YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

ASLANLI YOLDA SAPMADAN YÜRÜYENLER!..
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 04/02/2014 | Saat: 19:38

Etraf toz duman!

Ergenekon, Balyoz, Casusluk, Fuhuş davalarının onarılmaz yanlışlıkları…

Enişte, kayınpeder, bacanak, bakan oğullarını yolsuzlukla suçlayan bulgular…

Bir ucu muktedirin oğluna dayanan incelemeler…

Adli kolluk güçlerinin elleri kollarını bağlayan ve ordudan sonra emniyet güçlerini de hallaç pamuğu gibi atan iktidar erki…

Sonunda incelemeyi yapan savcılara uzanan baskılar…

Yargı adına devreye giren HSYK için soruşturma ve cezalandırma yollarının denenmesi adına hukuk dışı yasal alt yapı hazırlıkları…

Gezi Direnişi sırasında yaralanan ve gazlanan T.C. Vatandaşları için yardıma koşan hekimleri cezalandırmak amaçlı “Tam Gün Yasası” denen ve hekimlik hizmetini sınırlandıracak torba yasa da artık Çankaya’dan onay bekliyor. TTB yöneticileri Köşk’e çıkarak Sayın Cumhurbaşkanı’na yasanın sakıncalarını anlattılar. Korkarım, boşuna uğraşıyorlar!

T.C. Vatandaşı olarak kendimi umarsız hissediyorum artık!

Bu arada Sayın Deniz Baykal gibi ve Sayın Metin Feyzioğlu gibi duyarlı insanlarımızın, ülke üst düzey sorumlularına sundukları gündem hakkındaki endişelerinin ve ilettikleri çözüm yollarına ilişkin önerilerinin dikkate alınmaması da ayrı bir konudur!

Kafam iyice karışık, umar arıyorum!

Aklıma gelen son çarem budur diyerek yolumu Rasat Tepe’ye çeviriyorum. Of, evet artık Aslanlı Yolda yürüyorum.

Adım adım, ağır ağır yürürken kendimce çıkış yolu arıyorum.

Geniş avluya vardım sonunda, umar işte buradadır diyerek geniş merdivenleri tırmanıyor ve o loş ve büyük salona giriyorum. İşte tam orada, aklımdan geçenler birden dudaklarımdan dökülmeye başlıyor. Doğru tahmin ettiniz, büyük ozan Nazım Hikmet’in dizeleridir ağzımdan çıkanlar.

Haydin, birlikte söyleyelim;

KEREM GİBİ

Hava kurşun gibi ağır,

Bağır, bağır bağır bağırıyorum.

Koşun

Kurşun eritmeğe çağırıyorum.

O, diyor ki, bana:

-Sen kendi sesinle kül olursun ey!

Kerem gibi yana yana…

“Dert çok, hemdert yok

Yüreklerin kulakları sağır…

Hava kurşun gibi ağır…”

Ben diyorum ki ona:

-Kül olayım Kerem gibi yana yana.

Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak,

Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…

Hava toprak gibi gebe,

Hava kurşun gibi ağır.

Bağır, bağır bağırıyorum.

Koşun,

Kurşun eritmeğe çağırıyorum!

Sevgili okurlarım, Aslanlı Yolda Yürümek için mutlaka başkente gitmek zorunda değilsiniz. Artık her yol ve her yön ve de her kentimiz sizi Aslanlı Yola çıkarır. Deneyin, ister Mersin’de olun, isterseniz Hatay’da veya Adana’da fark etmez; sizler de benim gibi başarırsınız!

İnanıyorum ki; T.C. Vatandaşlarının tek şansı, Aslanlı Yolda Beraberce Yürümek ve o salonun loşluğunda Sap Gibi Dikilmeden ülkemiz adına özeleştiri yaparak, nerede yanlış yapıyoruz sorusunun yanıtını aranmak, artık tek kurtuluş çaremizdir!..

Unutmamalıyız ki; Aslanlı Yolda bizlerden önce de çok yürüyenler oldu. Bunlardan birisi de yakın zamanda kaybettiğimiz Sayın Halet Çambel’dir. Eskrim dalında 1936 Yaz Olimpiyatlarında Türkiye'yi temsil etmiş ve Suat Fetgeri Aşeni ile birlikte olimpiyatlara katılan ilk Türk kadın sporcu olmuştur.

Eskrim takımındaki diğer arkadaşı Suat Fetgeri Aşeni Tarı ile Hitler'in elini sıkmayı reddetmişlerdir. Hitler’e nasıl meydan okuduklarını şöyle anlatmıştı:

“Bize verdikleri Alman mihmandar sporcu kız, bizi Hitler’e takdim etmeyi önerdi. Biz de Hitler rejimi olunca gelmezdik. Ancak hükümetimiz bizi gönderdiği için mecburen geldik, dedik. Bu yüzden mihmandarımızın önerisini kabul etmedik.”

Mustafa Kemal Atatürk’ün yetiştirdiği bir kuşağın önde gelen temsilcilerindendir ve “Aslanlı Yolda Yürümek” ile kastedileni anlamak için Sayın Çambel’in yaşam öyküsüne bakmak yeterlidir.

Halet Çambel, Almanya'da askeri ataşelik görevi yapan ve Atatürk'ün yakın arkadaşlarından Hasan Cemil Bey (Hasan Cemil Çambel) ile dönemin Berlin Büyükelçisi'nin kızı Remziye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak 27 Ağustos 1916'da dünyaya geldi.

Ortaokul ve liseyi Arnavutköy Kız Koleji'nde, şimdiki adıyla Robert Kolej'de okudu. Sanat tarihi öğretmeninin etkili anlatımı ve İstanbul'un tarihi mekânlarına düzenlediği geziler lise yıllarında onu derinden etkiledi. Bu arada eskrim sporunda ustalaştı ve ardından Paris Sorbonne Üniversitesi'nde arkeoloji okudu.

1940'da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde asistan olan Çambel, doktorasını da aynı üniversitede yaptı. Ardından iki yıl Almanya'da Saarbrücken Üniversitesi'nde konuk öğretim üyesi olarak çalıştı.

Türkiye'ye döndükten sonra o dönemde Tan Gazetesinde çalışan bir gazeteci-yazar olan Nail Çakırhan (mimar kimliğini sonradan edinmiştir) ile evlendi.

1950'lerin başında o dönemde Adana İlinin bir ilçesi olan, günümüzde Osmaniye İline bağlı Kadirli yakınlarındaki Karatepe Hitit siti ile karşılaşması kariyerini belirleyici gelişme oldu. Hitit döneminin en bilgili uzmanlarından biri olan Çambel’in 1940’lı yıllarda Alman arkeolog H. Th. Bossert ile birlikte yaptıkları Adana Karatepe kazıları arkeoloji dünyası için de dönüm noktalarından biridir. Çambel, Hitit dilinin anlaşılması çalışmalarına da büyük katkı sağladı.

Halet Çambel Hoca, Ergani çalışmaları ile Keban Barajı altında kalabilecek birçok eserin kurtarılmasına çaba harcamıştır.

Keza, 1976 yılında da çağdaş arkeolojik yöntemlerden olan ‘Arkeometri Ünitesi’ kurulması için çalışmıştır.

2005 yılında Hollanda devletinin kültür ve kalkınmaya hizmet edenlere verdiği Prens Claus ödülünün sahibi oldu.

Son yıllarını Karatepe’de geçiren Çambel Hoca, 14 Ocak günü İ.Ü. de yapılacak tören sonrası, 15 Ocak’ta Muğla Akyaka da eşinin yanında toprağa verilecektir.

Ölüm ilanları verilince, gazetelerin tanınmış kadınların vefatını bildirirken kullandıkları klasik bir Osmanlıca terim vardır; acı bir kayıp derler ve altına parantez içinde “Salihat-ı Nisvan’dan” diye yazarlar. Bilebildiğimiz kadarı ile merhume Halet Çambel Hanımefendi de bu tabir ile anılmayı kesinlikle hak etmiş bir bilim kadını ve ülkemizin yüz aklarından bir tanesi idi.

Yani Halet Çambel Hoca, eski tabirle “Hayırla anılacak iyi kadınlardan”bir tanesi olarak anılarımızda saygı ile anımsanarak aydın bir Türk kadını kimliği ile yaşayacaktır.

Evet; Türk arkeolojisinin kıdemli ismi Prof. Dr. Halet Çambel, 97 yaşında hayatını kaybetti.

Son nefesini verene kadar “Aslanlı Yoldan Hiç Sapmayan” merhumeye rahmet diliyoruz, ışıklar içinde yatsın!..



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>