YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HEM NALINA HEM MIHINA...

ÇOK BAŞLI
Yazar: METİN ATAMER | Tarih: 06/11/2012 | Saat: 21:40

Ülkemin her bir köşesinde binlerce yıllık tarihin yattığını, insan gezerek görerek yaşamakta. Yıllar önce 1963 senesinde Ereğli Demir Çelik fabrikalarının kuruluşunda bir kaç arkadaşımla staj yapmaya gitmiştim. Serde gençlik ve delikanlılık vardı. Aklımızda  yaz tatili içinde staj yapıp, aynı zamanda para kazanmayı hedeflemiştik. Beş arkadaş bu müstesna beldeye Ankara’dan  uzun bir seyahat ile ulaşmıştık.

Düzceye gelmek dört saatimizi almış, oradanda burunlu bir köy otobüsü ile üç saate yakın bir zamanda Karadeniz Ereğli’sine vasıl olduk. Toz toprak içinde indiğimiz otelde ilk düşüncemiz, temizlenmek için yıkanmakdı. Bu kasabada ertesi gün inşaa halinde olan fabrikanın lojmanlarının bulunduğu yerdeki tahsis edilen yatakhaneye yerleşmek için koşturduk. Her gün tozlar içinde çalışmak bizi yormaktaydı, fakat böyle büyük bir tesisin temelinde ter dökmek, bizim için ayrıcalık olduğunun bilincindeydik.

Fabrika arazisinin bir köşesinde hergün iki defa gelip giden iki motorlu bir uçak için kısa bir pist vardı. Pistin hemen önünde denize girdiğimiz plaj, bizim için bir can simidi idi. Her gün toz toprak içinden çıkıp, doğru bu plaja gider, deniz girip, üzerimizdeki tozdan arınırdık. Yahutta biz arındığımızı zannederdik. Hatta bir kaç hafta sonra her aksam üstü gelen uçağın pilotuna rica edip Ankara seferine bizi almasını ve ertesi sabah geri dönüş seferinde tekrar geri getirmesi için rica bile etmiştik.

Ankara’ya geldiğimizde doğru Marmara hamamına gidip, kirden arınmak için kese yaptırıp, bir güzel uyku çektiğimizi hatırlarım. Üç ay gibi kısa bir zaman sürecinde unutulmayacak öyle hatıralarımız vardı ki, hatta bir seferinde azgın Karadeniz dalgaları içinde yüzme bilmeyen ve boğulması an meselesi olan bir Polisi kurtarmıştım.  Teşekkür etmek için bana bir örgü kravat hediye vermişti. Bu kravatı hala saklarım. Yörede geçirdiğim üç ay içinde günlük çalışma dışında yörenin tarihi hakkında araştırma yapmamıştım.

Geçtiğimiz bayramın ilk gününü bu şirin Karadeniz kasabasında geçirdim. Aslında Karadeniz Ereğli’si M.Ö. 2500 yılına dayanan eski bir tarihi olduğunu çok sonraları okumuştum. Bu yörenin insanları Truva savaşlarında, savaşan halk olduğu söylenir. Ereğli ismi Herakles’ten gelmektedir. Grek mitolojisinde cehennem kapısında bekleyen ÜÇ BAŞLI canavar köpek Kerberos’un yakalanmasını sağlayan da Herakles’tir. Bu yörede Cehennem Ağzı Mağraları, ölüler ülkesi tanrısı Hades’in ülkesine giriş yollarından birisine bağlı olduğundan, buraya giriş ve çıkış yollarını Hades kontrol eder. 

Hatta ilk hiristiyanlık dönemine kadar insanların ibadet yeri olarak mağraları seçmeleri rastlantıdır ve bu yöre içinde geçerlidir. Antik çağda kehanet merkezlerinden biri olan mağralar, Herakles’in Kerberos ‘u yakalaması ve etkisiz hale getirmesinden sonra, yörenin adı Heracleia Pontika adı ile anılır. Bu olay aynı zamanda Anadolu’da bulunan başka antik kentlerde de coşku ile kutlanır hale gelir. Erken Hristiyanlık döneminde mağralarda ibadet yapılması, Roma baskısından kaçış olarak kabul edilir. Hatta Anadolu’da bu izleri Göreme’de de bulmamız mümkündür.

Roma İmparator’u Trainaus döneminde Bitinya valisi olak görev yapan Plinius İmparator’a gonderdiği mektupta Heracleia Pontika da Hristiyanlık hareketinden bahsettiği söylenir. Yuhanna İnciline göre 12 havariden bir tanesi, belkide ilk havarisi Aziz Andreaos bu yörede görev yaptığı dönemde, Herakles ‘in üç başlı canavar köpek, Kerberos’un yakalaması kutlanmasının durdurulmadığı rivayet olunur.

Ülkemde ne kadar güzel hikayeler olduğunu, içinde yaşadığımız hayat içinde yeterince  değerlendiremediğimizi düşünmekteyim. Bundan öte, güncel yaşadığımız hayat içinde ise sadece antik 3 başlı canavar köpek  Kerberos değil, yaşamımızın içinde 2 başlılık bile sergilenmekte. Ulusal Bayram  kutlanmalarının engellenmesi krizinin aşılmasında  meydana gelen İKİ başlılık, toplumu germekte olduğunu, Anıtkabir’e yürüyen halkın coşkusunu seyrederken, bazılarının  gerçeği yok sayması,  bana mitolojik Kerberos’u hatırlatır diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Metin Atamer



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (1) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>