YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







Süt Mısırındaki Kara Su
Yazar: ÇAPAR KANAT | Tarih: 23/09/2012 | Saat: 15:34

Süt Mısırdaki Karasu

Hangi Süt Mısırı Yenilebilir

Süt mısırın kaynatılmasında kara su görüldüğü bildiriliyor. Biz yıllar önce kırmızı sulusunu da görmüştük. Ve soruluyor ‘’ bu kara su neyin nesidir?’’

Evvel zaman içinde ben ve yedi kardeşim çocuk veya genç iken, babam sulu pamuk tarımı yapar iken tarlanın kenarlarına geleneksel mısır tohumu ekerdi. Mısır bitkisinin gövde alt yapraklarından ikisi kurumaya yüz tuttuğunda mısır danelerinin yuvalandığı mısır koçanını sarmalayan yeşil ince kabukları soyarak mısır danelerinden bir tanesini baş parmağı ve işaret parmağı arasına alıp sıkınca mısır danesinin içinden koyu süt fışkırırdı. Biz çocuklarına da haydi artık toplayın derdi. Topladıklarımızı eve getirir komşularımızla paylaştıktan sonra közde pişirir yerdik. Biraz sertlerini ise kaynatıp dişleyerek yerdik. Kaynattığımız suda mısırın sarı rengi oluşurdu.

Şimdi ne oldu? Çocuklarımıza şekerlemeleri yedirmemeye çalışırken süt mısırda da en şekerlisini tüketicilerin istediğini tohum firmaları bildiriyor! Biz tüketiciler olarak neyi istersek, üretici, tohumcularda onu koyuyor önümüze! Alıştırılmış çocuklar gibi yediklerimizdeki tatta şeker arar olduk, şekeri lezzet sandık. Lezzet, neye alıştı isek odur. Çayı eskiden şekerli içerdim. Çünkü öyle öğretilmişti. Çayda şekeri lezzet sanırdım. Şimdi ise önüme gelen şekerli çayı bilmeden yudumlayınca çayın lezzetini alamıyorum. Önümüze gelen geleneksel süt mısırında şeker yok diye beğenmeyince önümüze şimdi tatlı, süper tatlı cinslerini koydular.

Çoban Sülomuz çiftçi babası olarak görülse de Çukurova, Ege Çiftçisi pamuk tarımında en yüksek fiyatı 1973 Ecevit hükümeti devrinde gördü. Hükümetin verdiği taban fiyatın yüksek olması sebebi ile çiftçiler tüccar yerine Çukobirlik, Antalyabirlik, Tarişbirlik’e satmaya kalkışınca bu kurumların önünde uzun kuyruklar oluştuğunu ve en az bir hafta traktörlerin arkasına bağlı pamuk yüklü romorkörlerinin üstünde yattıklarını, yattığımızı hatırlarız. Ama ne tatlı bir yatış ve malını değerinde satışın verdiği zevk! O yıl Çukurova çiftçisi Sapmaz ailesinin oğlu ile evlenmeye geldiği söylenen süper star Ajda Pekkan’ın sesini pamuğun beyaz altın ışıltısında dinledi. Sapmaz ailesi mi kim? Dede Sabancı’nın çok ama çok eski ortakları olup çeyrek asırlık küslükleri devam ediyor mu bilmiyorum.

Çukurova ağaları, beylerin çocukları şimdi tutma, o zaman ki tutmalar ise yakın zamanın tefecisi, tefecilerin çocukları ise şimdi büyük tarla sahibi oldu. Bunu pamuktaki zoraki terk ettirme politikaları yaptı.

Çukurova ve Ege, Antalya bölgemizin pamuk üreticilerinde oluşan ‘’Ecevitçi’’ dalgalanması CHP’ye erken seçim istetmişti. Ama CHP’yi iktidar yapamamış koalisyon dönemi başlamıştı.

1980, 12 Eylül harekatından sonra Türkiye pamuk üretiminde taban fiyat yükselterek icra ettiği politikaları terk ederken sulu tarım yapanlara dane mısır tarımı yaptırmaya başladılar. 1980 yılına kadar pamuk ihraç eden Türkiye pamuk ithal eden, mısırı hem üreten ve ithal eden ülke haline getirildi. Pamukta tohumunu çiftçi hemen hemen kendi ürününden veya çırçır fabrikalarının ayırdığı, seçtiği tohumdan elde ederdi.

1980’den önce mısırın hemen hemen olmadığı, ülke hayvan sayısının bundan daha çok olduğu halde hayvan varlığı ve yem de yeterli idik!

İşte Türkiye 1980’den sonra mısır tarımına hibrit ithal tohumla başladı. Hayvan yemi üretiminde kullanılan dane mısırın koçanları ilk zamanlar geleneksel mısır tohumlarındaki gibi sarı idi ve süt kıvamındaki mısırı kaynatınca tencerede sarı su oluşurdu. Sonraları mısır koçanlarının – tohumun cinsinden dolayı – kırmızılısının da üretildiğini görür olmuştuk. Kaynatılınca tencerede kırmızı su oluşuyor olunca ben süt mısırını yemez olmuştum!

Fikir Sahibi Damaklar Grubu üyesi Sayın Arslanoğlu FSD’ye gönderdiği iletide ‘’yaz sonu olmasına rağmen mısır bulunuyor, haşlanınca suyu kara çıkıyor.’’ demesi ile grubun lideri Defne Hanım ‘’Ama şehirli halimle ahkam kesmeyeyim, Çapar bey'den destek rica edelim... Ne diyorsunuz Çapar bey, pazardaki mısırla silajlık mısır bağlantılı ürünler mi?’’ diye soruyor. Biz köylüye, çiftçiye soruyor. Dane mısırı, süt mısırı, sılaj mısırı biz üretiyor olsak da tohumunu biz üretmiyor ve satın alıyoruz.

Biz de tohumcuya sorduk: Geleneksel süt mısırı tohumu ile dane mısır tohumu aynı idi. Kaynatınca sarı su oluşurdu. Daha sonra hibrit dane mısırını süt kıvamında koparıp kaynattığımızda da sarı su oluşurdu. Daha sonra icat dilen hibrit cinslerden elde edilen süt kıvamındaki mısırı kaynatınca kırmızı su görmeye başladık. Bunun mısır sokumu (koçan)ında da görünce sokumdaki kırmızılığın suya geçtiğini bildik. Şimdi de ise kaynatılan mısırlarda oluşan ‘’kara su‘’neyin nesidir? El-cevap: Tüketiciler kara sulu mısır istediler biz de tohumunu ürettik.

Aslında şehirliler okumuş yazmış, mürekkep yalamışlar. Şehirler medeniyetin, köyler, köylüler kültürün kurucuları, koruyucuları, geliştiricileridir. Şehirli tüketim ordusu bir yerde tohumcunun, köylünün son yüzyılda ne üreteceğinin bilinçli, bilinçsiz belirleyicisi oldular. Soğanı çiğ tüketmeyi, çiğ sütü kaynatarak içmeyi, yoğurt yapmayı unuttular, unutturdular. Artık eskiyi arayış başladı. Geleneksel tohumun, gıdanın saklanmasında, korunmasında biz köylüleri, üreticileri kendi kültürlerine geri döndürmeye çalışıyorlar. Tüm dünyada ülkemizde de bunu yapan ve yapmaya çalışan sivil toplum kuruluşlarının, bilinçli tüketicilerin köylümüz ile bu yönde ortak çalışmaları olduğu görülüyor. GDO’lu ürünlerde şehirli tüketiciler direniyor, direniş sürüyor. Tüketiciler neyi üretmemizi isterler ise onun tohumunu firmalar önümüze koyacak. Suda haşlanan mısırdaki kara suyu isteyen tüketiciler, tohumunu icat eden firmalar, üreten ise çiftçiler!

Şeker pancarını da kaynatınca tencerede kara su oluşur.

Şeker pancarından şeker üretimi ‘’pahalı‘’ diye dayatılıp terk ettirilmeye çalışılır iken şeker pancarı dekara tohum gideri neredeyse bir hiçti.Mısır tohumu gideri dekara 22 TL’dir. 1 kg dane mısır 60 kuruş, tohumunun kilo fiyatı yok! Bunu biliyor musunuz? Adet fiyatı var. 50 bin adedi 150 TL’dir. Sanki altın…

Büyükbaş besi hayvanı 4 kg yonca ve 5 kg pancar ile beslendiğinde maliyet 2,1 TL. Diğer taraftan, 2 kg yonca, 8 kg dane mısır ezmesi ve 2 kg yonca ile beslendiğinde maliyet 6,4 TL olur ve maliyet farkı 4,3 TL pancar lehinedir. Canlı ağırlık verimi aynı da olsa pancar ile beslemeyi hiç düşündürtmediler. Şeker üretiminde pancardan vaz geçiliyor olsa da pancarın bizatihi kendisini besi hayvancılığında kullanmadık. Pancardan şeker elde ederken melası yem fabrikasına, sadece artık küspesi hayvancılık işletmelerine gönderiliyor(du). Pancarın kendisi de aynı zamanda hayvanlar tarafından direkt tüketilebilen bir ürün oluşu ve yukarıdaki hesaplamalarımın ana fikrinde yanlışlığım var ise hayvan besleme uzmanları olan zooteknoloji uzmanları lütfen yazımı düzeltsinler. Pancarın geçen yılki kilo fiyatının 100 kuruş olduğunu da bilelim.

Tohumcular sanki çiftçinin ürün hasılasına göre vergi alıyorlar gibi mi? ‘’Gibi’’ si fazla mı? Buğdayın kilosu 60-70 kuruş tohumunun kilo satış fiyatı sertifikalı istemezseniz aynı, sertifikalı isterseniz hemen hemen aynısına yakın ve 90-100 kuruş aralığında tohumda hibrit bilgisinin çiftçilerimize öğretilmeyişi, hibrit tohum üreticisi firma sayısı çok olsa da fiyatlarda birbirini gözetip tekelleşmeyi oluşturuyor.

Hibrit sarı koçanlı, kırmızı  koçanlı mısıra   geçişi uluslar arası zorlama politikalar belirledi. Hibrit mısır tohumunu çiftçilere değil firmalara öğrettiler. Meyve ağaçlarınının her türlüsünde aşılamayı babasından, dedesinden öğrenen ve öğrendiklerini nesilden nesile aktaranlar niçin hibrit tohum yetiştirmeyi öğrenemesin? Çiftçi hibrit tohumdan alınan ürüne kendi tohumculuk literatüründe ‘’kısır’’ tohum adını koymuş. Bir çok çiftçi hibrit tohumdan elde ettiği kısır tohumu sılajlık ihtiyacında kullanmak için ekiyor. Her iki gövdeden veya üç gövdeden bir mısır koçanı elde ederken dalı ve gövdesi ile yeşilliğini biçip sılajlayp hayvanlarına yediriyor. Dane verimi düşük de olsa tohumcuların koyduğu vergi gibi lisanslamadan kurtuluyor. Bazen de kısır mısır tohumla ürettiği mısırları süt mısırı olarak sattığı da olur iken yine gövdeyi, dalını yaprağını sılaj makinesinde parçalayıp stoklayıp hayvanlarına yediriyor.

Haşlamalık, közlük mısırın kaynatılmasında ortaya çıkan ‘’karasuyu’’ ise tüketiciler istedi, belirledi ve tohum firmaları önüne koydu. Sılajlık mısırdaki ‘’kara suyu’’ şeker oranının yüksekliğinin ‘’gerektiğini ‘’zeoteknistler belirledi. ‘’

Pancar üretenler bazen pancardan birkaç tane alıp yemelik için kaynattıklarında tencerede ‘’bir kara su’’ oluştuğunu görürler. Pancarda şeker oranı yüksek olduğundan kaynatma esnasında karbonhidratın şekere dönüşümünde bu kara su ortaya çıkar.

Süt mısır denilen kaynatmalık, közlük mısırın mevsimi Haziran ayı olduğu bilinir. Haziran ayında hasat edilmesinin sebebi çiftçinin o süt mısırından sonra tarlasına ikinci mahsül ekebilmesi içindir. Haziran ayında hasat edilen süt mısırının iki cinsinden biri tatlı mısır, ikincisi ise süper tatlı mısır. Yani şeker oranı ikisinininde yemlik dane mısıra oranla çok daha yüksek. Şeker oranı yüksek olan bir mısır çeşidi de hayvanlar için üretilen sılajlık mısır çeşitlerinin tamamıdır. Bunlarda bir özellik de mısır bitkisinin boyunun, bosunun çok uzun gövdesinin kalın olmasıdır. Çünkü dallarlı, yapraklarının bol olmasını hayvancılıktaki beslenme ekonomisi istiyor.

Eti ve sütü için beslenen hayvan yemlerinde kullanılan mısırdaki şeker oranının yükseltilmesi ile hayvanlar  oboziteleşiyor. Sıkış,tıkış, sadece kesif yem ve saman ile beslenen hayvanların kesimine nezaret ettiğinizde 600 kg canlı ağırlık gelen bir hayvanda 40-50 kg iç yağı görebileceksiniz ve bu yağ kesimde üretici yararına karkas fiyatına yansıtılmasa da o yağı üreten yemin parası üreticinin cebinden çıkıyor. Evvelki yıl haziran ayında saman işçiliği için nakite ihtiyacımdan çiftliğin  efendilerinden birini istemiyerek de olsa ki erkek evlat gibi  duygusal bağ da oluştuğundan kesime götürdüğümde kesen kasap daha karnını açarken hayretle hiç iç yağı olmadığını söylemişti

Dünya ve Türkiye obizeteye karşı mücadelede eylem planı gereğince okul kantinlerinde şekerli içecekler, yiyecekler konulmasını yasaklar iken insan beslenmesi için üretilen küçükbaş, büyükbaş, kanatlı hayvanların oboziteliğine dikkat etmiyor. Hayvnlarda diğer hastalıklar ne kadar önemli ise şeker hastalığı, fazla şeker tüketimi de önemli.. Büyükbaş, küçük baş hayvanlarda bilinmeyen hastalıkların türeyişi çoğaldığını görüyoruz. Bunlar beslenme ile mi ilgili yoksa?

Geçen bayramda Manisa’nın Salihli ilçesinin tarım arazilerini bir boydan bir boya gezdim. Her tarafı havadar olsa da sağında, solunda arkasında üzüm bağları olan ahırlar ve önünde çıkış için konulmuş asfalt yolun karşısı da üzüm bağları! Hayvanların ahır içinden başka dolaşacakları bir alan yok. Aracımdan inip de konuştuğum ahır sahipleri, hayvan bakıcıları sıfır faizli krediler ile kurduklarını söylüyorlar.

Tüketiciler ister ise konfeksiyoncular pantolunu tek ayaklıda üretirler. Şeker oranı az geleneksel mısır tohumlarından üretilen süt mısırların tadı yok dedik, tatlısını, süper tatlısını üretip önümüze koydular. Süt mısırın şeker oranı yüksek olunca kaynattığımızda şekerin karbonhidrata çevriminde suyun kararıyor olmasına şaşırdık ve sorgulamaya başladık.

Sılajlık mısırlarında da şeker oranı yüksek. Şimdi de sılaj mısırda mısır danelerinin süt kıvamına geldiği, sılaj olarak da hasadının yapıldığı yapılacağı bir mevsimdeyiz. Sılaj üreticilerinden bazıları mısırın sokumunu süt mısır gibi satıyor, parçaladığı yapraklarını, gövdesini de ya ineklerine yediriyor, ya da sılajlık daneli mısır imiş  gibi satışa sunuyor. Yeni yatırımcılar ‘’içinde dane var, yok’’bilmeden ya daneli ya danesiz fiyatına alıyor. Satanın esnaf ahlakına kalmış! Tecübeli hayvan sahipleri ise sılajın fiyatını sormadan daneli mi danesiz mi olduğunu öğrenmek istiyor.

Bu mevsimde süt mısır sılajlık mısırdan, ‘’zannettiğimiz mevsiminde’’ ise tatlı, süper tatlı tohum çeşidinden üretiliyor ve ikisini de biraz fazla kaynattığınızda kara su oluşuyor. Şeker oranı yüksek bitkiler dalından koparıldıktan sonra içindeki şeker nişastaya dönüşür iken kararma meydana geliyor. Tarla içi nakliye ve dolumda, şehirler arası nakliye de istifleme ve geçen sürede azalan ve artan oran şekerin nişastaya dönüşümünde kararma (birazcık yanma) meydana geliyor. Közde pişirince göremiyor, kaynatınca tenceredeki suda görebiliyorsunuz.

Ne dersiniz. Hangi süt mısırı yenilebilir?

Süt mısır yiyeceksek tatlı, süper tatlı, hayvanların sılajlığından kopartılmış süt mısırını mı közde pişirip veya kaynatıp yemek istersiniz, yoksa geleneksel süt mısır tohumundan üretileni mi yemek istersiniz? Tüketiciler geleneksel süt mısırının tadını beğenmediler şekere alıştırılmış çocuklar gibi şekerlisini istediler. Bunu sadece biz değil, tatlı, süper tatlı adı konulan süt hibrit mısır tohumu üreticileri de söylüyor!

Yaşlılar hatıralarını anlatmayı pek severler. Babam anlatacaklarına başlarken ‘’ oğlum, biz ellilerden beri neler gördük neler ‘’ der. Tüketiciler ister ise tohum tekelleri mısır danesinden kırmızı su, kara su , şapka bir yana, deve bile çıkaracaklarını göreceğiz desem de dünyada ve ülkemizde bilinçli bir tüketici grupları, kitlesi oluşuyor. Oluşanların zihnine, oluşturanların emeğine sağlık. Fikir Sahibi Damaklar lüfere, denizlerdeki balığımıza sahip çıkarak balık avına kısıtlama getirti, gıdalardaki etiketlerin okunabilmesine, Kastamonu’daki bir çeşit yerel buğday tohumuna sahip çıktı. GDO’lu bazı tahıl ürünlerinin ithal başvurusunu yapanların başvurusunun geri çekilmesi konusunda Greenpeace’in yaptığı kampanyalar başarılı oldu. 

Sadece süt mısırının oluşturduğu karasu, tatlı, süper tatlı tohum sorgulaması değil tüm önümüze konulan yiyeceklerin kendilerini, tohumlarını, nasıl üretildiklerini sorgulamaya devam edeceğiz. Endüstriyel üretim ve tüketim tarzında ‘’öğrenilmiş çaresizlik’’ sendromundan çıkacağımızı umuyorum.



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Çiğ Süt Üreticileri Tüketicileri Grubu ve bir çok internet sitesi)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>