YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







DUYARLI YURTTAŞ

Müzeler Günü Kutlu Olsun!..
Yazar: MEHMET ALİ SULUTAŞ | Tarih: 25/05/2012 | Saat: 23:49

Değerli müze dostları,  

 

Bu yıl Müzeler Günü kutlamalarına Silifke’de katıldım. Aşağıda sunduğum bilgiler konuyu açıklar nitelikte olduğu için fazla söz etmeyeceğim. Yine de belirtmek isterim ki, Silifke’ye gelenlerin Silifke Müzesi’ni de ziyaret etmelidirler. Bu ziyaret, Müze Müdürü’nü ve çalışanları mutlu etmekle kalmayacak, aynı zamanda dağarcığınıza yeni bilgiler eklenecektir.

 

Silifke, sadece müzik ve yiyecek-içecek yöresi değil aynı zamanda tarihî zenginlik diyarıdır da!.. Kıvançla belirtir, sevgiler sunarım… mas / Silifke, 19 Mayıs 2012

-------------------------

T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’ nin 17.5.12 tarihli Bakan Ertuğrul Günay’ın “18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü” mesajı:

            Tarihin en erken dönemlerinden bugüne kadar Anadolu’ da yeşermiş çok sayıdaki uygarlığın eşsiz ayak izlerine rastlayabileceğimiz müzelerimiz dünyadaki diğer tüm müzeleri kıskandıracak bir zenginliğe sahiptir. Ülkemizde müzecilik Bakanlığımızın son yıllardaki yoğun gayretleriyle çok ilerilere taşınmış; örnek gösterilecek müzelerin sayısı günden güne artmaya başlamıştır. Müzelerimiz artık dünyadaki örnekleriyle olduğu kadar kendileriyle de yarışır hale gelmiştir. Dünyanın en büyük ve müzecilik teknikleri açısından en modern müzelerinden birisi olan Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi Türkiye’ deki yeni müzecilik anlayışının yansıtılması açısından bir gurur kaynağıdır.

            Özellikle de Müze kart uygulamasının da hayata geçirilmesinin ardından 2011 yılında müze ve ören yerlerine giden ziyaretçi sayısı 3,8 kat artarak 28.462.893’ e ; elde edilen gelir ise 9,7 kat artarak 254 milyon TL’ ye yükseltilmiştir. Ülkemizde son yıllarda tarihe, sanat ve kültüre yönelik olarak artan ilginin en açık göstergesi olan bu rakamlar Müzeler Günü’nde Türkiye’nin bir başka sevinç vesilesidir.

            Dünya kültür mirasının korunması ve müzeciliğin tanıtılması amacıyla her yıl uluslararası düzeyde kutlanan “Müzeler Günü” vesilesiyle ülkemizin sahip olduğu kültürel değerlerine, dönem ve uygarlık ayrımı yapmaksızın sahip çıkan ve Türkiye’deki müzeciliğin bugünlere gelmesinde emeği geçen herkesi içtenlikle kutluyor, saygılarımı sunuyorum.

------------------------

Sayın…

            Dünya kültür mirasının korunması ve Müzeciliğin tanıtılması amacıyla UNESCO tarafından tüm dünyada 18 Mayıs günü “ Müzeler Günü ” olarak kutlanmaktadır. Ülkemizde  aynı amaçla 1982 yılından itibaren  18-24 Mayıs tarihleri arasında 1 hafta süre ile kutlanırken 2011 yılından itibaren tüm dünya ülkeleriyle birlikte eşzamanlı olarak 18 Mayıs gününün “Müzeler Günü” olarak ülkemizde de kutlanması uygun görülmüştür.

            Türkiye’de ilk müzenin kuruluşu, 1846 yılında eski eserlerin depo edilmesiyle başlar. Batılıların Anadolu’da kazılar yaptıkları, buldukları eski eserleri yağma ettikleri bir dönemdir bu… Çeşitli kültür varlıklarımızın yurt dışına kaçırılmasını önleyecek bir kanun, kaçakçıları kontrol edecek bir örgüt yoktur. Osmanlı İmparatorluğu siyasi ve ekonomik yönden çöküntü halindedir. Müzecilik ve eski eser konusuna ilgi duyan aydın çok azdır. Ancak 1881 yılında Osman Hamdi Bey’ in çabalarıyla bir müze kurulmuştur. Müzecilik Cumhuriyet dönemine kadar birkaç kişinin gayretiyle yürütülür. 1930’da Atatürk’ün emriyle kurulan Türk Tarih Kurumu Türkiye’de tarih, arkeoloji ve müzeciliğin hızla gelişmesini sağlamıştır.

            Çağdaş toplumdaki teknolojik gelişmeler toplumda büyük değişiklikler meydana getirmektedir. İnsanların boş vakitleri çoğalmakta, yalnızlıkları artmakta, değer ölçüleri değişmekte ve geleneksel kültür ile oluş halindeki yeni kültür arasındaki bağ kopmaktadır.

            Oysa toplum gelişmesini gösteren kanıtları toplayan bir eğitim kurumu olarak müzelerde görülenler, toplumlarda harcanan emeklerin bugüne kadar aralıksız nasıl geldiğini anlamamıza, günlük hayatımız ve sanatlarımızla diğer topraklarda yaşayanların tarihleri arasında ilgi  kurmamıza yardım eder.

Bugünün müzeleri tarihin deposu olmaktan çıkmışlardır. Bugün artık müzeler belge toplamak, bunların ne olduğunu meydana çıkarmak, korumak ve hoş bir şekilde sermekle yetinmiyorlar…Merakı ve aklı etkileyici bir ödev görmektedirler.. büyük halk yığınlarına sergiledikleri eserlerin anlam ve değerini de öğretmektedirler. Dolayısıyla Müzeciler de eşya ile çalışmalarına rağmen insanlar için çalışmaktadırlar.

            Bize somut eşya göstermekle, Müzeler olayların önemini anlamamıza ve onları doğrudan doğruya duyularımızla kavramamıza yardımcı olurlar. Müzeler, hiçbir şeye karşı merak duymayan kimselere yeni ufuklar açabilir ve eşyaya bakmasını bilmeyenlerin duyarlık kazanmalarını ve eşya arasındaki farkları görmelerini sağlayabilir.

            Zamanımızda, bizdeki insanlık değerlerini yok etmeye yönelen sayısız etkiler vardır; Müze, bilgiyi, değerliliği, gerçeği ve güzelliği hor görür gibi davrananlara, bu değerlerin seviyesini aşılamanın ve bu sevginin doğmasını sağlamanın tesirli fakat ender yollarından belki de biridir. Aynı zamanda hem zekaya hem hislere hitap ederler ve sadece bakışlara tesir etmekle kalmayıp, zekayı da zenginleştiren iyi bir gözlem şeklinin yayılmasını isteklendirirler.

Modern dünyada yerine getirmeleri gereken önemli bir göreve sahiptirler. Müzelerdeki sergiler insanların, ne kadar önce yaşamış veya bizden ne derece değişik bir hayat sürmüş olurlarsa olsunlar, medeni ilerlemelerini kavramamıza ve böylelikle kendilerine karşı saygı duymamıza yardım ederler. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Genel Konferansı 17 Ekim-21 Kasım l972 tarihleri arasında Paris'te toplanan onyedinci oturumunda kabul edilmiş bulunan ülkemizin de taraf olduğu dünya kültürel ve doğal mirasın korunması sözleşmesinin kabul edilişinin 40.yıldönümü bu yıl aynı zamanda..

Sözleşmenin 4.maddesine göre  “Bu Sözleşmeye taraf olan devletlerden her biri  topraklarında bulunan kültürel ve doğal mirasın saptanması, korunması, muhafazası, teşhiri ve gelecek kuşaklara iletilmesinin sağlanması görevinin öncelikle kendisine ait olduğunu kabul eder. Bunun için kaynaklarını sonuna kadar kullanarak ve uygun olduğunda özellikle mali, sanatsal, bilimsel ve teknik alanlarda her türlü uluslararası yardım ve işbirliği sağlayarak elinden geleni yapacaktır.”

                Arkeolog Sayın Otsukarcı Özgan,  adını “geçmişe övgü” koyduğu bir fotoğraf gösterisi hazırladı bugün için... Fotoğraf gösterisi çoğunlukla ülkemizdeki tarihi mekanlar ve arkeolojik eserlerden oluşuyor… 48 fotoğraf var.

           Otsukarcı ÖZGAN “bu kadar güzel eserleri başaran geçmişteki insanlar övgüyü hakediyor”  diyor bu sunumla…sunumda sadece fotoğraflar konuşuyor “bir fotoğraf bin sözcükten daha fazla şey anlatır” dercesine!

            Halkımızın çok azının müzelerde  çoğunun tv’ lardan gördükleri  arkeolojik ve tarihi değerlerimizi bu gösteri aracılığı ile insanlarımıza tanıtma hedeflenmiş…amaç eserlerimizi tanıtırken koruma ve sahip çıkma bilincinin oluşturulması! Antik dünyanın da gözde eğlencesi Tiyatro… Antik tiyatroda oyunlar, günün ağarması ile, kalabalık bir seyirci önünde başlardı. Tiyatro devlet eğitiminin bir parçası olduğu için, halkın tiyatroları doldurmasına özen ve çaba gösterilirdi. Bu çabaya örnek olarak, tiyatroya giriş ücretini ödemeye gücü yetmeyenlerden para alınmamasını gösterebiliriz. Bundan başka, festival süresince, şehir bir bayram havasına bürünür, mahkemeler tatil edilir, cezaevindeki hükümlülere izin verilirdi.

----------------

Duvarsız Sanat Tiyatrosu oyuncuları Sayın Ahmet Gedik, Uğur Tezcan ve Yaşar Beslantı’ nin oynadıkları ‘Antik Tiyatrodan Tiradlar’ bizi Antik Dünyaya götürecek..

----------------------

‘Kadrajda Kültürel ve Arkeolojik Değerlerimiz’ konulu fotoğraf sergisi ile fotoğraf sanatının kültürel değerlerimizde yansıması izlenecek… İlgi ve beğenilerinize sunuyoruz..Saygılarımla..

 

İlhame ÖZTÜRK

Müze Müdürü

---------------------

 

18 MAYIS ULUSLARARASI MÜZELER GÜNÜ

            Müze sözcüğü (mouseion) antik Yunancadan; Eski Atina’da Mousalar tapınağına atfen, İskenderiye’de II. Ptolemaios Philadelphos’un kurduğu kütüphane (İskenderiye Kütüphanesi ) ve sanat koleksiyonuna verilen addan geliyor. Anlamı Mousalar Tapınağı, Mousalara adanmış yer.  Zeus ve Mnemosyne’in kızları olan Mousalar müzik, şiir ve bilimden anlıyor, Yunan mitolojisinde ilham perileri olarak biliniyorlar… Müze sözcüğünün Türkçede en erken görüldüğü tarih 1860’lar. (Türkçeye Fransızcada kullanıldığı gibi -musée- olarak aktarılmış.)

Müze, tarih öncesi ve tarih devirlerine ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili yer üstünde, yer altındaki ve su altındaki tüm taşınır ve taşınmaz belgeler olarak nitelenen kültür varlıklarını saptayan, bilimsel metotlarla açığa çıkaran, inceleyen ve akademik düzeyde değerlendiren, bir laboratuar gibi dikkatli ve hassas çalışan, kültür varlıklarını koruyan, tanıtan, sürekli ve geçici olarak sergileyen, çalışmaların bilimsel sonuçlarını yayınlayan, halkımızın kültür ve tabiat varlıkları konusundaki ilgisini ve sanat zevkini yükselten, çok hızlı bir şekilde gelişen teknoloji karşısında kaybolmaya yüz tutan geleneksel kültürümüzü yabancı kültür şoklarından korumada ve dünya görüşünü geliştirmede her yaştan insana ömür boyu etken ve yardımcı olan, faaliyeti sürekli bir kültür, bilim ve eğitim kurumudur.

            Damat Rodosîzade Ahmet Fethi Paşa, Osmanlı döneminde müzeciliğin temelini atan kişi olarak kabul ediliyor. Fethi Paşa eski eserlere duyduğu merak ve sevgi ile tanınan bir devlet adamıydı. Tophane-i Amire Müşiri iken, “Harbiye Ambarı” diye anılan Aya İrini Kilisesi’ nde toplanan obje ve arkeolojik eserleri, “Mecma-i Esliha-i Atika” ve “Mecma-i Asarı-ı Atika” altında sergiledi ( 1846 ). Bunlardan ilki daha sonra Askeri Müze, ikincisi Müze-i Hümayun haline gelecekti. Eski yeniçeri kıyafetlerini sergilemek için Avusturya’ da cansız mankenler yaptıran kişi de Fethi Paşa’ ydı.

            O sıralar Maarif Nazırı olan Safvet Paşa’ nın eski eserlere verdiği önem onun padişahlık makamına yazdığı 1869 tarihli resmi yazıda saptanmaktadır. Bu belgede, Avrupa müzelerinin nadide eserlerle süslüyken, ülkede bir müzenin kurulmamış olmasının doğru olmadığı belirtilmekte ve özellikle yabancıların yaptıkları kazılarla ilgili olarak yasal önlemlerin alınması zorunluluğundan söz edilmektedir. Eski eser korumacılığı ile ilgili ilk yasal düzenleme ise Dethier’ in müze müdürlüğünü üstlendiği dönemde olup; Asar-ı Atika Nizamnamesidir. Osman Hamdi Bey zamanında   1884’ te yayımlanan  yeni  Asar-ı Atika Nizamnamesi , sağladığı yeterlilikle cumhuriyet yasaları içinde de yer alır ve 1973 yılında çıkartılan 1710 sayılı Eski Eserler Kanunu’ nun yürürlüğe girmesine dek geçerliliğini korur. Günümüzün 2863 sayılı “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu” nun da temeli yine aynı nizamnamedir.

            Dünya kültür mirasının korunması ve müzeciliğin tanıtılması amacıyla unesco tarafından tüm dünyada 18 mayıs günü “müzeler günü” olarak kutlanmaktadır. Bu nedenle günün anlamına uygun etkinlikler 18 Mayıs Cuma saat 16’da Silifke Müzesi’nde gerçekleştirilecektir.

Halkımızın beğenisini çekecek, müze kavramını daha iyi tanıtıcı, koruma bilincini artırıcı nitelikte özellikle görsel faaliyetler hazırlanmıştır.

            Arkeolog otsukarcı Özgan,  adını “Geçmişe Övgü” koyduğu bir fotoğraf gösterisi hazırlamıştır. Fotoğraf gösterisi çoğunlukla ülkemizdeki tarihî mekânlar ve arkeolojik eserlerden oluşması nedeniyle bu isim verildi. 48 fotoğraf var.

           Otsukarcı Ögan “bu kadar güzel eserleri başaran geçmişteki insanlar övgüyü hakediyor”  diyor bu sunumla…sunumda sadece fotoğraflar konuşuyor “bir fotoğraf bin sözcükten daha fazla şey anlatır” deyişini doğrularcasına! Halkımızın çok azının müzelerde  çoğunun televizyonlardan gördükleri  arkeolojik ve tarihi değerlerimizi bu gösteri aracılığı ile insanlarımıza tanıtma hedeflenmiş…amaç eserlerimizi tanıtırken koruma ve sahip çıkma bilincinin oluşturulması! İstanbul Arkeoloji Müzesinden, Yerebatan Sarnıcı, Antalya Müzesinden, Silifke Ayatekla gibi yerleşimlerin görüntüleri…

            Duvarsız Sanat Tiyatrosu oyuncuları Ahmet Gedik, Uğur Tezcan ve Yaşar Beslenti’nin oynadıkları ‘Antik  Tiyatro’dan Tiradlar’ oyunu ile Antik Dünyadan bir kesit sunacaklar…Tiyatro,  Antik Dünyanın da gözde eğlencesidir...

            ‘Kadrajda Kültürel ve Arkeolojik Değerlerimiz’ konulu fotoğraf sergisi ile fotoğraf sanatının kültürel değerlerimizde yansıması izlenecek… Etkinliklere tüm halkımız davetlidir…



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>