, hem lideri ve hem de parti sözcüleri ile ülkenin içine düştüğü sıkıntıları feryat boyutunda çağrıştırmakla birlikte, meclis başkanı seçiminde göstermiş olduğu davranışı koalisyona girmemek ve hükümet etmek sorumluluğu almamak konusunda da devam ettiriyor.  Anlamak olası değildir, siyasi hesapların ne olduğunu da halen bilememek konumundayız.

Ben, gene de artık bir magazin gazetesi haline döndürülen Vatan Gazetesi sayfalarına bakmanızı önermek isterim.  Demirören Grubu, Vatan ve Milliyet Gazetelerini alarak muktedire yamanmak arzusunu açığa vururken, yılların Vatan Gazetesi’ni de magazin basını haline döndürmek başarısını gösterdi. 

Şahsen bu dönüşümden memnunum; çünkü böylece Adnan Oktar’ın kediciklerini temaşa edebilmek şansını buluyorum!

Aslı Aydıntaçbaş’ı takiben Kadri Gürsel ile de yollarını ayıran Milliyet Gazetesi de sağ olsun bu yolu izlemek konusunda hevesli görünüyor.  Herhalde Hasan Pulur ve Melih Aşık gibi duayenlerden utanıyorlar ve bu nedenle ağırdan alıyorlar magazinleşmelerini!

Evet, erken seçim mi, yoksa tekrar seçim mi denen yeni gelişme için hepimizin kollarını sıvaması ve ülkemizi yeniden kargaşaya ve geri dönülmez noktaya taşıyabilecek ortamı yaratmamak üzere aklımızı başımıza almamamıza az zaman kalmıştır!..




Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>