YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HAMİT ARSLAN

BİR AVUÇ TOPRAK
Yazar: HAMİT ARSLAN | Tarih: 03/09/2011 | Saat: 23:36

Bugün 1 Eylül dünya barış günü.  Yıllardır dünya barış günü kutlanmasına rağmen dünyadaki huzursuzluk, terör ve savaşlar artan bir ivme ile devam etmiştir ve de etmektedir. O zaman insanın aklına “acaba böyle bir gün kutlaması bir yutturmaca mıdır? sorusu geliyor. İnsanı bu kuşkuya iten neden şöyle yuvarlak küreye baktığımızda dünyadaki tüm olumsuzlukların başta ABD olmak üzere batılı gelişmiş ülkelerin dışında olduğu görülmektedir. Bu sorunların çözüm ve önerilerinin de yine kendileri tarafından yuvarlak masa etrafında yapılan toplantılarla gündeme getirildiği ve kendi istekleri doğrultusunda çözdüklerini görüyoruz.

“Bir problemin nedenini anlamak için sonucuna bakmak gerekir.” Bu veciz söz tam da günümüz uluslar arası kirli siyaset ve diplomasisini gayet net bir biçimde açıklamaktadır. Yani kısacası yapay olarak  ortaya çıkarılan problemler çözüldükten sonra hangi ülke ya da kimlerin çıkarları neler olmuştur? Bu soru rasyonel biçimde yanıtlandığında nedenler zaten kendiliğinden ben buradayım demektedir.

Yıllardan beri açlığın pençesindeki Afrika, son dönemlerde Kuzey Afrika, Orta Doğu, Afganistan, Pakistan, Balkanlar ve Türkiye hep irili ufaklı savaşlar, iç çatışmalar dış müdahaleler ile tüm maddi ve manevi değerlerini bu uğurda harcamışlar, harcamaya da devam etmektedirler. Düne kadar Afrika batı için bakir doğal kaynakların kıtasıydı daha sonra da adı kara kıta olarak değiştirildi. Bu karalıktan fakirlik, açlık, yoksulluk, kendi kendini yönetememe vb. anlamları çıkarabilirisiniz. Açlık bittiğinde ise önceleri kabile savaşları olarak fitiller ateşlendi kasalarını dolarlarla doldurduktan sonra da  şimdi de işi daha da resmileştirerek NATO  saldırıları ile sürdürmektedirler.

Kuzey Afrika şeridindeki ülkelerin yöneticilerine baktığımızda bunların hepsi zamanında ABD desteği ile yönetimlere gelmiş ve bu güne kadar da bir dediğini iki etmemişlerdir. Ancak bugün bu insanların miyatları dolduğu için hepsine birer diktatör kıyafeti giydirilmiş ve hepsi dış desteklerle birer birer devrilmişlerdir. Yerlerine gelen yönetimlere baktığınızda sanki yeni diktatörler yaratılıyormuş gibi geliyor.

Çok uzaklara gitmeye gerek yok Saddam örneği daha dün gibi hepimizin belleklerinde. 1990 yılında Kuveyt’ i işgal ettiren ABD, Saddam Hüseyin’ i Kuveyt’ten  çıkarmak için Suudi Arabistan ve Kuveyt’i 53 ve 54 cü eyaleti haline getirdi. Daha sonra da Irak’ ta benzer senaryoyu uygulamak için nükleer silahları bahane etti. Birleşmiş Milletlere bile düzmece raporlar hazırlattı. Saddam devrildi, Irak baştan aşağı ABD’ nin 55 ci eyaleti olarak revize edildi.  Ancak tek bir nükleer silah bile bulunamadı. Peki sonuç? Bu sorunun yanıtı için Irak’ taki ABD ve batılı firmaların cirolarına bakmak yeterlidir. Bana göre işin en acı tarafı da ülkelerini iyi ya da kötü yıllarca yöneten insanları elleri kolları bağlı olarak demir kafesler içinde yargılanıp, sözde kurdukları ve anayasalarını kendilerinin  hazırladığı sistem kararlarına göre ve yine kendi ülkesinin insanları tarafından idam ettirilmesidir. Aslında batı bu yaptığı bu uygulamalarla işbaşına getirdiği yönetimlere de ince bir uyarı vermektedir “Çizdiğimiz rotadan çıkmayın, çıktığınızda tüm güç ve halkınız bile yanınızda, arkanızda nerenizde olursa olsun sonunuz diğerleri gibi olur. Kaddafi’ nin deve ve çadırları ile İtalya ve Fransa’ da ağırlandığı seramoniler hala hepimizin belleklerinde. Peki, Libya’ ya ilk saldıran ülke hangisiydi?

 Ben her 1 Eylül geldiğinde bu amaçla yapılan kutlama, konferans vb. aktivitelerin hiç birine inanmıyorum. Eğer gerçek barış istiyorsak doğaya bakalım yeter. Ormanlarda yan yana birlerce ağaç görürsünüz, hiç birinin dalı ya da yaprağı bir diğerinin sınırını ihlal etmemiştir. Bu evrende dünyaya gelen her canlıyı besleyecek ve onları mutlu edebilecek miktarda kaynak vardır. Ancak biz insanların diğer canlılardan tek farkımız kanaatkar değiliz, aç gözlüyüz. Önce elimizdeki mevcut nimetlerimize şükretmeyi bilmemiz gerekir. Yoksa kimsenin gözü mal ile doymaz. O doymayan gözleri ancak bir avuç toprak doyurur.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (2) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>