YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







Hayallerim ve Ben
Yazar: MAHMUT TEBERİK | Tarih: 26/07/2011 | Saat: 21:02

Düşünüyorum, o halde varım demiş bir düşünür. Ben de var olduğumu kanıtlamak, yaşadığımı ortaya koyabilmek için düşünüyorum, hayal ediyorum…

“Hayallerin son kullanma tarihi yoktur” demişler. Birileri; “Hayallerini ve ideallerini bıraktıysan, yaşamayı da bırak” diye buyurmuş. “En fakir adam, kuruşu olmayan değil, hayali olmayandır” diye buyurmuş bir başkası. Ben de fakir düşmemek için, zenginliğimi sürdürebilmek için çevremdeki, yanımdaki ve yöremdeki insanları, moda deyimle yurdum insanlarını düşünüyor ve hayal ediyorum…

 Her insanın kendi farklılığını ortaya koyup kendisi olabilmesi…
 Çıkar ve amaçlarını savunurken örgütlü hareket edebilmesi…
 Tüm bunları yaparken kendini sorgulayıp yeniden üretebilmesi…
 Bu süreçte gerektiğinde “Ben böyle düşünüyorum” diyebilmesi…
 Karşı düşünce ve davranışlara saygı gösterebilmesi, kavga ve ayrışmak için değil uzlaşabilmek için çaba sarfetmesi….

Ne güzel olurdu değil mi? Her insan bunları yapabilseydi, daha yaşanılası, daha sevilesi bir dünya gerçekleşirdi. Barış içinde yaşayan, atmosferindeki kirli havayı, yani savaşı, kötülüğü atan, bunun yerine yüksek düzeyde özgürlük barındıran bir dünya. İnsanlar bunları yaparken, yani yaşamını sürdürürken, gerek işyerinde, gerek sosyal ve aile yaşamında bir gruba ait olarak yaşayacaktır. Çünkü yalnızlık öldürür, bitirir insanı. Ancak;

 Bu aidiyet nereye kadar olmalıdır?
 Hangi noktadan sonra gruba olan bağlılığını sorgulamalıdır?
 Grubun aldığı her karara düşünmeden uymalı mıdır?
 Grubun her eylemine doğru/yanlış demeden katılmalı mıdır?
 Her zaman “En büyük asker bizim asker midir?”

Bu sorular derin, anlamlı ve düşündüren sorulardır. Bir çırpıda, evet ya da hayır diye yanıtlanabilecek sorular değildir. Zaten her insan da yanıtlayamaz bu soruları. Kapasitesi yetmez, algılaması yetersiz kalır. Çünkü ne yazık ki çoğu insan;

 Çevre, yetiştirilme biçimi, gelenek ve görenekler o derece etkiler ki, çemberin dışına çıkıp, farklılığını ortaya koyamaz.
 Aykırı hareket edebilmenin nesnel koşullarına sahip değildir.
 Çevresinde farklı bir dünya olduğunu algılamamıştır.
 Gerekli bilgi birikimi, iyi bir mesleği yoktur.
 Kendi gücü ve çabasıyla bir yere, bir makama gelme veya seçilme şansı zayıftır…..

Sanki Alamut Kalesine hapsedilmiş, hiçbir umarı yok, Hasan Sabbah’a biat etmekten başka çaresi olmayan inanlar gibidir. Beyni yıkanmış, kuralları sorgulayamayan, dışı şekerle kaplanmış haşhaş tabletlerini içtiği andan itibaren de efendisinin kölesi durumuna düşen zavallı insanlar… Sahte cennetlerde, bozuk şaraplar ve yapay hurilerle gönül eğlendiren sıradan insanlar… Oysa aslolan;

 Yaşadığımız hapishanenin duvarlarını yıkıp özgür olmaktır.
 Hayatı “mış” gibi yaşamamaktır.
 Ait olma ve birey olma dengesini iyi kurarak yaşam dansını mükemmel yapmaktır.
 Gücümüzü korkularımızdan değil kendi değerlerimizden almaktır.
 Yaşam paylaşıldıkça güzel ve insan cömertçe verirse ruh sağlığına kavuşacağı için paylaşmak ve vermektir.
 Hepsinden önemlisi kendimizi tanımaktır.

Çocukları örnek almalıyız kendimize… “Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın. Çünkü bir çocuğun bir yetişkine her zaman öğretebileceği üç şey vardır: Nedensiz yere mutlu olmak, Her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak ve elde etmek istediği her şeyi var gücüyle dayatmak”.

Büyük, büyük, kocaman hayaller kurmalıyız… Çünkü “önce rüyayı görmeden hiçbir şey olmaz” demişler”. Büyüklüğümüzü büyük hayaller kurarak göstermeliyiz. Peki, düşünmek ve hayal kurmak bütün sorunları çözer mi? Çözmez… Düşünürken ve hayaller kurarken mevcut verileri, somut koşulları mutlaka ve mutlaka hesaba katmalıyız. Matematikteki pi sayısı gibi bizim yaşamımızda da sabitler vardır. Bu sabitleri değiştiremezsiniz. Çünkü kontrol eden başkalarıdır. İçinde yaşadığımız o acımasız, o sana düşman, bana düşman, düşünen insana düşman sistemi hiçbir zaman göz ardı etmemeliyiz. Dünya ve Türkiye bir akvaryum, biz ise o akvaryumda yüzen balıklarız. Akvaryumdaki su pis ise içindeki balıklar eninde sonunda ölmeye mahkumdur. O halde düşünmemiz ve hayal etmemiz gereken asıl konu; akvaryumdaki suyun nasıl temizleneceğine kafa yormaktır.



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Yeni Adana Gazetesi)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>