YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







DURUM
Yazar: FATİH ÖZGÜR | Tarih: 24/09/2008 | Saat: 22:50

Ülkeyi yöneten hükümetin üyeleri, aynı zamanda TBMM üyeleridir; Görevlerine “Milletvekili Yemini” ederek başlar. “...toplumun huzur ve refahı için...” görev yapacaklarına söz verirler. Elbette, Devletin temel niteliklerine ve kuruluş felsefesine bağlılık esastır.

 Yemin önemlidir; görev çerçevesi, “kırmızı çizgiler” böylece deklare ve uyum taahhüt olunur. Demokrasilerde, yemini tutamamanın, bu meyanda toplumda huzur ve refahı gerçekleştirememenin yaptırımı, seçimlerin kaybıdır. Başarısız iktidarı seçimlerde değiştirebilen ülkelerde ne darbe ne dikta söz konusu olmaz!

Önümüzde “Yerel Seçimler” var. “Kapatma Davası” esnasında, karar “kapatma” olursa, genel seçimlerin öne alınıp, TBMM’nin yenilenmesi çok konuşuldu. Şimdi o hava kayboldu; Ama Sayın Başbakanın öfke dozu yüksek son konuşmalarının, AYM kararıyla kısıtlanan/sınırlanan “siyaset çerçevesi”ni genişletmek için  bir “genel (baskın) seçim”e işaret olduğunu telaffuz edenlere de rastlıyoruz, ihmal etmemeli!        

Uygun olanı, seçmenlerin hayatı kendi gerçekleri ve somut verilere göre değerlendirip  ona göre oy atması; Oysa şimdi din, siyasete haddinden fazla karıştırılıyor; Bazı yörelerde ana eksenler “Ümmetçilik” ve “Bölücü etnik milliyetçilik” olunca işin şirazesi kaçıyor!

Bunu düzeltmek, siyasete “Anayasal faul”le yaklaşanları tecziye etmedikçe mümkün değildir. Alkollü araç kullanan sürücü, öncelikle direksiyondan indirilir; Ehliyetine el konulur, ilaveten para cezası yazılır. Alkollü sürücüye oto direksiyonu verilmezken, “Temel niteliklere aykırı eylemlerin odağı” olanlara Devletin ülke direksiyonunda “Devam” denilmesi, tek kelimeyle “ilginç!”

Umarız yaklaşan seçimlerde halkımız yaşadıkları hayatın gerçeklerinin kendileri için anlamına göre davranır. Konumuyla toplumda özel yerleri olanlar da seyircilikten sıyrılmalı!

Bazı çevreler, gerçekleri öyle farklı yorumluyorlar ki, AKP’ye açtıkları kredinin vadesi sonsuz, limiti sınırsız oluyor; Asıl konuşması gerekenlerse, türlü nedenlerle suskun kalınca, kafalar karışıyor. Ancak durum o hale geldi ki, gerçekler bu yoruma elveriyor mu? Ülke durumuna dair, 12.09.Cuma günü basına yansımış ekonomik göstergelerden bazılarını aktaralım, kararı siz verin:

-Cari Açık 47 Milyon dolarla rekor kırdı.

-% 1.9’a gerileyen büyüme ürküttü.

-Kapasite kullanımı 4 puan birden düştü.

-Elektriğe % 10 zam moralleri iyice bozdu.

-Borsa dün yine % 4.85 düştü.

-Faiz % 19’u aştı.

-Dolar 1.27 YTL’ye çıktı.

Bu göstergelerden tek bir tanesi bile çok düşündürücü iken; bizde hepsinin birden aynı zamanda gerçekleşmesi, üzerinde ciddiyetle durulması gereken kötü gidişinin alarm veren tablosudur. Nitekim bu nedenle basında “Ekonomide hava kararıyor” başlığıyla duyuruldu. Bunlara, 1) Enflasyonun hedeflenenden iki katından da çok sapması, 2) İşsizlik rakamlarının iki haneli düzeyde kronik vaziyetini eklersek, durumun, seçmenin onaylayacağı vaziyette olmadığı gerçeği belirginleşmektedir.

Son aylarda zamlar peşpeşe geliyor, adeta yağıyor. Üçüncü elektrik zammına karşı Sanayicilerden yükselen “Haklı feryata kulak vermeliyiz. Adana Sanayi Odası BaşkanıÜmit Özgümüş’ün, “Dağıtılan yiyecek ve kömür bedeli, elektrik fiyatlarına eklendi… Elektriğe zam kararı, vatandaş yanı sıra dünya ile rekabet etmeye çalışan Türk sanayisine de büyük darbe vurdu… Bu kısır döngünün kırılması gerek. Türkiye ithalatla büyüyor. Bu yapı tersine çevrilmeli… Türkiye'nin kaynaklarının üzerine katma değer ekleyerek, ihracata dönük yeni bir modele, yeni sanayileşme ve büyüme stratejisine geçmek şart. Bunun için gerekli yapısal reformlar yapılmalı ve üretim maliyetleri düşürülmeli.” Önerisi gerçeklerin ifadesinden başka bir şey mi?                                                              

 

Egeli ihracatçılar çareyi “Çığlık”larını ilanla duyurmakta buldu. “Üretmek ve satmak zorundayız. Türkiye artık sıcak para ile beslenemez. Sektör ayakta durmakta zorlanıyor.”  Diyerek Reel Sektörün ortak derdine değindiler.

Ekonomideki bu politikanın acı sonucu “Cari Açık” öyle boyutta ki, feryat edenlere AKP İktidarının bakanları da katıldı. Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek, “Cari Açık, IMF’nin bize uygulayın dediği para politikasının sonucu” demek zorunda kaldı. Malum, kabahat samur kürk olsa giyen bulunmazmış!

İktidar için kötüye gidiş emareleri bunlardan ibaret değil; Özellikle yerel “Rant üretim merkezleri” durumundaki Belediyelerde, gün geçmiyor ki büyük bir skandal patlak vermesin. İktidara “Yolsuzluk, yasaklar ve yoksulluk ile savaşacağız” diye gelen AKP -Bu dönem sırf İstanbul’da tamamı 4300 olduğu söylenen İmar Yolsuzluğundan-  Silivri’deki nedeniyle, bir Genel Başkan Yardımcısını feda etmek zorunda kaldı. Keza, G.Antep’te AKP adayının, Belediye kararıyla tek bir arsadan bir günde 70 trilyonluk kazancı, dudak uçuklatıyor!

CHP Genel Başkan Deniz Baykal’ın çarpıcı tespiti: Din İman diye yola çıkıp, han-hamam kavgası yapıyorlar.” aslında çok şeyi özetliyor.

“Deniz Feneri rezaleti” bu alanda başlı başına bir konu;Bu hususta İşçi Partisinin Savcılığa başvurusuna kadar “Üç Maymun”u oynayanlar için Baykal “AKP demokrasiyi  sadece “iktidara geçme yöntemi” olarak görüyor” demekte haksız mı?

Öte yandan gün geçmiyor ki bölücü terörle mücadelede yeni bir şehit haberi gelmesin; Bir başka ocağa ateş düşmesin. Dış politikada “kazan-kazan” diyenler, karşımızdakiler hep kazanırken bizimkilerin sürekli “hep yek” atışına şimdilik değinmiyoruz!...

Durum, AKP iktidarının topluma “Huzur ve refah” konusunda verdiği sözü tutmakta başarısız olduğunu, somut kanıtlarla gösteriyor. AYM kararından sonra İktidarın başlıca sorumluluğu, Anayasal çerçeveyi taşmamaktır. Sırf bunun gerçekleşmesi dahi, seçmenin demokratik haklarını tam kullanma koşullarının oluşmasında önemli katkı yapar. 

Bu durumun sandıkta seçmen tarafından, gereken şekilde değerlendirilmeyeceği iddia edilemez, bu Türk seçmenine hakaretten başka şey olmaz. Seçmenin, kendi haline bırakıldığında, olayların mahiyeti ve kendine maliyetine bakıp,  AKP iktidarının hem Genel hem Yerel karnesini kıracağı ortadadır;

Yeter ki herkes görevinin idrakinde, sorumluluğunun bilincinde olsun, kendisinden bekleneni yapsın. Demokrasiye de hizmet bağlamında, toplumun çeşitli katmanlarında yer alan herkes, önümüzdeki seçimlerde, bu durumun kendilerine yüklediği görevin bilincinde olmalıdır.

Toplumun siyasi olmayan aktörlerine düşen görevler, siyasilerinkinden de önemli: Onlar, öncelikle kendi sorumluluklarını müdrik, oyunu “kurallarına göre oynatmak/ kuralları ihlal edenlere yaptırım uygulamak”  hususunda hata yapmadan görevde olmalı ki, oyun kuralları içinde cereyan edebilsin!

Görüşleriyle toplumu yönlendiren kanaat önderleri ve Hür Basın başta; Ortak paydaları “Yurtseverlik/Atatürk Milliyetçiliği” olanlar, “sıranın susanlara da geleceğini” unutmadan, çekinmeden/duraksamadan üzerlerine düşeni yapmalı ki sokaktaki adamın tereddütleri izale olabilsin; karar süreci kısalsın;

Muhalefet de, başta CHP, göz dolduran adaylarla, halkın beklentilerine yanıt veren program, davranış ve uygulamalar içinde olabilmeli ki sonuç alınabilsin…

Başarı, başarılı olmayı hakkedenlerin, bu uğurda çok çalışmakla yakalayabildikleri bir mutluluktur!...  



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>