YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







BARIŞIN YOLU
Yazar: MAHMUT TEBERİK | Tarih: 28/08/2011 | Saat: 15:00

1789’da ortaya atılan ulus devlet kavramıyla bütün Avrupa’da etnik ve dile dayalı devletler oluşmuştu. Ancak 1914 yılına gelindiğinde artık Alman burjuvazisine Almanya toprakları yetmiyordu. Almanya zaten sömürge döneminden bir pay alamamıştı. Kuduz olmuş it gibi saldırdılar çevrelerine. Bütün dünyayı istiyorlardı. Ve başladı 1. Dünya Savaşı.

Almanya’da bir lisenin bir sınıfı. İdarecilerin de gazı ile dokuz arkadaş savaşa gönüllü yazılırlar. Savaş boyunca bir teki bile sağ kalmaz, ölürler. Bir gün İngilizlerin yoğun saldırısına uğrarlar. 150 kişilik bölükten 70’i ölür ve 80 kişi kalırlar. Akşam yemeği ise 150 kişiliktir. Ne mi yaparlar? Hepsi sevincinden göbek atarlar. Çünkü ilk kez karınları ve gözleri doyacaktır. Çünkü insanlar ayakta kalma güdüsüyle yaratılmıştır. Kendi çıkarları her şeyden önce gelir. Liseli grubun sonuncusu 1918 yılının Ekim ayında vuruldu. Karın üstü düşmüştü ve yerde uyur gibi duruyordu. Yüzüstü döndürdüklerinde, fazla acı çekmemiş olduğunu gördüler. Yüzünde o kadar huzurlu bir ifade vardı ki, bu sonuçtan neredeyse hoşnut kaldığı sanılırdı.

Birinci Dünya Savaşı… 5 milyon Türk Anadolu’da, Balkanlar’da öldüler, topraklarından sürüldüler. Ermeniler, Rus ordusuyla işbirliği yaparak Doğu Anadolu’da katliamlar yaptılar. Sonra da Ermeni tehciri ve yaşanan büyük felaket.

Ve 2. Dünya Savaşı. Büyük tekellere yine dar geliyordu Almanya. Onlar bütün dünyayı sömürmek istiyorlardı. Ve saldırdılar Polonya’ya. İngiltere ve Fransa savaş ilan etti Almanya’ya. Sonra ne mi oldu? On milyonlarca insan öldü, bir o kadarı sakat kaldı. Dünya tarihi sanki yeniden tekerrür ediyordu. Hırsına gem vuramayan, kasasının ve kesesinin esiri olmuş egemenler saldırıyordu. Alavere dalavere, garibanlar gidiyordu nöbete.

Mavi Alay Olayı 2. Dünya Savaşı. Hitler Sovyetler’e saldırıyor ve Rusya içlerine doğru ilerliyor. Bu sırada Ankara Hükümeti, Kırım Türklerini Alman orduları safına geçmeye ikna etmiş, “sizin için daha iyi olur, Stalin’den kurtulursunuz” demişler. Böylece Kırım Türkleri saf değiştirmiş ve Hitler’in ordusuna katılmışlar. Bunlara “Mavi Alay” adı verilmiş. Bir süre sonra faşistler yenilince bizimkiler de onlarla birlikte yurtlarını terk etmişler. Mavi Alay’ın askerleri, aileleri ile birlikte önce dağlık Kuzey İtalya’ya yerleştirilmişler. Rusya’da kalanlar ise sürgüne yollanmış. Müttefik kuvvetler İtalya’ya girince Mavi Alay Avusturya’da Drau Nehri yakınlarında Ober Drauburg bölgesine yerleştirildiler. Çileleri devam etti. İngilizler Avusturya’yı işgal edince Dellach kampına nakledildiler. İngilizlere esir düşünce sevindiler, Türkiye’ye gitmeyi hayal ettiler. Ne yazık ki öyle olmadı. İngilizler onları Sovyetlere teslim etme kararı aldılar. Oysa Sovyetler daha önce onları kurşuna dizeceğini açıklamıştı. Üç bin kişi Sovyetlerin eline geçmektense Drau Nehrinin buz gibi sularına atlayarak intihar ettiler. Önce kadınlar, çocuklarının ellerinden tutarak atladılar, sonra da erkekler. Kalan dört bin kişi vagonlara dolduruldu, vagonların kapılarına tahtalar çakıldı ve tren yola çıktı. Günler sonra tren Türkiye sınırlarından içeri girdi. Rusya sınırına kadar Türk askerlerinin gözetiminde gittiler. En az üç gün sürdü yolculukları. Bütün umutları Türk Hükümeti’nin kendilerine yardım etmesi ve vagonları açarak onları ölümden kurtarmasıydı. Vagonlar balık istifi gibiydi, yaşam şartları çok kötüydü. Kapılara dışarıdan tahtalar çakılmıştı. Havasızlıktan, hastalıktan ölenler bile dışarı çıkarılmıyordu. Türk askerlerine kapıları açmaları için yol boyunca yalvardılar. Ama onlar, gözlerinden yaşlar akarak, emir aldıklarını söylediler. Böylece Türk-Rus sınırındaki Kızılçakçak Baraj Gölü’nün kıyısına ulaştılar. Sovyet askerleri sınırın öte yanında, ellerinde tüfekleri öldürmek için hazır bekliyordu. Bazı tutuklular kapıları kırıp kendilerini göle attılar. İki bin Kırım Türk’ü orada intihar etti. Sınırı geçenler ise Sovyet askerlerince hemen oracıkta vuruldular.

Struma Gemisi Hikayesi Yıl 1941. Romanya’nın Yaş Şehrinde dört bin Yahudi faşistlerce öldürülür. Can derdine düşen Yahudiler kaçış yolları aramaya başlarlar. Gazetelerde ilanlar çıkar. Lüks Struma Gemisi Filistin’e gidiyordu. Oysa Struma harap bir gemiydi. 769 kişi bilet alır. Bazı aileler paraları yetişmediği için çocukları arasında seçim yapmak zorunda kalırlar. İçi dışı insan dolu Struma Gemisinin İstanbul’da motoru çatlar ve Sarayburnu’na çekilir. Gemiden hiç kimse çıkarılmadı. Türk Hükümeti geminin motorunun tamir edilip Filistin’e gitmesini istiyordu ama bu seferde İngiliz Hükümeti göçlerden rahatsız olan Araplarla iyi geçinmek için geminin gitmesine izin vermiyordu. Gemideki tek tuvalet de tıkanmıştı. Salgın hastalık baş gösterdi, gemide yiyecek ve ilaç yoktu. 70 gün sonra gemiyi Karadeniz’e doğru çektiler ve bıraktılar. İki gün sonra gemi birilerince korkunç bir patlamayla batırıldı. İnsan gövdeleri havada uçuşuyordu. Sonuç Ülkeler ve halklar ödüyordu suçunu, budala ve gözü dönmüş yöneticilerin. Ve tarih tekerrür ediyordu sanki. Dünyada sürekli düzenler değişiyordu ama düzülenler değişmiyordu. Peki ne yapmalı? Budala ve gözü dönmüş yöneticilerin suçunun bedelini ödemek istemiyorsak;

  • Kendimizi başkalarının çıkarları uğruna ölümün yamacından aşağı bırakmayacağız.
  • Dünya gezegeninin tek bir uzay gemisi ve yazgımızın da o tek gemiye bağlı olduğunu göremediğimiz sürece, onu daha fazla yürütmemizin mümkün olmadığını göreceğiz. 
  • Vatanımızı, vatanı kurtaranlardan kurtaracağız. 
  • Tarih kitabı adı altında, çocuklarımıza dünyanın cinayet takvimini öğretmeyeceğiz. Barış takvimini öğreteceğiz. 
  • Kedi ile fare anlaşırsa bakkal iflas edermiş. Dünya halkları olarak oturup anlaşacağız ve bizleri yönetenleri iflas ettireceğiz. Kardeşçe ve bir arada yaşamayı öğreneceğiz. Yoksa er ya da geç budala gibi birlikte öleceğimizi bileceğiz. 
  • Politikayla çok yakından ilgileneceğiz. Çünkü siz politikayla ilgilenmeseniz de, o sizinle daima ilgilenir. 
  • "Dünyayı kötüler değil, hiçbir şey yapmadan onları seyredenler felakete sürükleyecek” demiş Albert Einstein. Hayatı hiçbir şey yapmadan, edilgen bir vaziyette seyretmeyeceğiz, müdahil olacağız. 
  • Evrende her şey şiddet karşısında boyun eğer. Barış uğruna, özgürlük uğruna güçlerimizi ve aklımızı birleştirip gerekirse bizleri yönetenlere biz şiddet uygulayacağız. Politika hiçbir zaman başına buyruk kişiliklerden hoşlanmamıştır. Biz inadına başına buyruk kişiler olacağız. 
  • İnsanoğlunun soylu direniş öyküsünü birlikte yazan öncüler olacağız.

Belki yenileceğiz ama yenilen sadece biz öncüler olacak. Acı çekeceğiz ama, yolu da biz açmış olacağız.



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Yeni Adana Gazetesi)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>