YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HEM NALINA HEM MIHINA...

GUGUK
Yazar: METİN ATAMER | Tarih: 09/03/2014 | Saat: 11:36

Çocukluğumda bizim evimize bir saat alınmıştı. Saati babam çok severdi. Hatta kolundaki saat Omega marka kaliteli bir saatti. Ulus ta saat satan bir saatci dükkanından bir büyük kutuya iyi bir para ödiyerek aldığını hatırlarım. Eve neşeli bir şekilde dönmüştük. Hemen salonun ortasına oturup, ailecek kutunun açılmasını bekledik. Babam pür dikkat kutuyu açtı. İçindeki ambalaj kağıtlarını çıkararak  saatin parçalarını yerdeki halının üzerine koymaya başladı. Bizler ellerimizi sürmeden beklemekteydik.

Bir küçük kulübeyi andıran bu saatin, iki yan tarafına taşan çatısı , ortasında akrep ve yelkovanı bulunan , alt tarafından sarkan zincirleri vardı. Bir başka ambalajda bir geyik kafası, ve iki boynuzuda bulunmaktaydı. Çatı mahyasının üst köşesinde geyik başının  konulacak yeri ve geyik başında monte edilebilecek boynuzlar için iki deliği bulunmaktaydı. Bunlarıda koyduktan sonra kağıtların arasından babam bir pandül parçasını çıkarıp saatin alt tarafındaki kancaya monte etmişti. Daha sonra salonun boş duvarındaki yerine konulmasınıda seyrederken, evimizin önemli bir eşyası yerine oturuyordu. Günlerce evde bu saat konuşulmuştu.

Babamın saat merakından ötürü, bu saat alınmıştı. Duvara çakılan küçük bir çiviye oturan saatin zincirlerini aşağıya çekecek ince uzun, çam kozalağına benzeyen iki ağırlığıda zincirlerin sonuna bağlanınca, saat tamam olmuştu. Pandüle ufak bir ilk hareket verilince saat çalışmaya başladı :

-                      Tik- tak- tik- tak

Saat çalışıyor biz bekliyorduk. Bu saatte, her saat başında saatin içinden çıkan bir kuş, saati belirten rakkam kadar ötmesinin yanında, her yarım saatte bir kerre ötecekti. Oturup saatin içinden çıkacak kuşu beklemeye başladık. Yarım saat içinde saatin yelkovanı altı rakkamının üzerine gelince, üst pencere açıldı, içinden bir küçük kuş ileri çıkarak bir kerre ‘GUGUK’ dedi ve geri giderek küçük odasına geri kapanmıştı. Hemen peşinden kapakta örtüldü. İşte o an, babamın mutluluktan yüzü gülmekteydi. Bir montajı başarı ile bitirmiş bir komutan edasıyla gülmeye başladı. Evet saat çalışıyor ve zamanı biz bu evin eşyasından öğreniyorduk.

Hele gece on iki olunca, saatin kuşunun on iki defa ötmesi çok güzel oluyordu. Evimizde artık bir GUGUK’ lu saat çalışmakta, bununla beraber ev halkının hayatı düzene girmeye başlamıştı. Sabah kalkışın saati , yemek yeme saati, okula gitme saati, akşam eve gelme saati ve hatta gece yatıp uyuma saati artık programa girmişti. Bizim hayatımız artık GUGUK saatliydi. GUGUK deyip geçmemek lazım. Her işin evde düzenli olması için  babamın üzerinde titizlikle durması, bizi çok etkilemişti. 

Bu    günlerde toplum yaşamı toz duman içinde, sanki çöl fırtınasından etkilenmiş bir anadolu toprağı görünümündeyiz. Yürütme, doğrudan yargıya müdahale etmenin basit bir olay olarak göstermesinden tutunda, bir mahkeme kararına rağmen, bunun hiçe sayılmasını, dehşetle izleyen bir yurdum insanı, gözleri yuvalarından çıkmışcasına olayları izlemekte.  Bu yetmezmiş gibi ülkemin iş dünyasını sarsacak bir gerçeğin meydana çıkmasına karşı yönetimin  kanunları hiçe sayan tepkisini göstermesini izlemek, bizleri derinden yaralamaktadır. Bir ihalenin neticesine doğrudan müdahale edebilen bir idarenin , konuyu inkar etmeden ‘ Doğru ben bunu yaptım ‘ demesine, HUKUK müdahale etmesi gerekirken, bütün bu düzensizlik örneğini, dokunulmazlık zırhı içinde yürütülmekte olduğunu izlemek, bütün toplumu yaralamakta. Bir tarihte yüce divanda Bakanlık ve Başbakanlık yapmış insanların, ihaleye fesat karıştırmak suçundan yargılanmalarını, bu gün nasıl izah edilebilir diye düşünmekteyim.

Bir ülkenin saygın olabilmesi için o ülkede HUKUK ‘ un  saat gibi işlemesi gerekir ve biz buna ‘ HUKUK DEVLETİ’ demeliyiz, yoksa aklına geldiği gibi bir ülkeyi yönetmenin adına HUKUK DEVLETİ denmiyeceğine inanırım. Hani çocukluğumda bizim eve alınan GUGUK‘ lu saat bile dakik çalışmış, saat doğruyu göstermiş, hayatımız ona göre düzenli yürümüştü diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Metin Atamer



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>