YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HEM NALINA HEM MIHINA...

TOPLUM TEPKİSİ
Yazar: METİN ATAMER | Tarih: 18/09/2012 | Saat: 15:58

Eski camları ne yaparlar diye hep bir sorum vardı. Cevabindada ‘bardak’ derlerdi. Bir tarihte bir porselen fabrikasına gitmiştim. ‘Hasarlı porselenleri ne yaparsınız’ diye sorduğumda,  defolu bozuk bütün porselenleri bir ambara topladıklarını söylemişlerdi. Dört duvar bir depo idi bu yer. Deponun üst tarafında bir penceresi vardı. Buradan hatalı porselenler atılmaktaydı. Çalışan işçiler streslerini atmak için bu depoya girip, ellerine geçirdikleri kırılmamış ne kadar porselen tabak ve eşya varsa, kırma duvarına atıp hırslarını yenerlermis.

Aslında topluma açık böyle bir yer olsa, herkes küçük bir ücret karşılığı içeri girip tabakları alıp alıp duvara fırlatsa ve rahatlasa diye hep düşlemiştim. Hatta duvara, toplumun hırslarını ateşliyen insanların resimlerini koysalar, bu resimlerin önlerindeki kırık porselen yığıntısı dağ gibi çoğalacağını düşünmekteyim. Yatılı okulda okurken buna benzer bir oyunumuz vardı. Bir yuvarlak delik bulunan bir örtünün asıldığı bir yere, bir mesafeden  ıslak bezden yapılmış toplarla bir kaç metreden atış yapılırdı. Deliğin içinden öğretmenler başlarınıçıkartıp dururlardı.

Bu oyunun önünde oynamak isteyen öğrencilerin oluşturduğu kuyruk, diğerlerinden çok fazla olurdu. Hele talebelerle iyi geçinmeyen bir öğretmen  bu delikten başınıçıkardımı, topu isabet ettirmek için çok çaba sarf ederdik. Şimdi böyle bir oyunu halka oynatsak ve bu deliktende halkın tepkilendiği bir siyasiyi  koysak, her top için belirli bir ücret alınsa, bu oyundan  ülkenin bütçe açığı bile toplanabileceğini düşünmekteyim.

Gecen gün Bodrum'da bit pazarı diye adlandırılan Bitez beldesindeki pazara gittim. Neler yoktu ki pazarda , hatta ALMAN turistler bile bazı eşyalarını burada satmak için "buyurun" demekteydiler. Eski eşyalar, kullanılmayan ev eşyaları, giyecek elbiselerden tutunda çatal, kaşık, ne isterseniz serilen örtüler üzerinde yerlerde alıcı beklemekteydiler. Bir kâsenin içinde çeşitli rozetler vardı. Bir çok sivil toplum örgütünün rozetleri, Kızılay Teşkilatı'nın rozeti 1 liraya alıcı beklemekteydi. Bunların içinde bir rozet ilgimi çekti. Türkiye Büyük Millet Meclisinin şerefli bir rozeti bu tabla üzerinde alıcı beklemekteydi. Düşünün bir rozet nereden nereye kadar yol katetmiş ve yer değiştirmiş. Eski kullanılmış ne varsa burada sergilenmesi güzel amma, insan bu tezgahlarda bazı değerleri gözleri ile görmek istememekte. 

1950 li senelerde bizim akrabalardan biri Bilecik Millet Vekili idi. Kendisinin yanına babam bile ceketini ilikleyip otururdu. Alt sokakta, yani Ayten Sokak ta İsmet İnönü nun evi vardı. Bu eve girmek için yalniz kapıyıçalardık. Kapıyı sevimli, başında yemenisi olan evde çalışan görevli bir bayan açardı. Paşayı görmek istediğimizi söylerdik. Bir koruma ordusu yoktu, ve onun korunmaya ihtiyacı bile yoktu.  Meclisin üyeleri o kadar saygın insanlardan oluşmaktaydı ki, çocuk gözümüzle bile bunları fark ederdik.  Daha sonralarıİnönü  " Sizi ben bile kurtaramam" diye tarihi bir cümle söyledi. Hakliydi, o bile kurtaramadı.

Bu gün yasamış olsaydı ne söylerdi bilmiyorum amma Meclis Kürsüsünden çok veciz bir konuşma yapabileceğini düşünmekteyim. Koskoca Osmanli Devletinin bir paşası, bir ülkeyi kurtarmak için Mustafa Kemal Pasa’nin yanında, hayatını ortaya koyup bağımsızlık mücadelesini " Bu Vatan için verdiğimiz mücadeleyi, ülkeyi sizlerin bu günkü bağımlı hale getirmeniz  içinmi verdik " demezmiydi. Zaten artık İsmet İnönü bile kurtaramaz tevhidi.

Mustafa Kemal'in ortaya koyduğu devrimleri bile anmak istemeyen bir idarenin, bir ülkeyi ne hale getirmeye çalıştıklarını izlemek pek hoş olmasa gerek.

Bekliyorum, yaşadığımız  bu ülkede mutlaka her fani gibi, bu günleri yürüten politikacıların rozetleri, gün olacak harman da düven dönecek, Bitez deki tezgahlara düşeceği günler gelecek. Yakalarındaki rozetlerin tezgahlarda alıcı bulması için yerde beklemesinin ötesinde, eski politikacıları ne yaparlar diye aklımda hep bir soru vardı.

Bu günlerde bir çok eşyanın kullanıldıktan sonra "geri dönüşümü", yani yeniden kazanımı için çok geniş propoganda yapılmakta. Eski Politikacıların geri dönüşümü için bir kampanya olurmu diye düşünürdüm. Her ay bittikten sonra ne yapıldığını soranlarada "Eski ayı kırpıp kırpıp YILDIZ yaparlar" derlerya , iste eski Politikacıları ne yaparlar ?  Bu soruyu bilenlere sormak isterim, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>